Yunan Basketbol Federasyonu (EOK) eski başkanı Vangelis Liolios, iddia edilen basketbol maç manipülasyonu davasında kendisine yöneltilen 49 suçlamayı reddetti. Liolios, soruşturmayı yürüten sulh ceza hâkimine sunduğu savunma dilekçesinde iddianamenin “muğlak ve dayanaksız” olduğunu belirtti. Ayrıca kendisinin şantaja zorlanmak ve kişisel ile mesleki itibarının yok edilmesi amacıyla hedef alındığını savundu.
Savunma dilekçesinde Vangelis Liolios, Maroussi Basketbol Kulübü (KAE Maroussi) sahibi Dimos Stasinopoulos ile yaptığı görüşmeye ilişkin olayların kendi versiyonunu anlatıyor. Tanıkların güvenilirliğini ve ifadelerini sorguluyor. Delillerin, kendisinin hakem kararlarına herhangi bir müdahalesini ortaya koymadığını savunuyor.
Dilekçesinde suçlamaları reddeden Vangelis Liolios, “Hiçbir şekilde karışmadım, failliği ise hiç söz konusu değil” diyor. Suçlamaların itibarına, karakterine ve mesleki kariyerine zarar verdiğini belirten Liolios, davaya dahil edilmesinin EOK başkanlığından uzaklaştırılma ve iş ile kişisel itibarını zayıflatma çabasının parçası olduğunu öne sürüyor.
Stasinopoulos ile görüşme
Liolios, Dimos Stasinopoulos ile 14 Nisan 2026'da EOK ofislerinde gerçekleştiğini söylediği görüşmeye özel bir önem veriyor.
Liolios'un anlatımına göre Maroussi Basketbol Kulübü'nün sahibi, takım ve hakemlik konularını konuşmak üzere ofisine geldi. Liolios, Stasinopoulos'un Maroussi'nin hakemler tarafından kötü muamele gördüğünden yakındığını ve kulübe yaptığı mali yatırıma değindiğini belirtiyor. Stasinopoulos'un şu sözleri söylediğini aktarıyor: “Bir milyon koydum. Neden kaybetmesi gereken ben olayım?”
Liolios'un anlatımına göre Stasinopoulos daha sonra, Ilias Papatheodorou'nun Promitheas Patras'ta çalıştığı dönemde kendisiyle özel mesajlaştığını dile getirdi.
Vangelis Liolios, mesajlardan nasıl haberdar olduğunu sorduğunda Stasinopoulos'un “İlias” diye yanıt verdiği bildiriliyor.
Liolios, görüşmenin şantaj niteliği taşıdığını ve Maroussi için hakemlik konusunda avantajlı bir muamele sağlamayı amaçladığını iddia ediyor. Bu bağlamda şunu yazıyor: “O halde Stasinopoulos, sıradan bir şantajcı olarak, benden yasa dışı menfaat talep etmeye kalkan ilk kişi oldu.”
Liolios'a göre görüşme EOK ofislerindeki güvenlik sistemi tarafından kaydedildi. Federasyonun Etik Komitesi'ne şikâyette bulunduğunu, ardından Stasinopoulos, Papatheodorou ve diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu söylüyor. Dilekçesinde davayı özel mesajların yayımlanmasıyla ilişkilendiriyor ve bu mesajların kendisine karşı kullanıldığını savunuyor.
Hakem Maglogiannis'in şikâyeti
Aynı bağlamda Liolios, 6 Aralık 2025'te oynanan Peristeri–Maroussi maçının ardından bir hakemin aldığı, tehdit içerdiğine dair iddia edilen mesajlarla ilgili şikâyetine de değiniyor.
Liolios'un dilekçesine göre hakem, maçın ertesi günü, Maroussi Basketbol Kulübü sahibine ait olduğunu düşündüğü bir telefon numarasından iki mesaj aldığını bildirdi. Liolios, bu olaya ve ilgili EOK organlarının ardından aldığı önlemlere atıfta bulunuyor.
“Kalogeropoulos'u tanımıyorum”
Eski başkan, davadaki kilit tanık olan bir hakeme özel olarak değiniyor. Hakemi şahsen tanımadığını, aralarında hiçbir iletişim bulunmadığını ve hiç karşılaşmadıklarını iddia ediyor.
