Sarantaporo Muharebesi, 9-10 Ekim 1912'de yapıldı ve Birinci Balkan Savaşı'nda Tesalya cephesindeki ilk büyük Yunan zaferi oldu. Muharebe, Yunan ordusunun Osmanlı hâkimiyetindeki Makedonya'ya ilerlemesinin zeminini hazırladı.
Muharebenin Yunanistan için derin tarihi bir anlamı da vardı; zafer, ülkenin 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'ndaki yenilgisinden 15 yıl sonra gelmişti.
Taht Prensi Konstantin komutasındaki Tesalya Yunan Ordusu, stratejik açıdan önemli Sarantaporo dağ geçitlerini savunan Osmanlı kuvvetlerine karşı ilerledi. Osmanlı birliklerinin komutanı Hasan Tahsin Paşa idi; kuvvetleri Yunan ilerleyişinin kuzeye doğru durdurulmaya çalışıyordu.
Osmanlı savunma mevzilerinin güçlü olmasına rağmen Yunan ordusu çetin çarpışmaların ardından geçitleri yarıp geçti ve Osmanlı kuvvetlerini geri çekilmeye zorladı. Zafer, Servia ve Kozani yolunu açtı; ayrıca savaşın ilk haftalarında Makedonya'nın ele geçirilmesine yönelik Yunan seferini güçlendirdi.

Muharebe, koordinasyonun, kararlılığın ve ağır savunmalı araziyi aşabilme yeteneğinin önemini ortaya koydu. Balkan müttefikleri Osmanlı İmparatorluğu'na karşı harekâta geçerken Yunan ordusuna ayrıca kritik bir ivme kazandırdı.
Hasan Tahsin Paşa ile Esat Paşa ayrı cephelerde komuta ediyordu. Hasan Tahsin Paşa Selanik cephesindeki Osmanlı kuvvetleriyle bağlantılıydı; Esat Paşa ise Epir'deki Osmanlı kuvvetlerinin komutanıydı ve Yanya'nın savunması, Şubat 1913'te Bizani Muharebesi ile son buldu.

1912 ve 1913 seferlerini anlatırken bu ayrımı göz önünde tutmak önemlidir; zira Sarantaporo ve Bizani, ayrı cephelerde ve farklı zamanlarda yapılmış iki ayrı muharebedir.
Sarantaporo'daki zafer, Birinci Balkan Savaşı tarihinin ve Yunan ordusunun Makedonya'ya ilerleyişinin belirleyici bölümlerinden biri olmayı sürdürüyor.