Icerige atla
Politika ⭐ 72/100

Eski Yunan Başbakanı Tsipras: Ücretler Bulgaristan, fiyatlar Fransa düzeyinde

Eski Yunan Başbakanı Tsipras: Ücretler Bulgaristan, fiyatlar Fransa düzeyinde

Alexis Tsipras, Paris'ten Mega News kanalına ve gazeteciler Andreas Papadopoulos ile Maria Asteriou'ya verdiği röportajda Miçotakis hükümetini yüksek fiyatlar, düşen satın alma gücü ve toplumsal eşitsizlik konularında sert biçimde eleştirdi.

Eski başbakan, Fransa'da toplumsal huzursuzluklar sürmesine rağmen Yunanistan'daki ekonomik durumun Fransa'dakinden çok daha zor olduğunu savundu. Yunanlı hanelerin üzerindeki ağır baskıya dikkat çeken Tsipras, “Yunanistan'da Bulgaristan ücretleri, ama Fransa fiyatları var” diyerek gelirler ile yaşam maliyeti arasındaki uçurumu vurguladı.

Tsipras, Avrupa'daki aşırı sağın yükselişini Avrupa liderlerinin politika tercihleriyle ilişkilendirdi. Toplumsal protestoların siyasi bir çıkış yoluna ve somut bir alternatif öneriye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Tsipras, Yunanistan'daki ilerici güçler arasında iş birliğinin gerekliliğini bir kez daha dile getirdi. “Onların rakibi sağ olmalı, bugünkü durumda Yeni Demokrasi” diyen Tsipras, bu güçlerin birbirlerine değil sağa karşı konumlanması gerektiğini söyledi.

Yunanistan'da Ekonomi ve Yüksek Fiyatlara Yönelik Eleştiri

Eski başbakan, Yunanistan'daki ekonomik durumu Fransa ile karşılaştırırken özellikle sert konuştu. Fransa'daki süpermarketleri ziyaret ettiğinde fiyatların Atina'dakilerle aynı ya da hatta daha düşük olduğunu gördüğünü, buna karşılık Fransa'da ücretlerin belirgin biçimde daha yüksek olduğunu söyledi.

Yaşam maliyetine ilişkin verilere değinen Tsipras, Fransa'da ortalama maaşın 44.000 euro, Yunanistan'da ise 19.000 euro olduğunu belirtti. Konut giderlerinin gelirden aldığı payı da işaret eden Tsipras, bu oranın Yunanistan'da yüzde 35'e ulaştığını, Avrupa ortalamasının ise yaklaşık yüzde 18 olduğunu kaydetti.

Enerji yoksulluğuna değinen Tsipras, bu kış Yunanlıların neredeyse beşte birinin evlerini ısıtamayacağını söyledi. Avrupa genelinde bu oranın yaklaşık yüzde 8 olduğunu ekledi.

“Yunanistan'daki durum Fransa'dakinden çok, çok daha kötü” diyen Tsipras, toplumsal sorunlar ile ekonominin siyasi tartışmanın merkezinde olması gerektiğini de ekledi.

Tsipras, “Yunanistan'da Bulgaristan ücretleri, ama Fransa fiyatları var” sözünü bir kez daha vurguladı.

Aynı bağlamda bankacılık sistemini de eleştiren Tsipras, Yunanistan ile Fransa'daki mevduat ve kredi faizleri arasındaki farkı karşılaştırdı. Fransa'da bu farkın yaklaşık bir puan olduğunu, Yunanistan'da ise yüzde 2,76'ya ulaştığını söyledi.

Hükümeti kartellerle etkili biçimde mücadele edememekle suçlayan Tsipras, bankaların ertelenmiş vergi sisteminden yararlanmaya devam etmesine izin verildiğini de eleştirdi. Bu uygulamanın 2035'e kadar uzatılmak yerine sona erdirilmesi gerektiğini savundu.

“İlerici Güçlerin Rakibi Sağ Olmalı”

Siyasi cephede Tsipras, ilerici güçler arasında politika temelli bir anlaşma çağrısını yineledi. Mücadelenin aynı siyasi alandaki partiler arasında değil, sağa karşı verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

“İlerici güçlerin rakibi sağ olmalı. Bugün rakip Yeni Demokrasi ve Bay Miçotakis olmalı, bir siyasi gücün diğerine karşı konumlanması değil” diyen Tsipras, bu görüşünü net biçimde ortaya koydu.

Tsipras, seçimler öncesinde böyle bir anlaşmanın son derece zor, hatta olası görünmediğini kabul etti. Yine de şu an uygulanan politikaları değiştirmeyi hedefleyen bir politika diyaloğu için dile getirmeye devam edeceğini söyledi.