“Bu beyefendiyi tanımadığımı hemen açıkça belirtmeliyim. Yüzünü bile tanımıyorum ve kesinlikle hiç konuşmadım, hiç görüşmedim, hiçbir temasım olmadı” diyor.
Liolios, tanık hakemin “Kanıtlayamam ama Bay Liolios'un Bay Mavraganis ile ilişkisi yüzünden işin içinde olduğuna eminim” dediği iddia edilen ifadeye de karşı çıkıyor.
Liolios, bu ifadenin, kendisini hakemlik müdahalesiyle ilişkilendiren herhangi bir somut olay ya da delil tarafından desteklenmediğini savunuyor.
Ayrıca hakemin ifadesinin eksiksizliğini ve doğruluğunu da sorguluyor. Konuşmaların fotoğrafları ile delil olarak sunulan yazılı anlatım arasında tutarsızlıklar olduğunu öne sürüyor. Bu iddialara göre bazı mesajlar eksik, bazı pasajlar ise içerik bakımından farklı.
Bir isimdeki tutarsızlığa dikkat çekiyor: Bir konuşma ekran görüntüsünde “Kapris” adı yer alırken, dilekçede “Kriti” adından söz edildiği bildiriliyor. Liolios, bu farklılıklara dayanarak materyalin nasıl toplandığı ve sunulduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Hakemin cep telefonuna neden el konulmadığını, böylece konuşmaların tamamının incelenemediğini de sorguluyor.
“Bu konuşmaların hiçbirinde adım geçmiyor; hiçbirinde benim herhangi bir eylemimden söz edilmiyor; benden hiç bahsedilmiyor” diye not düşüyor.
Papatheodorou ile yazışmalar
Dilekçenin bir bölümü de Liolios'un antrenör Ilias Papatheodorou ile ilişkisine ayrılmış. Liolios, Papatheodorou'nun Promitheas Patras'ta çalıştığı dönemde onunla yakın kişisel ve mesleki bir ilişki sürdürdüğünü belirtiyor.
Vangelis Liolios, dilekçeye göre ikisinin 2025 yılında yazıştığı mesajları sunuyor. Bu mesajlar, Papatheodorou'nun Maroussi'nin baş antrenörlük teklifini değerlendirdiği döneme ait.
Liolios'un 28 Mayıs 2025 tarihli bir mesajda yazdığı bildiriliyor:
“Çocuklarımız bizim servetimiz. Ve yalnızca onlar. Bunu tesadüfen söylemiyorum. Atina'da olman ve kızını her gün kucaklayabilecek olman en önemli şey. Para ve bütçelerin de çok üstünde… Ve ailen için doğru kararı verdin!!!”
7 Haziran 2025 tarihli başka bir mesajda ise şunları yazdığı bildiriliyor:
“Beni dinle ve bana güven. Teklif gerçekse, beni dinle ve bana güven. Şimdi ayrıl. Söylediklerimi hatırlayacaksın.”
Liolios, bu yazışmaları, iletişimlerinin kişisel ve mesleki konuları kapsadığını ve antrenörü ailesine daha yakın olabilmek için Atina'ya taşınmaya teşvik ettiğini savunmak için kullanıyor.
Ayrıca Papatheodorou'ya hakemlik müdahalesine ilişkin iddia edilen olaylarla ilgili sorular yöneltildiğine dikkat çekiyor. Dilekçeye göre antrenör, Liolios'un ya da yardımcı sanık Mavraganis'in Merkezi Hakemlik Komitesi'ne müdahale ettiği herhangi bir somut olaydan haberdar olmadığını yanıtladı.
Hakemlerin adlarını içeren bir mesaja gelince, Liolios, bu mesajın hakem atamaları yapıldıktan sonra gönderildiğini, önceden değil, savunuyor. Önceden bir koordinasyon olmadığında ısrar ediyor.
Tanık ifadelerindeki çelişkiler
Vangelis Liolios, eski takım sahibi olan bir tanığın güvenilirliğini de sorguluyor. Tanığın Yunan basketbolundaki maçlar ve olaylar hakkındaki açıklamalarına itiraz ediyor.
