Icerige atla
Ekonomi 📰 62/100

İyon Denizi'nin kuzeybatısındaki sondajın sonucu haziran 2027'de belli olacak

İyon Denizi'nin kuzeybatısındaki sondajın sonucu haziran 2027'de belli olacak

Batı İyon Denizi'nde bulunan 2 numaralı blokta yürütülen arama sondajının hidrokarbon bulup bulmadığına dair net yanıtın haziran 2027'de alınması bekleniyor.

"Asopos 1" hedefindeki sondajın nisanda başlaması ve yaklaşık 60 gün sürmesi planlanıyor. Arama aşamasında ExxonMobil ve HELLENiQ ENERGY ile oluşturulan konsorsiyumda operatör olarak kalacak olan Energean'ın verilerine göre hedef yaklaşık 840 metre derinlikte bulunuyor, kuyunun ise yaklaşık 4.600 metreye ulaşması öngörülüyor. Sondaj maliyeti 60-70 milyon euro olarak hesaplanıyor.

"Asopos" yapısı yaklaşık 1.000 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. Tahminler potansiyel doğal gaz kaynağının yaklaşık 270 milyar metreküp olabileceğine işaret ediyor, ancak petrol varlığı da dışlanmıyor. Başarı olasılığı ise yüzde 16 olarak belirtiliyor.

Olumlu bir sonuç çıkması halinde bile üretime otomatik olarak geçilemeyecek. Sektör kaynaklarının açıklamasına göre, olası bir yatağın büyüklüğünü ve özelliklerini belirlemek için ek değerlendirme ve sınırlandırma kuyularının açılması gerekecek. Kuyuların 2028'den itibaren başlayabileceği belirtiliyor; zira sondaj platformunun temini, çevresel etütlerin tamamlanması ve gerekli izinlerin alınması için zamana ihtiyaç var.

Keşfin niteliği, geliştirme modelini büyük ölçüde belirleyecek. Petrol söz konusu olursa seçeneklerden biri, yüzen üretim, depolama ve yükleme (FPSO) ünitesi kullanmak; bu da mevcut bir geminin kiralanması yoluyla mümkün olabilir. Doğal gaz için ise taşıma ve bağlantı altyapısı şart; değerlendirilen seçeneklerden biri de Trans Adriatik Doğal Gaz Boru Hattı'na (TAP) bağlantı kurulması.

Prinos'taki karbondioksit depolama projesi de kritik bir aşamaya giriyor. Energean'ın bu kapsamdaki altyapısının 2030 civarında hazır olması bekleniyor.

Önemli kilometre taşlarından biri, 2027'de yapılması planlanan bağlayıcı pazar testi olacak. Bu testle ilgilenen sanayi kuruluşları depolama kapasitesi taahhüt etmeye davet edilecek. Başlıca katılımcıların çimento üreticileri ve rafineriler olması bekleniyor; bu kuruluşların katılımı için nihai yatırım kararının (FID) alınması temel ön koşul olarak görülüyor.

Pazar kaynakları, çimento üreticilerinin daha hızlı hareket edebileceğini değerlendiriyor; çünkü "yeşil" çimento üretimi somut bir ticari teşvik oluşturuyor. Rafineriler için ise denklemin daha karmaşık olduğu belirtiliyor; nihai karar büyük ölçüde emisyon izinlerinin maliyetine ve karbon yakalama ve depolama (CCS) konusunda AB politikasının yönüne bağlı olacak.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü