Kıbrıs'ın kuzeyindeki sistematik kültürel yok etme politikalarına ve süregelen Türk işgaline rağmen, işgal altındaki Lapta (Lapithos) köyünde bulunan tarihi Ayios Demetrianos Kilisesi'nde restorasyon çalışmaları başladı.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'na (UNDP) göre, kilisede dokuz aylık bir koruma programı yürütülüyor. Proje, Avrupa Birliği ve yerel katkılarla finanse edilirken, teknik denetimi UNDP üstleniyor.
Kültürel Miras Teknik Komitesi eş başkanı Sotos Ktoris, gelişmeyi sosyal medyadan duyurdu ve işgal altındaki bölgelerde 70'ten fazla mezarlık ve dini alanda benzer koruma çalışmalarının eş zamanlı olarak sürdüğünü belirtti. Ayrıca, işgal altındaki Girne bölgesinde bulunan Agridaki köyündeki Ayios Charalambos Kilisesi'nde de bakım çalışmaları devam ediyor.
Derin Bir Helen ve Antik Miras Alanı
Ayios Demetrianos, Larnakas tis Lapithou olarak bilinen Rum köyünün ana kilisesiydi. Bölge, Kıbrıs'ın en önemli arkeolojik keşiflerinden birine ev sahipliği yapıyor: MÖ 3. yüzyılın başlarına ait Anat-Athena çift dilli yazıtı.
Aşağıdaki görselde bu nadir Greko-Fenike kaya yazıtı görülüyor:

Yazıtın bir yüzünde Kral Ptolemaios ile ilişkilendirilen Athena Soteira Nike'ye ("Kurtarıcı Athena, Zafer") adanmış bir Yunanca metin bulunurken, diğer yüzünde tanrıçayı Anat (antik Kenan/Fenike savaş tanrıçası) olarak tanımlayan bir Fenike metni yer alıyor. Girne dağlarında Larnakas tis Lapithou yakınlarında keşfedilen bu çift dilli eser, antik Lapethos'un zengin senkretik kültürünü ve bölgenin Türk işgal güçlerinin uzun süredir bastırmaya ve yeniden adlandırmaya çalıştığı derin Helen köklerini gözler önüne seriyor.
Restorasyon alanından gelen son görüntüler, yüksek platformlarda çalışan işçilerin zamanla yıpranmış kilisenin taş yapısını onardığını gösteriyor. Tıpkı kuzeydeki işgal altındaki birçok Rum dini yapısı gibi bu kilise de 1974 Türk askeri müdahalesinden bu yana terk edilme, yağmalanma ve bakımsızlıktan zarar gördü.
Yeniden Adlandırma ve Kültürel Yok Ediş
Türk müdahalesi ve Kıbrıslı Rumların kuzeyden etnik temizliğinin ardından, işgalciler bölge genelinde Rum yer adlarını sistematik olarak sildi. Lapithos, Helen kimliğini koparmak amacıyla Lapta olarak yeniden adlandırıldı. Bu Türkleştirme politikası, işgal altındaki bölgelerden Kıbrıslı Rum kültürel varlığını silmeye yönelik daha geniş bir kampanyanın parçası oldu.
Kültürel Miras Teknik Komitesi bu restorasyon projelerini işbirlikçi bir miras koruma çalışması olarak sunsa da, çoğu Kıbrıslı Rum bu durumu en iyi ihtimalle "acı-tatlı" bir gelişme olarak değerlendiriyor. İşgal altında yağmalanan ve çürümeye terk edilen kiliseleri onarmak için uluslararası fonlara ihtiyaç duyulması, 1974 müdahalesinin ve adanın süregelen bölünmüşlüğünün kalıcı sonuçlarını gözler önüne seriyor.
Avrupa Birliği, mali desteğiyle, yasa dışı Türk askeri kontrolü altında kalan ve asıl sahipleri olan Kıbrıslı Rumların geri dönmesine izin verilmeyen topraklardaki Rum kültür anıtlarının (Anat-Athena yazıtı kadar önemli eserlerin bulunduğu alanlar dahil) bakımını fiilen üstlenmiş oluyor.
Ayios Demetrianos'taki bu son proje, Kıbrıs'ın Helen mirasının direncini ve çözülmemiş Kıbrıs sorununun yarattığı kalıcı zorlukları bir kez daha gözler önüne seriyor. Birçok kişi, işgal, yerinden edilme ve kayıp şahıslar gibi temel sorunlar çözülmeden, sadece seçici restorasyonlarla gerçek bir uzlaşmanın sağlanamayacağını savunuyor.