WWF Yunanistan, FLAME ekibi ve Firewatch 2026 yangın sezonuna ilişkin kapsamlı değerlendirmeyi ortaklaşa hazırlayıp yayımladı. Değerlendirmeyi, Ulusal Atina Gözlemevi Meteoroloji Biriminin FLAME ekibi, WWF Yunanistan ve Orman Yangınları Gözlemevi Firewatch birlikte hazırladı. Bu değerlendirme üst üste üçüncü yıl yayımlanıyor. Oysa yangınla mücadelede birinci derecede sorumlu olan İtfaiye ile İklim Krizi ve Sivil Koruma Bakanlığı benzer bir değerlendirme yayımlamadı.
Son yıllarda bu «kirli işi» WWF, FLAME ekibiyle birlikte üstleniyor. Bu yıl ise yeni kurulan Orman Yangınları Gözlemevi Firewatch de ekibe katıldı.
Ayrıca, yangın sezonunun değerlendirmesinin şeffaflık ve kamuya hesap verebilirlik ilkeleriyle yapılması, geçen ilkbaharda kabul edilen «Aktif Mücadele» yasasında öngörülüyor. Ancak yasa 2026 yangın sezonunda sınırlı ölçüde uygulanabildi, çünkü değişikliklerin hayata geçmesi için yeterli zaman yoktu.
Değerlendirme, bu yılın önemli yangınlarına odaklanıyor. Sezonun genel görünümünü, yangın öncesi ve yangın sırasındaki meteorolojik koşulları ve bu yılki orman yangınlarının sosyal ve çevresel etkilerini ortaya koyuyor.
4 artı ve 4 eksi
in.gr'ye konuşan WWF Yunanistan'ın karasal programından sorumlu Nikos Georgiadis'e göre bu yangın sezonu, İtfaiye'nin tarihinde kara bir sayfa değil. Bu yıl 2007 de, Evvoia da, Evros ya da Mati de yaşanmadı. Dönemi hem olumlu adımlar hem de olumsuz olaylar belirledi.
Yanan toplam alanın 400 binden fazla dönüm olduğu tahmin ediliyor. Son yirmi yılı, yani 2006-2025 dönemini kapsayan karşılaştırmada bu yılki sezon sekizinci en kötü sezon olarak sıralanıyor.
Bu yılki yangın sezonunun dört artısı şöyle:
- Yanan alan daha az oldu.
- Kundaklama Suçlarıyla Mücadele Müdürlüğü (DAAE), yangınların çıkış nedenlerini aydınlatmada başarılar elde etti ve bu alanda her geçen yıl daha iyi sonuçlar alınıyor.
- İtfaiye, yangına ilk müdahalede daha da iyi sonuçlar aldı.
- Gece saatlerinde yangına müdahalede daha iyi sonuçlar alındı. Bu, orman komandosu ekipleri EMODE'nin çalışması sayesinde mümkün oldu. Orman yangınlarıyla mücadelenin bugüne kadar «Aşil topuğu» olan bu alanında EMODE ekipleri belirgin bir ilerleme sağladı.
Bu yılki yangın sezonunun dört eksisi ise şöyle:
- Yanan alan daha az olsa da can kaybı çok yüksek oldu. 11 kişi hayatını kaybetti.
- Birkaç olay çok geniş alanların yanmasına yol açtı.
- Attika bu yıl da yanan alanlarda «başrol» oynadı.
- İtfaiyedeki koordinasyon eksikliği, bazı yangınların kontrolden çıkmasının temel nedeni. Aynı eksiklik, bu yılın en büyük yangını olan Porto Germeno'nun üzerinde iki Bell helikopterinin çarpışmasına da yol açtı.

Daha az yanan alan ve İtfaiye hizmetlerinde büyük iyileşme
Georgiadis, bu yılki sezonun temel sonuçlarını anlatırken «İtfaiyenin yangınların ilk müdahalesinde önemli bir yetkinlik gösterdiğini» söylüyor. Ancak sorun, küçük yangınların kontrol altına alınamayıp büyük ve kontrolsüz yangınlara dönüşmeye devam etmesi. Bu tür olaylar, yanan alanların büyük bölümünü oluşturuyor.
Bu yıl 12 olay, yanan alanların yüzde 80'ine yol açtı. Georgiadis, «Bu çok endişe verici ve aslında uzun süredir devam eden, söndürme sırasındaki koordinasyonla ilgili bir sorunu gösteriyor» diye vurguluyor.
Olumlu gelişmelere gelince, WWF Yunanistan'ın uzmanı şunları kaydetti: «Bu yıl karadaki İtfaiye güçleri her zamankinden daha iyi çalıştı. Gece saatlerinde de iyi performans gösterdiler. EMODE üyeleri orman yangınlarıyla mücadelede gözle görülür bir iyileşme sağladı. Bu yangın sezonunun çok önemli bir kısmı da Kundaklama Suçlarıyla Mücadele Müdürlüğü'nün (DAAE) olağanüstü çalışması. Bu fark 2025 yangın sezonunda da hissedilmişti, ama bu yıl DAAE gerçekten çok sayıda olayı aydınlattı.»
DAAE'nin başarıları, aydınlatılan olayların kamuoyunda büyük etki yarattığı durumlarda daha da «çarpıcı» görünüyor. Georgiadis'e göre bu tür davalarda asıl önemli olan, ilgili verilerin kamuoyuna açık ve erişilebilir hâle getirilmesi. Violanta ve Plaka olayları bu örneklerden. Georgiadis şöyle diyor: «Bu bilgiler sadece çekmecelerde ve Bakanlık ofislerinde kalmamalı. Önleme planlaması yapan herkesin, ister belediye ister orman servisi ya da sivil toplum kuruluşları olsun, bu bilgileri bilmesi ve neyle karşı karşıya olduğumuzu anlaması gerekiyor. Böylece doğru önlemler alınabilir.»

