Yunanistan'da, «Paidiki Hara» adlı sivil toplum kuruluşu (STK) üzerinden ağır hasta çocuklar için bağış toplayan bir çetenin beyni olduğu öne sürülen 37 yaşındaki STK kurucusu bugün sorgu hâkimi karşısında savunma yapacak. Adamın, bu kuruluş aracılığıyla topladığı bağışları yolculuklara, pahalı çantalara ve lüks otellere harcadığı iddia ediliyor.
«Sayın Başkan, burada acı çeken bir aile var. Lütfen, aracılık edeyim de onlara yardım edin.»
Eşi 35 yaşındaki kadının tutuklanmasından birkaç gün sonra, 37 yaşındaki adamın bugün savunma yapması bekleniyor. Adamın, tartışmalı «Paidiki Hara» STK'sı üzerinden 2,9 milyon euro bağışı zimmetine geçirdiği öne sürülüyor.
En az 92 bağış kampanyasında toplanan 3,9 milyon euronun yalnızca 1,1 milyon euro'su, ciddi sağlık sorunları yaşayan çocukların ailelerine ulaştı.
Kadın sanık ifadesinde zimmetine geçirilen paranın miktarına itiraz etti ve bunun neredeyse 900 bin euro olduğunu söyledi. Aynı zamanda eşini, parayı kumarda harcadığını ve kumar bağımlısı olduğunu öne sürerek suçladı.
Soruşturmada toplam 6 kişi gözaltına alındı. Kadın sanık ve 37 yaşındaki adamın yanı sıra diğer 4 kişi de ifade verdikten sonra adli kontrol şartlarıyla serbest bırakıldı.
Onkoloji hastanelerinde çocukları «avlıyorlardı»
Soruşturmada ortaya çıkan yeni bilgiler, çetenin faaliyetlerini ve 37 yaşındaki adamla eşinin hasta çocukları olan aileleri bulmak için yaptığı hareketleri gözler önüne seriyor.
Soruşturmadan çıkan bilgilere göre 35 yaşındaki kadın, çocuk onkoloji hastanelerini sık sık ziyaret ederek ebeveynleri «avlıyordu».
Kadın, hangi ebeveynlerin mali açıdan daha zayıf olduğuna bakıyordu. «Paidiki Hara»yı yönetmediğini, yalnızca tanıdığını söyleyerek bu STK'yı ebeveynlere tanıtıyordu.
Kadın, ebeveynlerin önünde eşine «Sayın Başkan, burada acı çeken bir aile var. Lütfen, aracılık edeyim de onlara yardım edin» diyordu. Bu sırada eşiyle hiçbir ilgisi olmadığını taklit ediyordu.
Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise 37 yaşındaki STK başkanının, bağış kampanyaları sırasında ebeveynlerden kendi bilgilerini değiştirmelerini istemesi.
37 yaşındaki STK başkanı: Önce daha önce hiç kullanmadığın bir telefon bulacaksın.
Ebeveyn: Tabii başkanım.
37 yaşındaki STK başkanı: Çünkü onu halka vereceğiz. İkincisi, parayı kartla alacaksın.
Ebeveyn: Evet, bunu bana [kadın sanık] söyledi.
37 yaşındaki STK başkanı: Üçüncüsü, herkese bizim hiç paylaşım yapmadığımızı söyleyeceksin. Bir de senin adın Aleksandros değil, Aleko.
Ebeveyn: Tabii başkanım.
Bazen de ebeveynlere, tedavi eden doktorların çocuğu yurt dışına göndermeye karar vermesi ihtimaline karşı bağış kampanyasını yapacaklarını bildiriyorlardı. Yasal sorunlara düşmemek için sonunda ebeveynlere, bağış olarak toplanan parayı aldıklarını yazan belgeleri imzalatıyor, gerçekte ise onlara masrafları için yalnızca birkaç kuruş veriyorlardı.
«Bizimle başkanın eşi temas kurdu. Çok şefkatliydi ve bizimle birlikte ağlıyordu. Bir gün, bize sormadan çocuğumuz için «acil» etiketiyle bir paylaşım yaptı. Nazikçe paylaşımı kaldırmasını söyledim, çünkü paraya ihtiyacımız yoktu. O zaman bize şunu dedi: “Çocuğun yurt dışına gitmesi gerekirse para lazım olacak, o zaman nereden bulacaksınız?”» diye Alpha'ya anlatan, Agrinio hastanesinde kendisiyle temas kurulan dört yaşındaki bir çocuğun annesi.
Bu olayla ilgili olarak, eski STK başkanı sanık yerel bir medya kuruluşuna verdiği demeçte, diğer şeylerin yanı sıra, «Dernek olarak bu çocuğun yardıma ihtiyacı olduğuna karar verdik. Hesaba yatan paranın tamamı yalnızca bu çocuk içindir. İnsanların koyacakları bir euronun bile yerini bulacağını bilmeleri çok önemli» demişti.
«Parayı yatırın da bu işi bitirelim»
Bu arada örgütün nasıl işlediğini gösteren bir diyalog da çok çarpıcı. Söz konusu diyalog, «Paidiki Hara» davasında suçlanan 37 yaşındaki adam ile bir bağışçı arasında geçti.
Mega kanalının «Live News» programının ortaya çıkardığı ses kaydında, 37 yaşındaki adam bir bağışçıyla konuşuyor ve ondan ısrarla bağışı yatırmasını istiyor.
«Bu konuyla beni biraz yordunuz. Bla bla bla. Parayı yatırın da bu işi bitirelim, çünkü beni yordunuz. Samimi olarak söylüyorum. Parayı yatırın, bahanelerinizi bırakın. 1.000 euroyla kurtulamazsınız. Bana söyleyecek bir şeyiniz yok, benim ise çok fazla işim var. Ofisteyim, bütün gün bunun hakkında konuşamam. Yani konuyu fazla uzattık.»
Hikâye şöyle: Bir çift, «Paidiki Hara» üzerinden hasta bir çocuğa yardım etmek için bir etkinlik düzenlemek istiyor. Etkinliğe kültür derneklerinin de dahil olmasıyla, iddiaya göre paranın yatırılması 15 gün gecikiyor. Bu durum, kuruluşun sahibini hiç memnun etmiyor ve sert bir üslupla parayı hesaba yatırması için talepte bulunuyor.
• STK kurucusu: Boşuna söylüyoruz, bunca gündür aynı şeyleri söylüyoruz. Parayı yatır da bitirelim. Daha fazla yormayalım.
• Bağışçı: Canım, parayı alacaklar ama bir prosedürü var. Ben [isim] olarak yapsaydım, ertesi gün IBAN'a hemen giderdi. Buradaki derneklerin başka bir prosedürü var, onu bilmiyorum. Dans dernekleriyle hiç işim olmadı.
• STK kurucusu: O zaman boş konuşmasınlar be. Oturuyor ve çocuğun annesine diyor ki: “Kostas sorun, biz ikimiz yapmalıydık.” Hiçbir şeyi şansa bırakmayacağım, çünkü bana dokunulunca çok inatçı oluyorum. Hem aldatılmış hem de dövülmüş biri olmama izin vermem.