Meğer Yunan yoğurdu gerçekten de Yunanistan'da daha lezzetliymiş. Hele bir de Mykonos adasında, güney kıyısındaki yeni açılan Fouquet's otelinde tadarsanız... Kahvaltıda Éole restoranında tahin ve susamla servis edilen yoğurdu, sonsuzluk havuzuna ve koya bakan bir masada yerken, manzarada süper yatlar ve ultra özel plaj kulüpleri var. Gerçekten rüya gibi bir yer.
Barriere Collection'ın son halkası olan bu yeni otel, 60 oda, üç büyük özel villa, birden fazla havuz, son teknoloji bir spa ve Tate Modern'i dolduracak kadar sanat eserine ev sahipliği yapıyor. Zincirin Paris, St Barths, Courchevel ve New York'taki diğer otellerinden farklı olarak, Mykonos'taki bu ilk şube tamamen modern bir çizgide. Yine de bölgenin doğal güzelliklerine saygı duruşunda bulunuyor. Yüzyıllık zeytin ağaçlarının yanında son teknoloji mimari; Ege'nin nefes kesen manzarası eşliğinde podyum modası ve modern mutfak; hatta bir mağaranın içine inşa edilmiş basketbol sahası... Otelde her şey var.
Otel dört ana temaya odaklanmış: Sanat, yüksek moda, lüks yemek ve gösterişli dinlenme. Sanat eserleri, Andy Warhol tarzı canlı ve çarpıcı baskılardan Salvador Dali gerçeküstücülüğüne kadar uzanıyor. Uzun bacaklı fil heykelleri, otelin her yerinde karşınıza çıkıyor ve son derece şık atmosfere avangart bir dokunuş katıyor.
Lobiye yaklaşırken, yaklaşık 2,5 metre yüksekliğinde, birbirine kenetlenen iki eli betimleyen etkileyici bir tel heykel göreceksiniz. Karşı tarafta ise otelin butiği var. Raflarda Bottega Veneta, Loewe ve Casa Blanca gibi markalar sizi bekliyor. Eğer duvarlardaki tablolardan etkilenirseniz, Fouquet's'in kendi galerisinden bir tane satın alıp evinize götürebilirsiniz.
Yemek konusunda söylenecek tek şey var: nefis. Éole restoranı tüm meze, ana yemek ve diğer ihtiyaçlarınızı karşılıyor. Hemen köşedeki Roka beach club'da ise otel misafirleri, Paraga koyundaki kayalara gömülü şemsiyelerin altında şezlong ayırtabiliyor. Burada sashimi, geleneksel Japon Robatayaki ve o kadar taze balık var ki okyanusun kıyısında olduğunuza şaşırmayacaksınız. Tüm bunlar, kendi DJ'inin çaldığı Mykonos ritimleri eşliğinde.
Eğer bu yeterli gelmezse, yakındaki Scorpios ve Nammos plaj kulüplerine kısa bir su taksisiyle gidebilirsiniz. Orada, tığ işi elbiseler ve rara etekli bikini takımları içindeki Yunan tanrıçaları, masmavi gökyüzünün şeftali rengine dönüştüğü anlarda mükemmel Instagram karesini yakalamaya çalışıyor.
Fouquet's Mykonos'taki odalar geniş, özenle tasarlanmış ve Fransız şıklığıyla Akdeniz sıcaklığını birleştiriyor. Yumuşak taş zeminler ve toprak tonlu döşemeler doğal bir rahatlık hissi veriyor. Birçok süit, doğrudan koya bakan özel havuza sahip. Bu da size okyanusun tam ortasındaymış hissi yaşatırken, birkaç adım ötede bulut gibi yatağınıza uzanabiliyorsunuz. Kendi havuzu olmayanlar, otelin çevresindeki birçok havuzu kullanabilir ya da kayalardan denize inebilir.
Otelin duvarlarında kesinlikle bir James Bond havası esiyor. Sanki Bond'un sevgilisine şampanya, havyar ve martini ısmarlayacağı bir yer gibi. Yüzyıllık kaya kovuklarına inşa edilmiş bu lüks, tarihi kirişlere kadar işlemiş son teknolojiyle birleşiyor. Spadaki Technogym fitness salonu, kriyo odaları, yıldız ışıklı mağara havuzları ve LED maskeler son derece gösterişli ve teknolojik.
Gösterişli bir şekilde rahatlama görevi tamamlandı mı? Tamamlandı, Ajan 00-Cennet. Şimdi şezlongunuza dönün, biraz daha Yunan yoğurdu ve bir Ouzo kokteyli alın. Bunu hak ettiniz.
Fouquet's Mykonos, hotelsbarriere.com üzerinden rezerve edilebilir.