«Χωριάτικο» davasındaki dolandırıcılık faaliyetine ilişkin yeni bilgiler kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Bu arada gözaltına alınan onlarca kişinin ifade verme süreci de sürüyor.
Dün, işletme sahibi Angelos Yannakopulos'un oğlu, kısıtlayıcı koşullarla ve 20.000 euro kefaletle serbest bırakıldı.
«Sadece basit bir çalışandım»
«Hiçbir suç fiiline ya da davranışına karışmadım. Şirketlerin yönetimine ya da idaresine hiçbir zaman gerçek anlamda katılmadım, mülk yönetiminde de herhangi bir fiili rolüm olmadı. Şirketlerin tam ve münhasır gerçek yönetimini babam Angelos Yannakopulos yürütüyordu. Ben ise fiilen idari görev üstlenmedim, işleyişlerinde de aktif bir rolüm olmadı» diye iddia etti şirket sahibinin oğlu.
57 yaşındaki işadamının oğlu, kendi rolünü sınırlandırmaya çalıştı. Babasının kurduğu düzenle ilişkisinin yalnızca çalışan-işveren ilişkisi olduğunda ısrar etti.
«Aslında profesyonel faaliyetim, yalnızca babamın çıkarlarındaki işletmelerde fırıncı ve pastacı olarak çalışmakla sınırlıydı. Şirketlerin iş kararlarına katılmadım, gerçek bir yönetim ya da denetim yapmadım ve diğer kurumsal konularda esaslı bir bilgim ya da müdahalem olmadı».
Soruşturma verileri neyi gösteriyor?
Soruşturma verileri dolandırıcılığın boyutunu ortaya koyuyor. Örgütün borçları 95,5 milyon euroyu aşıyor. Bunların yanı sıra 18 araca el konuldu. Banka hesapları bloke edildi ve suç örgütünün en az 2016 yılından beri faaliyet gösterdiği ortaya çıktı.
Live News dün, suç örgütünün Attika'daki karargâhına girdi. Sanıkların, işlerin aldığı yönü fark edince buradan aceleyle ayrıldıkları anlaşılıyor.
Örgüt liderinin odasındaki yazı, belki de örgütün yöntemini özetliyordu. Hayatın ne olduğunu anlamak için üç yere gitmek gerekir: hastane, hapishane ve mezarlık.
Rodos'taki plajlardan hastane kantinlerine
Suç örgütü Rodos'taki faaliyetlerinden de büyük kazanç sağlıyordu. Başlangıçta güç kullanan adamların varlığıyla müzayedelerde plaj işletmelerini (φιλέτα) ele geçiriyor ve işlemleri kısa sürede sonuçlandırıyordu. İşadamlarının şikâyetleri ve olay görüntüleri ise anlaşıldığı kadarıyla süreçleri hızla harekete geçirmedi.
Kısa süre sonra örgüt ağını hastane kantinlerine de yaydı. Atina'daki Gennimatas Hastanesi ile Rodos hastanesindeki kantinler bunlar arasındaydı.
Gennimatas Hastanesi yönetimi, Live News'e özel olarak şu açıklamayı yaptı:
«Sözleşmenin 2 şirketle otomatik olarak uzatılması mümkündü. Bu, hastanenin sözleşme yükümlülükleri arasındaydı ve tüm yasal süreçlere uygun olarak yapıldı. Hastanenin en üst organı olan Yönetim Kurulu'nun kararıydı. Sözleşmenin 10 yıllık süresi dolmamıştı ve sözleşmede öngörüldüğü üzere 5 yıllık uzatma verilebiliyordu. Kira sözleşmesi, Yunanistan'ın vergi idaresi AADE aracılığıyla yapıldı. Bu şirketler Gennimatas'a zarar vermedi. Hatta kamu iktisadi kuruluşlarına (ΔΕΚΟ) bile ödemesini yapmıştı. Hastaneye tek bir euro bile borçlu değil. Vergi ibraname belgelerini, teminat mektuplarını sundu ve kiralarını düzenli olarak ödüyor».
Çete üyelerinin buluşmaları belgesel fotoğraflarla
Angelos Yannakopulos, yalnızca 40 dakika süren ama dramatik geçen bir ifadenin ardından cezaevine götürüldü. Ne sorgu yargıcını ne de savcıyı ikna edemedi. Onunla birlikte, işletmecinin her kritik karar için danıştığı eski GENOP-DEI sendikacısı Rizos Rizos da hücreye gönderildi. İkisi konuşurken, polisin kendilerini çevrelediğini fark ettiler.
Angelos Yannakopulos: Hard diskleri aldılar şimdi. Parayı aldılar. Her şeyi aldılar, oradaki her şeyi. Dükkânların çalışabilmesi için telefonları alalım. Endişelenmeyin. Burada 5 avukatımla birlikteyim. Burada 5 avukatım var. 5 danışmanım.
Rizos Rizos: Dava FBI'a gidiyor.
Angelos Yannakopulos ve Rizos Rizos dışında, dün 5 sanık daha cezaevine gönderildi. Ifade veren diğer 23 kişi ise kısıtlayıcı koşullarla serbest bırakıldı.
«Dolandırıcılık yok. Yalnızca vergi ihlalleri ve prim borçları var. Son euroya kadar ödeyeceğim», diye savundu Angelos Yannakopulos.