Atina'nın Kipseli semtindeki kısa süreli kiralık bir dairede bavul içinde dondurulmuş bebek cesedi bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan bir çift ve 26 yaşındaki bir erkek 2 Eylül'de sorgu hakiminin karşısına çıktı. Şüpheliler, bebeğin ölümü ve dairede yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğuna yönelik iddia edilen cinsel eylemlere ilişkin savunmalarını hazırlamak için ek süre talep etti. Savcılık, 43 yaşındaki Yunan erkek ve 38 yaşındaki Alman kadın hakkında cinayet suçlamasıyla dava açarken; çiftin ayrıca silah, mühimmat bulundurma ve yalan tanıklık suçlarından da yargılanacağı belirtildi. Öte yandan 43 yaşındaki şüphelinin, Tek Üyeli Kabahatler Mahkemesi'ndeki başka bir dosyadan (kasıtlı yaralama, hakaret, tehdit, mala zarar verme, kamu görevlisine direnç ve firar girişimi) yargılandığı ve duruşmasının 5 Ekim 2026'ya ertelendiği öğrenildi.
26 yaşındaki Afganistan uyruklu erkek ise reşit olmayan bir çocukla cinsel ilişki, yasa dışı mühimmat bulundurma ve yalan tanıklık suçlarından ayrı bir dosyada yargılanacak. Yetkililer, bu şüphelinin dairede yaşayan 15 yaşındaki kız çocuğuyla ilişki yaşadığını iddia ediyor. Bebek cesediyle ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını savunan 26 yaşındaki erkek, “Haftada üç gün ebeveynleri çalışırken çocuklara bakıcılık yaptım. Ölü bebek hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Evde hiç para görmedim” ifadelerini kullandı.
Adli makamlar, bebeğin ölüm zamanını ve koşullarını netleştirecek adli tıp incelemesinin tamamlanmasını bekliyor. Edinilen bilgilere göre çocuğun vücudunda en az 10 bıçak yarası bulunuyor. 43 yaşındaki şüpheli, bu yaralanmaları bebeğin donmuş cesedini derin dondurucudan çıkarma girişimlerine bağladı. Şüpheli, “Buzdolabı donmuştu, cesedi çıkarmaya çalışırken buza vuruyordum. Bebek donmuş olduğu için kanama olmadı, bebeğe vurduğumu fark etmedim. Onu bıçaklayıp öldürmedim” iddiasında bulundu. Soruşturma ayrıca, şüphelilerin bebekle olan biyolojik veya hukuki bağını ve dairede çift ile 26 yaşındaki şüpheliyle birlikte yaşayan üç reşit olmayan çocukla (15 yaşındaki bir kız ile 12 ve 9 yaşlarında iki erkek çocuk) olan ilişkilerini aydınlığa kavuşturmayı hedefliyor.
Şüpheliler, ev sahibinin şikayeti üzerine ortaya çıkan ve dört yıldır dondurularak saklanan cesetle ilgili birbirinden farklı ifadeler verdi. 43 yaşındaki şüpheli uyuşturucu ticareti yaptığını inkar ederek bağımlı olduğunu ve muayene edilmesini talep ederken, bebeğin ölümüne dair şu detayları paylaştı: “Bebek hastaydı. Bağırsak problemi ve fıtığı vardı, daha önce doktora götürmüştük. Masada otururken mutfaktaki beşiğinden 'pop' sesi geldi, karnı şişti ve ağzından beyaz bir sıvı geldi. Kucağımızda hayatını kaybetti.” 38 yaşındaki Alman kadın ise uyuşturucuların kişisel kullanım için olduğunu savunurken, cesedi farklı dairelere taşıdıklarını itiraf ederek, “Çocuğumu her zaman yanımda istiyordum. Ölümünü kabullenemedim” dedi.
Adli makamlar, şüphelilerin uyuşturucu suçlamasına karşı sundukları savunmayı ve bebeğin cesedini dört yıl boyunca dondurarak saklamalarının nedenini de değerlendiriyor. Çift, bebeğin 2023 yılında önceden var olan sağlık sorunları nedeniyle doğal yollarla öldüğünü iddia ediyor. Ancak kolluk kuvvetleri, olayın planlı bir cinayet olup olmadığına dair soruşturmayı sürdürüyor. Bu arada 43 yaşındaki şüphelinin geçmişi de mercek altına alındı. Şüphelinin, 2020-2021 yıllarına dayanan ve tecavüz ile fuhuş suçlamalarını içeren başka bir adli soruşturmada daha adı geçtiği, ayrıca 2020 yılında 40 yaşındaki bir Alman kadının mağdur olduğu ayrı bir fuhuş dosyasından daha önce tutuklanıp ardından tahliye edildiği belirlendi.
Evde yaşananlara dair cevapları, üç reşit olmayan çocuğun ifadeleri de verecek. Çocuklar, uzman çocuk psikologları eşliğinde dinlenecek. Bu konulardaki bilimsel bulgular ve dairede ele geçirilen dijital materyallerden elde edilmesi beklenen deliller, şüphelilere yönelik ceza davasının seyrini belirleyecek. İfadeleri tamamlandıktan sonra sorgu hakimi ve savcının değerlendirmesi sonucunda üç şüpheli de tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan, mevcut soruşturma dosyasının şüpheliler aleyhine açılacak tek dosya olmayacağı kesin gözüyle bakılıyor.