2 Temmuz 2026, 10189. Toplantı
Sayın Başkan, öncelikle sizi Temmuz ayı Güvenlik Konseyi Başkanlığı'na seçilmenizden dolayı tebrik ediyor, başarılar diliyor ve yapıcı katkımız konusunda güvenebileceğinizi belirtmek istiyorum. Ayrıca Kolombiya'yı Haziran ayı başkanlığını başarıyla yürüttüğü için kutluyorum.
Genel Sekreter Yardımcısı Bayan Elizabeth Spehar'a brifingi için teşekkür ederim.
Yunanistan, İran'ın Bahreyn Krallığı ve Kuveyt'e yönelik son füze ve drone saldırılarından derin endişe duymaktadır. Bu saldırıları kesin bir dille kınıyor ve Bahreyn ile bölgede hedef alınmaya devam eden tüm ülkelere tam dayanışmamızı ifade ediyoruz. Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ortaklarımız bu çatışmanın içine çekilmek istememişti ve topraklarına, halkına veya kritik altyapılarına yönelik saldırılara maruz kalmamalıdır. Bu eylemler, Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararının, BM Şartı'nın ve uluslararası hukukun açık bir ihlalidir.
Yunanistan, en başından beri KİK ortaklarının yanında yer almıştır. Üstelik Orta Doğu'daki bu yeni ortamda, KİK ülkeleri, Bahreyn ve bölgedeki diğer ülkelerin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü güvence altına alacak, uzun vadeli güvenlik ve istikrarı sağlayacak bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturmak için birlikte hareket etmede vazgeçilmez ortaklardır.
Sayın Başkan,
Bölgedeki ateşkes anlaşmaları kırılgan olmaya devam ediyor ve daha fazla tırmanma riski yüksek. Yunanistan, devam eden diplomatik çabaları ve özellikle de Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki müzakereleri güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu müzakereler, sürdürülebilir bir gerilimi azaltma ortamı yaratmayı, meşru güvenlik endişelerini gidermeyi ve bölgeye istikrarlı ve kalıcı bir barış getirmeyi amaçlamaktadır.
Aynı zamanda İran'ın asla nükleer silah edinmemesi gerektiğine güçlü bir şekilde inanıyoruz. Nükleer silahların yayılmasını önleme rejiminin korunması, sürdürülebilir istikrar için bir ön koşuldur. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile tam işbirliği, şeffaflık, güvenlik önlemlerine uyum ve doğrulama, güveni yeniden tesis etmek ve İran'ın nükleer programının tamamen barışçıl doğasını sağlamak için hayati önem taşımaktadır. İran ile UAEA arasında, UAEA müfettişlerinin mümkün olan en kısa sürede İran'ı ziyaret etmesi de dahil olmak üzere, işbirliğinin bir an önce yeniden başlamasını talep ediyoruz.
Etkili, doğrulanabilir ve kalıcı bir sonuç elde etmek için diplomasi izlenmesi gereken yol olmaya devam etmelidir.
Son olarak, Sayın Başkan,
Yunanistan, deniz güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğüne büyük önem vermektedir. Hürmüz Boğazı, güvenli, normal ve engelsiz geçişin olduğu eski durumuna derhal dönmelidir. Tüm gemiler, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) uygun olarak, mayın, yasadışı ücretler, geçiş ücretleri veya 60 günlük sürenin sonrasındaki kısıtlamalar da dahil olmak üzere hiçbir engelleme, yıldırma veya müdahale olmaksızın transit geçiş hakkından yararlanmalıdır.
Boğaz, mevcut müzakerelerde ve sonrasında bir pazarlık kozu olarak kullanılmamalıdır; çünkü boğazdaki aksaklıklar yalnızca bölge ülkelerini değil, aynı zamanda küresel ticareti, enerji güvenliğini, gıda güvenliğini ve uluslararası barış ile güvenliği de etkilemektedir. Anlaşmanın uygulanması, deniz trafiğinin kademeli olarak normalleşmesine ve uluslararası denizciliğe olan güvenin yeniden tesis edilmesine katkıda bulunacaktır.
Bu kritik dönemde, Güvenlik Konseyi açık ve birleşik bir mesaj göndermelidir: Bölge ülkelerine yönelik saldırılar durmalı; 2817 sayılı karar tam olarak uygulanmalı; deniz güvenliği ve seyrüsefer özgürlüğü korunmalı; ve diplomasi galip gelmelidir.
Teşekkür ederim.