NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Çarşamba günü Yunanistan ile Türkiye arasındaki gerginlikle ilgili yorum yapmayı reddetti. Rutte, önceliğinin ittifak birliğini korumak olduğunu, ikili anlaşmazlıklar hakkında kamuoyu önünde değerlendirme yapmanın buna uygun olmadığını söyledi.
Ankara'daki NATO zirvesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Türk bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Rutte, 32 üyeli ittifakta müttefikler arasında farklılıkların kaçınılmaz olduğunu ancak kendi rolünün uyumu korumak olduğunu vurguladı. Kamuoyu önünde yorum yapmaktan kaçınmanın, gerektiğinde NATO'nun perde arkasında diyaloğu kolaylaştırmasına olanak tanıdığını belirtti. Soru, dolaylı olarak Yunanistan'a karşı casus belli (savaş nedeni) ilanına ve Başbakan Kiryakos Miçotakis'in son açıklamalarına değiniyordu.
Basın toplantısının başında Rutte, ittifakın Ukrayna'ya desteğini yineledi, NATO'nun İran'ın nükleer silah edinmemesi yönündeki uzun süredir devam eden tutumunu tekrarladı ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemini vurguladı. Ayrıca demokratik yönetimin seçimlerin ötesine geçtiğini, özgür basın ve barışçıl protesto hakkını da kapsadığını ifade etti.
Trump'tan F-35 satışına ilişkin açıklama
Çarşamba günü ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışını onaylayıp onaylamayacağına henüz karar vermediğini söyledi. Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD müttefiki olarak rolünü göz önünde bulundurarak konuyu değerlendirdiğini belirtti. Türkiye'nin ABD'ye birçok konuda yardımcı olduğunu söyleyerek Ankara'ya olumlu baktığını ima etti.
Miçotakis
Zirve sonrası ayrı bir açıklama yapan Miçotakis, Yunanistan'ın kendi F-35 tedarik programının planlandığı gibi ilerlediğini söyledi. Türkiye'nin programa yeniden katılmak istemesi halinde ABD mevzuatı kapsamında önemli yasal engellerle karşılaşmaya devam ettiğini savundu. Kısıtlamaların, Ankara'nın Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasından kaynaklandığını ve Washington'un 2019'da Türkiye'yi çok uluslu F-35 programından çıkarmasına yol açtığını belirtti.
Yunanistan Başbakanı ayrıca, ilk Yunan Hava Kuvvetleri pilotlarının 2027'de beşinci nesil savaş uçağında eğitime başlamasının planlandığını ve Yunanistan'a ait uçakların halihazırda üretimde olduğunu söyledi. Türkiye'nin casus belli'sini – 1995 tarihli, Yunanistan'ın karasularını yasal olarak 12 deniz miline çıkarması halinde askeri müdahale tehdidinde bulunan parlamento kararı – NATO müttefikleri arasındaki ilişkilerle bağdaşmayan tarihi bir anormallik olarak nitelendirdi.
Son iki gündeki haberlere göre, NATO zirvesi Atina'nın caydırıcılığı güçlendirme ve Ankara ile iletişim kanallarını açık tutma çabalarını öne çıkardı. Miçotakis, Yunanistan'ın yapıcı diyaloğu desteklediğini ancak ikili ilişkilerin iyileşmesinin uluslararası hukuka saygı ve uzun süredir devam eden tehditlerin ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini yineledi.
Türkiye'nin F-35'e erişiminin geleceği belirsizliğini koruyor. ABD'li yetkililer, olası herhangi bir politika değişikliğini Ankara'nın Rus S-400 sistemini elinde bulundurmaya devam etmesine ilişkin çözülmemiş endişelere bağlarken, ABD Kongresi'ndeki her iki partiden üyeler mevcut yaptırımların ve yasal kısıtlamaların yürürlükte olduğunu savunuyor. Trump yönetimi konuyu yeniden değerlendirmeye daha açık sinyali verse de, Batılı yetkililer ve analistler Türkiye'nin programa dönüşünün bu uzun süredir devam eden güvenlik endişelerinin çözümüne bağlı olduğu görüşünde.