Özellikle Promitheas Patras ile AEK arasında 16 Şubat 2020'de oynanan Yunan Kupası finalinden söz ediyor. Liolios, tanıkların maçla ilgili birbiriyle çelişen anlatımlarını aktararak, Promitheas'a hakemler tarafından nasıl davranıldığı konusunda anlaşamadıklarını savunuyor.
Dilekçesinde, diğer şeylerin yanı sıra bir hakeme atfedilen şu ifadeye de yer veriyor: “PROMITHEAS kupayı kaybetti; hakemler bazı insani hatalar yaptı.”
Liolios, bu değerlendirmeyi eski takım yetkilisinin ifadesiyle karşılaştırıyor ve aynı maça ilişkin anlatımların tutarlılığı konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Promitheas'ın PAOK ve Olympiakos ile oynadığı maçlara da atıfta bulunuyor. Patras ekibi bu maçları sırasıyla 38 ve 12 sayı farkla kazanmış. Liolios bu sonuçları, iddialara karşı kendi savunmasının bir parçası olarak gösteriyor ve iddianamenin sonuçların manipüle edildiğini gösterecek belirli hakem kararlarını tanımlamadığını savunuyor.
Savunma dilekçesinde Profesyonel Sporlar Komitesi'ni de ele alan Liolios, kendisine karşı yürütülen işlemlere ilişkin bilgilerin belirli medya kuruluşlarına sızdırıldığını öne sürüyor.
Ayrıca Panathinaikos Basketbol Kulübü (KAE Panathinaikos) ile Merkezi Hakemlik Komitesi'ne ilişkin daha önceki anlaşmazlıklarına ve bunların bağlamına dair olarak sunduğu, Spor Uyuşmazlıklarının Çözümü Yüksek Konseyi'nin (ASEAD) 51/2025 sayılı kararına da değiniyor.
Liolios, Profesyonel Sporlar Komitesi üyelerinin Panathinaikos lehine taraflı davrandığını iddia ediyor ve komitenin başkanına karşı kendisinin yaptığı girişimlere atıfta bulunuyor.
Hukuki argümanlar
Dilekçesinin hukuki bölümünde Vangelis Liolios, iddianamenin yeterliliğini ve açıklığını sorguluyor. Maçları manipüle etmek için yaptığı iddia edilen eylemleri somut biçimde belirtmediğini savunuyor.
Ayrıca Oyun Denetim ve Kontrol Komisyonu'nun, 49 maçın hangilerinin Yunanistan'da ya da yurt dışında bahis yarışmalarıyla bağlantılı olduğu konusundaki yanıtına ilişkin bir sorun da dile getiriyor. Liolios'a göre dilekçesini sunduğu tarihte talep ettiği yanıtı henüz almamıştı. Bu nedenle, iddia edilen fiillerin suç olarak nitelendirilmesinin dayanağının açıklığa kavuşturulmadığını savunuyor.
Okul şampiyonası kapsamındaki dört maçın dışlanmasını da talep ediyor. Okulların 2725/1999 sayılı Yasa anlamında tanınmış spor dernekleri olmadığını savunuyor.
“Bugün, bana atfedilen fiillerin suç niteliği açıklığa kavuşturulmadan suçlanıyor ve tutuklu tutuluyorum” diyen Liolios, iddianameyi “muğlak ve dayanaksız” olarak nitelendiriyor.
İş faaliyetleri
Vangelis Liolios, savunma dilekçesinde iş faaliyetlerini, kişisel yaşamını ve vergi geçmişini de anlatıyor.
İş kariyerinden, Coffee Island'ı kurmasından, ailesinden ve temiz sabıka kaydından söz ediyor.
2015 ile 2025 yılları arasında vergi ve diğer yükümlülükler olarak toplam 75.425.531,14 euro ödediğini belirtiyor ve vergi incelemelerinde herhangi bir ihlal tespit edilmediğini iddia ediyor.
Bu ayrıntıları, kişisel ve mesleki geçmişine ilişkin daha geniş argümanının bir parçası olarak sunuyor.