Yunanistan'ın kuzeyinde boz ayı popülasyonunun toparlanması günlük hayata giderek daha fazla yansıyor. Hayvanlar artık bahçelerde, köy meydanlarında ve diğer yerleşim alanlarında görülüyor.
Bazı bölge sakinleri için bu durum o kadar korkutucu hale geldi ki evden çıkmaya çekiniyorlar. Bu da insanlarla yaban hayatının aynı alanı nasıl paylaşması gerektiği konusundaki tartışmayı iyice alevlendirdi.
Ne Oluyor?
2025 yılında yapılan bir anket, Batı Makedonya'da 900 boz ayı tespit etti. Bu sayı, altı yıl önce kaydedilen rakamın neredeyse iki katı.
Kastoria ve Grevena yakınlarındaki köy ve kasabalarda yaşayanlar, hayvanların artık sadece uzak dağlık bölgelerle sınırlı kalmadığını söylüyor.
Kleisoura'da emekli kürkçü Dimitris Despas, ayıların evlerin bahçelerine girdiğini ve meyve ağaçlarına zarar verdiğini anlattı. 65 yaşındaki Despas, "Ayılar bizi kuşattı. Evlerin bahçelerine giriyorlar, zarar veriyorlar, ağaçlardaki meyveleri yiyorlar" dedi.
AFP'nin haberine göre, Kastoria bölgesindeki orman hizmetleri 2025'ten bu yana ayıların evlere yaklaştığına dair 300'den fazla şikayet aldı.
Endişe sosyal medyaya da taşındı. Kastoria çevresinde 2.000'den fazla kişi, "Ayılarla Yaşamıyoruz" adlı bir Facebook grubuna katıldı. Grupta sakinler karşılaşma hikayelerini paylaşıyor ve yetkililerden önlem almalarını istiyor.
Grubun yöneticisi grafik tasarımcı Dimitris Mitsopoulos, ayıların çocuklar içerideyken okul bahçelerinde bile görüldüğünü söyledi.
Haziran ayında işler daha da gerginleşti. Arcturos ve Kallisto yaban hayatı grupları, Batı Makedonya'da iki gün içinde üç ayının ölü bulunduğunu açıkladı. İkisinde ateşli silah yarası vardı, üçüncüsü ise daha önce doğaya salınan Circe adlı genç bir dişi ayıydı ve görünüşe göre zehirli yem yemişti.
Neden Önemli?
Bölge sakinleri sorunun sadece korkudan ibaret olmadığını söylüyor. Grevena'da yaşayan işletmeci Lefteris Ziutis, "Nüfus artışı nedeniyle insanlar artık çok rahatsız. Çiftçiler, hayvan yetiştiricileri ve arıcılar zarar görüyor" dedi.
Yaban hayatı grupları, kentleşme, arazi kullanımındaki değişiklikler ve otlatma gibi geleneksel tarım uygulamalarının azalmasının, ayıların besin kaynaklarını azalttığını ve onları köylerden uzak tutan insan varlığını zayıflattığını belirtiyor.
Uzmanlar, habitat kaybı, besin kıtlığı ve insan yerleşimlerinin genişlemesiyle birlikte insanlarla yabani hayvanlar arasındaki karşılaşmaların arttığına dikkat çekiyor.
Ne Yapılıyor?
Yaban hayatı örgütleri, öldürücü yöntemler yerine caydırıcı ve önleyici tedbirler çağrısı yapıyor. Kallisto yaban hayatı grubunun sözcüsü Iason Bantios, ürün ve hayvan kayıplarının "uzun süredir devam eden bir sorun" olduğunu ancak "doğru bilgilendirme ve önleyici tedbirlerle ayıların yerleşim alanlarına yaklaşmasının büyük ölçüde azaltılabileceğini" söyledi.
Arcturos'un direktörü Alexandros Karamanlidis, ülkenin koruma çalışmalarının yabani popülasyonların toparlanmasına yardımcı olduğunu belirtti. "Yunanistan koruma alanında iyi iş çıkardı, yabani hayvan popülasyonları toparlandı" diyen Karamanlidis, bu toparlanmanın artık insan-yaban hayatı etkileşimine odaklanan yeni bir yönetim aşaması gerektirdiği uyarısında bulundu.
Arcturos, Nymfaio'da 20 ayının barındığı bir barınağı işletiyor. Bu ayıların çoğu daha önce esaret altında yaşamış hayvanlar veya öksüz yavrular.
Arcturos ve Kallisto gibi gruplar, zehir veya ateşli silah yerine daha güçlü önleme çalışmaları ve halk eğitimi çağrısı yapıyor. Bantios, güvenlik endişelerinin "ayılara karşı ölümcül ve yasa dışı yöntemler" için gerekçe olarak kullanılmaması gerektiğini vurguladı.
Hem bölge sakinleri hem de doğa korumacılar durumun giderek kötüleştiğini söylüyor. Mitsopoulos, "Tehlikedeyiz" derken, Karamanlidis de aynı ölçüde çarpıcı bir uyarı yaptı: "Matematiksel kesinlikle daha tatsız durumlara doğru gidiyoruz."