Yunanistan'ın su ürünleri yetiştiriciliği sektörü yıllardır ulusal bir başarı hikâyesi olarak övülüyor: Rekabetçi, ihracata dayalı bir endüstri ve hükümet bu on yılın sonuna kadar sektörü yüzde 5 büyütmeyi hedefliyor. Ancak balık çiftliklerinin nerede faaliyet göstereceğini belirlemesi gereken çerçeve on beş yıldır tamamlanamadı ve bu durumu düzeltme baskısı her taraftan geliyor: topluluklar, çevre grupları ve sektörün kendisi.
Tarım ve Gıda Bakanlığı Genel Sekreteri Spiros Protopsaltis, görevine bir yılı aşkın süre önce başladı. TO BHMA International Edition'a verdiği röportajda hükümetin su ürünleri yetiştiriciliği sektörüne yönelik hedeflerini ve uzun süredir ertelenen mekânsal planlama çerçevesinin geleceğini anlattı. Balık çiftlikleri konusundaki anlaşmazlığı bir 'yönetişime güven meselesi' olarak tanımlayan Protopsaltis, çevre, izleme ve denetim konusundaki toplumsal endişelerin 'gerçek ve meşru' olduğunu kabul etti. Gecikmeler konusunda da açık sözlüydü: On yılı aşkın süredir vaat edilen su ürünleri yetiştiricilik bölgeleri hâlâ belirsizlik içinde ve bunlar onaylanana kadar yeni çiftliklere lisans verilemiyor.
Yunanistan, kaliteli çiftlik balığı üretiminde zaten piyasa lideri olarak kabul ediliyor. Bakan Schinas, bu temel üzerine 2030 yılına kadar yıllık yüzde 5'lik bir su ürünleri yetiştiriciliği büyümesi hedefi koydu. Bu büyüme nereden gelecek—mevcut çiftliklerin genişlemesi, yeni lisanslar, açık deniz veya kara tesisleri, verimlilik artışları mı yoksa bunların bir kombinasyonu mu? Üretimi artırmanın ötesinde, Bakanlık Yunanistan'ın su ürünleri yetiştiriciliği stratejisinin başarılı olup olmadığını nasıl ölçecek ve kilometre taşları ile zaman çizelgeleri nelerdir?
Yunanistan'ın su ürünleri yetiştiriciliğinde zaten güçlü bir üretim ve ihracat tabanı var. Bakan Schinas'ın açıkladığı hedef, verimlilik ve rekabet gücünü sürdürülebilirlik ve çevresel sorumlulukla birleştiren bir kalkınma modeli çerçevesinde, on yılın sonuna kadar yıllık ortalama yüzde 5'lik bir üretim artışı sağlamak.