Geçtiğimiz zamana kadar İyon Denizi'ndeki küçük özel ada Atokos, geniş kamuoyu tarafından nispeten tanınmıyordu. Bu durum, sahillerde özgürce dolaşan ve denize giren siyah domuzlarının videolarının Instagram ve TikTok'ta viral olmasıyla değişti.
Ada bu süreçte gayriresmi bir lakap edindi: "Domuz Adası".
Domuzlar turistik bir cazibe merkezine dönüştü; komşu adalardan özellikle hayvanları görmek, beslemek, fotoğraflamak ve onlarla birlikte yüzmek isteyen ziyaretçiler için düzenlenen geziler başladı.
Bazı durumlarda ziyaretçilerin domuzları teknelerine daha yakın çekmek için meyve kullandığı bildiriliyor.
Yaban hayatı karşılaşmasından turistik cazibe merkezine
Çevrimiçi dolaşan pastoral görüntüler, son günlerde hayvanların turistler tarafından yaklaşılma biçimiyle ilgili şikayetlerin ardından farklı bir boyut kazandı.
27 Eylül tarihinde Panhellenic Animal Welfare and Environmental Federation, tur operatörlerini ve ziyaretçileri yarı vahşi domuzların organize sömürüsünden sorumlu tuttu.
Federasyon, sürekli besleme ve sık insan etkileşiminin hayvanların doğal davranışını ve refahını etkileyebileceği uyarısında bulunarak bu uygulamalarla ilgili endişelerini dile getirdi.
Kuruluş ayrıca 25 Eylül tarihli bir şikayete atıf yaparak domuzların tekne pervaneleri tarafından yaralandığını ve acil veteriner bakımına kavuşmadan sahilde kaldığını öne sürdü.
İddiaların yetkili makamlarca soruşturulmasını talep etti.
Viral bir destinasyonun maliyeti
Atokos vakası, hayvanları doğal ortamlarında gözlemlemek ile onları bir turistik cazibe merkezine dönüştürmek arasındaki sınırın daha geniş bir sorusunu gündeme getiriyor.
İnsan varlığı besleme, hayvanlara yaklaşma, selfie çekme ve bölgeye onlarca tekne getirme gibi eylemleri içerdiğinde, hayvanlar zamanla manzaranın sadece bir parçası olmaktan çıkıp kendileri cazibe merkezi haline gelebiliyor.
Atokos için adayı bir destinasyona dönüştüren viral görüntüler şimdi bu popülerliğin maliyetini sorgulatıyor; bu maliyet, adayı ünlü yapan sosyal medya videolarının çerçevesi dışında kalabiliyor.