Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı görevini daha önce yürüten General Konstantinos Floros, Yunanistan'ın askeri caydırıcılık stratejisini savundu ve doktrinin değişmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Yunan topraklarına adım atan herkes önce yanacak, ancak ondan sonra kim olduklarını soracağız."
Proto Thema gazetesine verdiği kapsamlı bir röportajda konuşan Floros, Yunanistan'ın savunma modernizasyonunu, F-35 savaş uçaklarının alımını, Türkiye ile ilişkileri ve ülkenin gelecekteki herhangi bir askeri tehdide karşı hazırlıklı olma durumunu değerlendirdi.
F-35'ler Yunanistan için yeni bir dönemin başlangıcı
Floros, Yunanistan'ın F-35 programına dahil olmasının, kendisinin askeri şef olarak görev yaptığı dönemde geliştirilen uzun vadeli bir savunma tedarik stratejisinin sonucu olduğunu belirtti. Bu program kapsamında bugüne kadar Rafale savaş uçakları, FDI fırkateynleri, modernize edilmiş F-16 Viper uçakları, Apache helikopter yükseltmeleri, Spike NLOS ve Rampage füzeleri, Marder piyade savaş araçları, ağır denizaltı torpidoları ve çok sayıda destek anlaşması teslim alındığını hatırlattı.
F-35'leri dönüştürücü bir kapasite olarak nitelendiren Floros, bu uçakların Yunan Hava Kuvvetleri'ni seçkin bir kullanıcı grubu arasına soktuğunu ifade etti. Yunanistan'ın uçağın tam silah paketi alımıyla ilgili olarak hızlı hareket etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye, Yunanistan'ın birincilik güvenlik endişesi olmaya devam ediyor
Türkiye'nin ileride F-35 programına yeniden katılabileceğine dair spekülasyonlara değinen Floros, Washington'dan gelen olumlu söylemlere rağmen önünde hâlâ büyük siyasi ve stratejik engeller bulunduğunu söyledi.
Türkiye'nin Rus S-400 füze sistemini kullanmaya devam etmesinin ve Çin telekomünikasyon altyapısına bağımlılığının, ABD için önemli endişe kaynakları olmaya devam ettiğini kaydetti.
Floros, Yunanistan'ın önceliğinin Ankara'nın tedarik hedeflerine odaklanmak yerine, kendi silahlı kuvvetlerine yatırım yapmaya devam ederek ezici bir caydırıcılığı korumak olması gerektiğinin altını çizdi.
"Caydırıcılık işe yaradı"
2020 yılındaki Meriç sınır krizi ve Doğu Akdeniz'deki Oruç Reis gerilimi de dahil olmak üzere yaşanan gerilimleri değerlendiren Floros, Yunanistan'ın Türk askeri eylemini başarıyla caydırdığını savundu.
Yunan topraklarını işgal etmeye çalışan herkesin anında güçle karşılaşacağına dair sıkça alıntılanan açıklamasını savunan Floros, bu sözlerinin "caydırıcılığın özü" olduğunu belirtti.
Floros'a göre, Yunanistan'ın askeri hazırlığı ve siyasi kararlılığı tırmanmayı önlediği için hiçbir Türk birliği Yunan topraklarına ayak basmadı.
General Floros ayrıca, Yunanistan'ın gelecekteki hiçbir çatışmayı sınırlı bölgesel bir olay olarak görmemesi gerektiğini savunarak, herhangi bir saldırının Meriç'ten Kastellorizo'ya kadar tüm cephede bir karşılık gerektireceği uyarısında bulundu.
Miçotakis'in liderliğine övgü
Floros, Başbakan Kiriakos Miçotakis'i çok sayıda ulusal güvenlik krizindeki liderliği nedeniyle övdü. Miçotakis'i kararlı, iyi hazırlıklı ve kritik kararlar almadan önce askeri tavsiyeleri dinlemeye istekli bir lider olarak nitelendirdi.
2020'deki Meriç göç krizinin başarılı bir şekilde yönetilmesinin, sonraki krizler boyunca hükümet ile askeri liderlik arasında güçlü bir çalışma ilişkisi kurulmasına yardımcı olduğunu ifade etti.
İnsansız hava araçları konvansiyonel güçlerin yerini almayacak
İnsansız hava araçlarının modern savaş alanlarındaki artan önemini kabul eden Floros, bu araçların geleneksel askeri platformların yerini alacağı iddialarını reddetti.
Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşlardan dersler çıkararak; tankların, topçuların, uçakların, savaş gemilerinin ve piyadelerin çatışmaların sonucunu belirlemede hâlâ belirleyici olduğunu savundu.
Lazer teknolojisinin nihayetinde insansız hava araçlarına karşı birincil önlemlerden biri haline geleceğini öngören Floros, Yunanistan'ın ulusal hava savunma ağını güçlendirmeye yönelik son kararlarını memnuniyetle karşıladığını belirtti.
Savunma sanayisi yeniden inşa edilmeli
Floros, sözlerini Yunanistan'ı yerli savunma sanayisinin yeniden inşasını hızlandırmaya çağırarak tamamladı. Hem kamu hem de özel sektörün, SAFE ve RearmEU gibi Avrupa savunma girişimleri aracılığıyla sunulan fırsatları değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Yunanistan'ın şu anda, Silahlı Kuvvetlerin ülkenin egemenliğini gelecekteki herhangi bir tehdide karşı savunma kapasitesini korumasını sağlarken stratejik özerkliğini güçlendirme fırsatına sahip olduğunu sözlerine ekledi.