Eski başbakan, Yunanistan'daki toplumsal durumu Fransa ile de karşılaştırdı. Protestoların ölçeğinin daha küçük olmasına rağmen Yunan vatandaşlarının gündelik hayatta daha büyük bir baskıyla karşı karşıya olduğunu savundu.

Paris Protestoları ve Aşırı Sağın Yükselişinin Mesajı

Fransa'daki protestolara değinen Tsipras, kitlesel toplumsal seferberliğin demokrasinin bir parçası olduğunu vurguladı. Barışçıl gösteriler ile küçük grupların eylemleri arasında ayrım yaptı; ikincisinin protestoların ana mesajından uzaklaşmaya yol açabileceğini belirtti.

Paris'te bir gösteriye katıldığında on binlerce insanın, çoğunlukla gençlerin barışçıl biçimde şarkı söyleyerek ve daha iyi bir gelecek talep ederek eylemde yer aldığını gördüğünü söyledi.

Tsipras, Fransa ve Almanya'da aşırı sağın yükselişinin tehlikelerine de dikkat çekti. Toplumsal eşitsizliğin ve ekonomik güvencesizliğin bu yükseliş için verimli bir zemin hazırladığını belirtti.

Marine Le Pen'e değinen Tsipras, onun bir zafer kazanmasının Avrupa için büyük bir değişim anlamına geleceğini söyledi. Aşırı sağın kendini sistem karşıtı olarak sunduğunu, ancak gerçekte büyük ekonomik çıkarlara hizmet ettiğini savundu.

Ancak Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda demokratik ve ilerici güçlerin aşırı sağa karşı birleşebileceğini söyledi.

“Seçimleri Ekonomi Belirledi”

Tsipras, ekonomik hoşnutsuzluğu ABD seçimlerinin sonucuyla da ilişkilendirdi. Yüksek fiyatların ve hanelerin üzerindeki yükün Cumhuriyetçilerin yenilgisinde belirleyici faktörler olduğunu söyledi.

Bill Clinton ile özdeşleşen ünlü bir sözü hatırlatan Tsipras, “Mesele ekonomi, aptal” dedi. Bu sözle, vatandaşların nasıl oy kullandığını belirleyen temel etkenin ekonomi olduğunu vurgulamak istedi.

Tsipras, aynı durumun Avrupa'daki yaklaşan seçimlerde de tekrarlanacağını söyledi. İlerici güçlerin, aşırı sağın toplumsal hoşnutsuzluğu suçu en savunmasız kesimlere atarak kullanmasına izin vermemesi gerektiğini uyardı.

Tsipras ayrıca son zamanlarda Fransa'da bir göçmenin öldürülmesi olayına değindi. Bu olayı yabancı düşmanı söylemlere ve aşırı sağ iklimin güçlenmesine bağladı.

“Toplumsal Hareketlilik Yoksa Endişelenmek Gerekir”

Yunanistan'daki protestoların neden Fransa'dakiler kadar büyük olmadığı sorulan eski başbakan, güçlü toplumsal tepkilerin yokluğunun mutlaka hoşnutsuzluğun olmadığı anlamına gelmediğini söyledi.

“Toplumsal hareketlilik yoksa endişelenmek gerekir” diyen Tsipras, toplumsal hoşnutsuzluğu serbest bırakılmadığında birikerek artan sismik basınca benzetti.

Toplumsal tepkinin çıkış yolu bulamadığında çok daha büyük toplumsal patlamaların yaşanabileceğini, bunun da kimsenin istemediği sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Buna karşın Yunanistan'daki gençlerin, bugün siyasetçilerin yansıttığı imajdan kopuk görünseler de siyasi ve toplumsal bilince sahip olduklarına inandığını söyledi.

“Fikirleri var, toplumsal duyarlılıkları var ve bundan eminim, daha iyi bir gelecek istiyorlar, bunun için talepte bulunuyorlar ve talep etmeye devam edecekler” diyen Tsipras, gençlere olan inancını dile getirdi.

Yunanistan-Kıbrıs Elektrik Bağlantısına İlişkin Görüşü

Son olarak, Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantısına ilişkin gerilime değinen Tsipras, Türkiye'nin tutumunu provokatif olarak nitelendirdi. Uluslararası Deniz Hukuku'na göre denizaltı enerji kablosu döşemek için komşu bir ülkenin izninin gerekmediğini savundu.

Tsipras, hükümetin konuyu ele alış biçimini de eleştirdi. Türk savaş gemilerinin Kasos yakınlarında kablo döşemeyi engellediği bir dönemde, gerekli adımların neden bir yıl önce atılmadığını sordu.

Konunun sorunsuz biçimde çözüleceğine dair umut ifade eden Tsipras, projenin iki ülke için önemini vurguladı. Projenin planlamasının kendi başbakanlığı döneminde, Eurasia Interconnector adıyla başladığını hatırlattı.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü