Icerige atla
Politika 📰 65/100

Türk Parlamentosu'nda Kıbrıs'taki Sözde Devlet ve Ankara'nın Politikası Üzerine Tartışma

Türk Parlamentosu'nda Kıbrıs'taki Sözde Devlet ve Ankara'nın Politikası Üzerine Tartışma
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

ANKARA – Kıbrıs meselesi, Yeni Yol partisinin sözde devlete yönelik uluslararası tanınmama, izolasyon ve ambargolar hakkında bir önerge vermesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki tartışmaların odağındaydı.

Tartışma, hükümet ve muhalefet arasında Ankara'nın Kıbrıs politikası, Avrupa Birliği ile ilişkiler, Mavi Vatan doktrini ve Türkiye'nin uluslararası konumu üzerine geniş bir çatışmaya dönüştü.

Yeni Yol partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, sözde devletin adının 'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden 'Kıbrıs Türk Cumhuriyeti' olarak değiştirilmesi için önerge verdi.

Kaya, kendi görüşüne göre Kıbrıs Türklerinin tüm Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'in hidrokarbonları üzerinde hakları olduğu için 'artık kuzey ve güney Kıbrıs'tan söz edilmemesi gerektiğini' savundu.

Hükümeti, 2004 Annan Planı referandumundan sonra sözde devletin uluslararası izolasyonunu engelleyemediği için suçladı.

İşgal altındaki bölgelerdeki Tymbou havaalanına kısıtlamaların kaldırılması ve doğrudan uluslararası uçuşlara izin verilmesi yönündeki vaatlerin yerine getirilmediğini iddia ederken, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Avrupa Birliği'ne katılımını da eleştirdi.

İYİ Parti grup başkanvekili Turhan Çömez, Türkiye'nin 'Kıbrıs'ta önemli ölçüde zemin kaybettiğini' savunarak, Türk pozisyonlarını savunmanın yalnızca işgal altındaki bölgelerdeki altyapı projeleri ve devlet binalarına dayanamayacağını, daha güçlü bir diplomatik varlık gerektiğini söyledi.

Türk devletlerinin Kıbrıs Cumhuriyeti'nde büyükelçilik açmasını eleştiren Çömez, ayrıca Doğu Akdeniz'deki gelişmelere atıfta bulunarak, Rum tarafının Türkiye'nin Mavi Vatan doktrini kapsamında gördüğü alanlarda adımlar attığını iddia etti.

AKP milletvekili Orhan Erdem, sözde devletin güvenliğinin uluslararası tanınmasından bile daha önemli olduğunu belirterek, Türkiye'nin garantör güç olarak varlığının sözde devleti 'dünyanın en güvenli yerlerinden biri' haline getirdiğini savundu.

Ankara'nın işgal altındaki bölgelere yaptığı yatırımları savunan Erdem, devlet kurumlarının 'eski İngiliz binalarında veya tütün fabrikalarında' mı barındırılması gerektiğini sordu.

CHP, 2004 referandumunun sonucuna rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin sözde devlete yönelik uluslararası kısıtlamaların devamını engelleyemediğini savunarak, sorumluluğu hem Avrupa Birliği'ne hem de Türk hükümetine yükledi.

Kürt yanlısı DEM Parti ise herhangi bir çözümün Kıbrıs halkının iradesine dayanması gerektiğini savunurken, işgal altındaki bölgelerdeki ekonomik durumu da eleştirdi.

Yeni Yol grup başkanı Mehmet Emin Ekmen, Türkiye'nin işgal altındaki bölgelere desteğinin yeni hükümet binalarının inşasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.

Önceliğin hukukun üstünlüğü ve kamu düzenini güçlendirmek olması gerektiğini savunan Ekmen, işgal altındaki bölgelerde suç ve organize ağlarla ilgili ciddi sorunlar olduğunu iddia etti.

Malta'da Eğlen, İngilizce Öğren
Paylaş: