Icerige atla
Yaşam 📰 62/100

Güzelliğin Kuralları: Altın Oran ve Orantı — Kurallara Uymamak Neden Pahalıya Patlar?

Güzelliğin Kuralları: Altın Oran ve Orantı — Kurallara Uymamak Neden Pahalıya Patlar?
Deniz, Kum, Güneş... ve İngilizce

A/Prof Tim Papadopoulos, Uzman Plastik Cerrah

Greek City Times, A/Prof Tim Papadopoulos'un felsefe, tıp ve kültür perspektifinden güzelliği, estetiği, kimliği ve öz algıyı incelediği yeni haftalık dizisi School of Beauty'yi başlatıyor.

MÖ beşinci yüzyılda Polykleitos adında bir heykeltıraş, daha önce hiç yapılmamış bir şeyi yaptı.

Bir heykel üzerine kitap yazdı.

Heykelin adı Doryphoros'tu — Mızrak Taşıyan Adam. Ağırlığını hafifçe bir ayağına vermiş, kolu rahat, bakışları düz bir genç atletin dinlenme anını tasvir ediyordu. Dönemin standartlarına göre teknik açıdan olağanüstü bir yapıttı. Ama onu gerçekten devrimci kılan şey, eşliğindeki kitaptı: Canon. Polykleitos bu kitapta figürün her unsurunu yöneten orantısal ilişkileri tam matematiksel terimlerle ortaya koydu.

Başın vücuda oranı. Üst ve alt uzuvlar arasındaki ilişki. Omuzların kalçalara göre genişliği. Göz aralığının yüz genişliğine oranı. Bu ilişkilerin hiçbiri rastlantısal değildi; her biri akıl yürütmeye dayanıyordu. Polykleitos'a göre tüm bunlar, güzelliğin temelinde yatan matematiksel bir gerçeğin ifadesiydi.

Buna symmetria adını verdi — bugünkü anlamda basit bir yansıma simetrisi değil, daha derin ve daha kesin bir kavram: parçaların ölçülebilirliği. Güzel bir şeyin her unsurunun, diğer tüm unsurlarla doğru ve bilinebilir bir ilişki içinde bulunması özelliği.

Yirmi beş yüzyıl sonra bu ilkeleri her hafta ameliyat odamda kullanıyorum.

Altın Oran — phi, yaklaşık 1.618 — bu kadar kapsamlı ve hevesle yazılmıştır ki, pek de hak etmediği hafif mistik bir ün kazanmıştır. Deniz salyangozu kabuklarında, ayçiçeği tohumlarında ve Parthenon cephesinde karşımıza çıkar. Hatta evrenin gizli matematiksel kodu olduğu bile iddia edilmiştir.

Oysa gerçek, mitolojiden çok daha ilginç ve çok daha kullanışlıdır.

Altın Oran'ın aslında temsil ettiği şey, insan görsel sisteminin uyumlu bulduğu belirli bir orantısal ilişki türüdür. Bunu kozmik bir kader değil, evrim açıklar: Yüz binlerce yıl boyunca orantı ve simetri, genetik sağlığın, gelişimsel istikrarın ve biyolojik uygunluğun güvenilir göstergeleriydi. Belirli oranları güzel bulmamızın nedeni budur — bu oranlar, çok uzun süre önemli bir anlam taşıdı.

Yüze uygulandığında Altın Oran defalarca ve işlevsel biçimde karşımıza çıkar. Yüz genişliği ile yüz yüksekliği arasındaki ideal ilişki. Burnun uzunluğunun projeksiyona oranı. Üst dudak, alt dudak ve çene arasındaki denge. Ağız genişliğinin göz bebekleri arası mesafeye oranı. Bunların hiçbiri mutlak kural değil — insan güzelliği muhteşem bir çeşitlilik barındırır — ama hepsi bir arada ele alındığında, yüzlerin uyumlu göründüğü bir orantısal dilbilgisini tanımlarlar.

Bu ilişkiler bozulduğunda yüz yanlış olarak algılanır. Her zaman bilinçli düzeyde olmasa da...

Üniversite Destekli Dil Okulu
Paylaş: