Icerige atla
Politika 📰 55/100

Kıbrıs Cumhuriyeti'nden BM'ye mektup: Türkiye-Libya muhtırası üçüncü ülkeler için hukuki sonuç doğurmuyor

Kıbrıs Cumhuriyeti'nden BM'ye mektup: Türkiye-Libya muhtırası üçüncü ülkeler için hukuki sonuç doğurmuyor

Kıbrıs Cumhuriyeti, Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019 Türkiye-Libya mutabakat muhtırasını onaylama kararını bu zamanlamada almasına ilişkin «bu hamlenin arkasındaki saiklere ve hizmet etmeyi amaçladığı çıkarlara dair ciddi endişeler» dile getiriyor. Bu görüşler, Daimi Temsilcisi Büyükelçi Maria Mihail'in BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e gönderdiği mektupta yer alıyor.

Mektup 23 Ekim 2026 tarihli. Yazıda Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim tarihli kararına atıf yapılıyor ve Kıbrıs hükümetinin daha önce BM ile yaptığı yazışmalardaki görüşler yineleniyor. Bu yazışmalar 20 Ocak 2020, 24 Nisan 2020 ve 20 Temmuz 2020 tarihlerini taşıyor. Ayrıca 18 Ağustos 2025 tarihli nota verbale (resmi diplomatik nota) da bu görüşleri içeriyor.

«Türkiye, Libya'daki siyasi ve kurumsal koşulları, üçüncü devletlerin haklarına aykırı yasa dışı deniz iddialarını ilerletmek için istismar ediyor.»

Mektupta, «Libya'nın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğünün üçüncü devletlerin jeopolitik hedef ve hırslarına tabi kılınmaması gerektiği» vurgulanıyor.

Mektupta Türkiye'nin, Libya'daki siyasi ve kurumsal koşulları yasa dışı deniz iddialarını ilerletmek için kullandığı belirtiliyor. Türkiye'nin bununla «üçüncü devletlerin egemenlik haklarının aleyhine yapay bir deniz gerçekliği dayatmak» istediği ifade ediliyor.

Bu tür eylemlerin «Doğu Akdeniz'de bilinçli bir tırmanma politikasını» yansıttığı, uluslararası hukuku zedelediği ve «bölgesel barış, güvenlik ve istikrar için ciddi bir tehdit» oluşturduğu not ediliyor.

Mektuba göre muhtıra, uluslararası hukukla uyumlu değil. Özellikle antlaşmaların yapılmasına ilişkin kurallar ve Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) ile uyumlu değil.

Bu nedenle muhtıra, «üçüncü taraflar için hukuki sonuç doğurmuyor». Muhtıra, üçüncü devletlerin deniz bölgelerindeki hiçbir hakkını, egemenlik hakları da dahil olmak üzere, etkilemiyor.

«Var olmayan deniz sınırı»

Kıbrıs Cumhuriyeti, muhtıranın karşılıklı ya da bitişik kıyısı olmayan iki devlet arasında sınır çizmeyi amaçladığına dikkat çekiyor. Böylece «var olmayan bir deniz sınırı» oluşturulduğunu ve Yunan adaları dahil diğer kıyı devletlerinin deniz bölgelerindeki varlığının ve haklarının bilerek göz ardı edildiğini belirtiyor.

Kıbrıs Cumhuriyeti, UNCLOS'un 121. maddesinin 2. fıkrasının örf ve adet hukukunu yansıttığını hatırlatıyor. Bu hükmün, Sözleşmeye taraf olmayan devletleri de bağladığını vurguluyor.

Mektupta vurgulandığı üzere, bu hüküm adaların «karasuları, bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge» hakkını açıkça öngörüyor.

Mektupta, deniz sınırlandırma anlaşmalarının karşılıklı ya da bitişik kıyıları olan devletler arasında, «iyi niyetle ve uluslararası hukukun yerleşik ilkelerine uygun olarak» yapılması gerektiği vurgulanıyor. Bu ilkelerin UNCLOS'ta kodlandığı ve uluslararası yargı kararlarını esas alarak belirlendiği ifade ediliyor.

Büyükelçi Maria Mihail, mektubun Genel Kurul ile Güvenlik Konseyi'nin resmi belgesi olarak dağıtılmasını talep ediyor. Ayrıca mektubun BM'nin ilgili Dairesi'nin internet sitesinde ve Deniz Hukuku Bülteni'nde yayımlanmasını istiyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü