ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki J. Paul Getty Müzesi'nde sergilenen MÖ 100'lü yıllara ait 'Tahtındaki Kadın ve Hizmetçisi' isimli mermer kabartma, sosyal medyada zaman yolculuğu tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Kullanıcılar, kabartmadaki hizmetçinin elindeki dikdörtgen nesnenin tıpkı bir dizüstü bilgisayar ve hatta yanındaki deliklerin USB portu gibi göründüğünü söylüyor. Kendini 'zaman yolcusu' olarak tanımlayan bazı kullanıcılar, bu görüntünün gelecekten gelen insanların antik Yunanistan'ı ziyaret ettiğinin kanıtı olduğunu iddia etti. Viral olan bir gönderide 'Bu zaman yolculuğunun kanıtı mı?' sorusu yöneltilirken, bir başkası 'USB bağlantı noktası bile var' esprisi yaptı.
Müze Açıklıyor
Ancak arkeologlar ve müze yetkilileri bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. J. Paul Getty Müzesi, nesnenin bir mücevher kutusu olduğunu açıkladı. Uzmanlar, Antik Yunan mezar sanatında kadınların sıklıkla mücevher kutuları veya kişisel eşyalarıyla tasvir edildiğini, bu örneğin de bundan farklı olmadığını vurguluyor. Müze, benzer kabartmalarla yapılan karşılaştırmaların, nesnenin kimliği konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmadığını belirtiyor.
Antik Yazı Tabletleri de Karıştırılmıştı
Bu eser, internette modern cihazlarla karıştırılan ilk antik obje değil. MÖ 5. yüzyıla ait bazı vazo resimlerinde, ellerinde katlanabilir bir cihaz tutuyormuş gibi görünen ve bir kalemle yazı yazan figürler yer alıyor. Tarihçiler, bu nesnelerin aslında balmumu tabletler olduğunu söylüyor. Kağıdın yaygınlaşmasından çok önce kullanılan bu tabletler, not almak ve yazışmak için oldukça pratikti.
Teori Neden Hâlâ Popüler?
Uzmanlara göre bu tür karıştırmalar, insanların tarihi eserleri kendi çağlarının teknolojisine göre yorumlama eğiliminden kaynaklanıyor. Zaman yolculuğu teorileri internette popülerliğini korusa da, Antik Yunanistan'da modern bir teknolojinin varlığına dair hiçbir arkeolojik kanıt bulunmuyor. Uzmanlar, bu kabartmanın Helenistik dönem mezar sanatının güzel bir örneği olduğunu ve iki bin yıldan uzun süre önce yaşamış varlıklı Yunan kadınlarının hayatına ışık tuttuğunu belirtiyor.