Attika yanan alanlar listesinde yine öne çıkıyor, insan kaybı da yüksek
Bu yılki değerlendirmenin öne çıkardığı bir başka nokta da Attika'nın her yaz yaşanan yangınlarda yine başrolde olması.
Attika-Boiotia bölgesindeki ekolojik etkilerin özellikle ağır olduğu tahmin ediliyor. Bölge bu yıl da yangınlardan zarar gördü.
Son 20 yılda Attika'da en az 1,1 milyon dönüm alan yandı. Bunun beşte biri iki ya da daha fazla kez yandı. Bu da doğal yenilenme imkânını daraltıyor ve bu alanların daha fazla korunması ihtiyacını artırıyor.
Georgiadis, «Maalesef bu etki birikimli çalışıyor» diyor ve ekliyor: «Yaklaşık 59.443 dönüm alan, 20 yıldan kısa bir sürede yeniden yandı. Bu durum doğal yenilenmeyi zorlaştırıyor ve orman ekosistemlerinin uzun vadeli bozulma riskini artırıyor. Attika'da Yunanistan nüfusunun yarısı yaşıyor. Bu bölgenin ormanlarını kaybetmeye tahammülü yok.»
in.gr, birkaç gün önce WWF Yunanistan, FLAME ekibi ve Firewatch'ın hazırladığı analizi ve etkileşimli haritayı önceden yayımlamıştı. Bu çalışmanın merkezinde, bu yaz Batı Attika ve Boiotia'daki büyük yangın vardı. Uygulamanın tam ekran görünümüne de erişilebiliyor.
Korunan alanlardaki kayıplar da önemli boyuttaydı. Bu yılki yangınlardan toplam brüt alanı 37.390 dönüm olan altı korunan bölge etkilendi. Bunların üçü Natura 2000 ağına dahil, biri Milli Park, ikisi ise Yaban Hayatı Sığınağı.

Yaşamını yitiren 11 insan, bu yangın sezonunun en büyük lekesi. Elbette bu sayı kayıtlara geçmiş en yüksek sayı değil, ama yine de çok fazla.
Georgiadis, bu acı rakamları hatırlatıyor: «2023'te Evros'ta 19 göçmen kömürleşerek öldü. 2007'de 84 kişi hayatını kaybetti. Mati'de 2018'de 104 kişinin öldüğünü de hepimiz hatırlıyoruz.»
Georgiadis, İtfaiye'deki can kayıplarına özellikle dikkat çekerek şunları söylüyor: «Hemen hemen her yangın sezonunda kayıplar veriyoruz. Bu yıl, yaşadığımız can kayıpları açısından kötü bir sezondu. Yanan alanın büyüklüğüne bakıldığında, nispeten az alan yandı ama yine de pek çok can kaybettik.»
Georgiadis, bazı kayıpların İtfaiye'deki sorumlular arasındaki koordinasyon eksikliğiyle bağlantılı olduğunu da belirtiyor: «Bunların bir kısmı, İtfaiye'deki koordinasyon eksikliğiyle ilgili. Bunu Girit'te yanan itfaiyecilerde gördük. Porto Germeno'da helikopter pilotlarında da aynı şeyi gördük.»
Temel sonuçlar
Georgiadis'e göre bu yangın sezonunun temel dersi şu: İtfaiyenin çoğu yangına etkili müdahalesi yeterli değil, çünkü küçük bir olay grubu hâlâ yanan alanların büyük kısmına yol açıyor.
Georgiadis, «Bu nedenle yangınların sonuçlarını yönetmekten, riski sistematik olarak azaltmaya geçmemiz gerekiyor. Tabii bir yangın kontrolden çıktığında doğru koordinasyon da şart» diyerek vurguluyor.
Georgiadis'e göre «Aktif Mücadele» yasası, orman yangınlarıyla mücadelede hem söndürme hem de önleme alanında birçok araç sunuyor. Georgiadis sözünü şöyle bitiriyor: «Doğru uygulanırsa iyileşme çok belirgin olacak.»