Kıbrıs Rum Kesimi Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiyotis, Washington DC'de düzenlenen yıllık PSEKA konferansında konuştu. Letimbiyotis, Lefkoşa'nın Kıbrıs Türkleriyle sadece sıradan bir toplantı daha yapmak istemediğini, bu görüşmeyi Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi için müzakerelerin yeniden başlamasına giden yolda bir "basamak" olarak kullanmayı hedeflediklerini belirtti. Taraflar arasında karşılıklı siyasi irade bulunması halinde bu hedefin ulaşılabilir olduğunu vurguladı.
Kıbrıs'ın "kritik bir an" yaşadığını ifade eden Letimbiyotis, Lefkoşa'nın Kıbrıs sorunuyla ilgili düzenlenecek yeni gayriresmi toplantının, müzakerelerin yeniden başlaması için bir sıçrama tahtası görevi görmesini arzuladığının altını çizdi.
Kıbrıs sorunundaki son gelişmelere de değinen Letimbiyotis, BM Genel Sekreteri Antonio Guterreş'in geçen mart ayında Kıbrıs Rum Kesimi Başkanı Nikos Hristodulidis'e müzakerelerin yeniden başlamasını amaçlayan "yeni girişimini" sunduğunu hatırlattı. Bu süreçte çeşitli seviyelerde temaslar yürütüldüğünü kaydetti.
Hükümet Sözcüsü, asıl hedefin muhtemelen "temmuz ayının son haftası veya ağustos ayının ilk haftasında" düzenlenecek yeni bir gayriresmi zirve olduğunu açıkladı.
Letimbiyotis, Kıbrıs'ın uluslararası alandaki faaliyetlerini genişletmesine rağmen, Başkan'ın "bir numaralı önceliğinin" ilk günden bu yana Kıbrıs sorunu olmaya devam ettiğini söyledi. Lefkoşa'nın AB'nin Türkiye ile yakınlaşmasını Kıbrıs sorunundaki ilerlemeye bağladığını belirten sözcü, Kıbrıs'ın Türkiye'nin Avrupa yolunun önünde "bir engel olmadığını" ve diğer üye devletlerden "ayrı bir yaklaşım" sergilemediğini ifade etti. "Kıbrıs Avrupa'dır. Avrupa da Kıbrıs'tır" diyen Letimbiyotis, bu gerçeği Lefkoşa'nın en önemli araçlarından biri olarak nitelendirdi.
Türkiye'ye verilen mesajın, Avrupa Birliği ile yakınlaşma konusunda "yolun açık olduğu" ancak "öncelikle" Kıbrıs sorununda adımlar atılması gerektiği yönünde olduğunu aktardı.
Kıbrıs'ın "geçmişte bir AB üye devletiydi, şu an da öyle ve gelecekte de öyle olacak" diyen Letimbiyotis, Türkiye'nin bunu nihayet "anlamaya başladığını" sözlerine ekledi.
Kıbrıs'ın son on yılda izlediği yola değinen sözcü, özellikle Washington'da ülkenin "sadece on yılda kaydettiği ilerlemeyi en dürüst şekilde" gözlemlemenin mümkün olduğunu belirtti.
ABD için Kıbrıs'ın "bölgenin güvenlik çapası" olmaya devam ettiğini kaydeden Letimbiyotis, bu yaklaşımın Lefkoşa'nın stratejisini yansıttığını söyledi. Lefkoşa'nın müttefiklerinden sadece yardım istemekle kalmayıp, onlara "faydalı olmayı" hedeflediğini belirten sözcü, "Önce Kıbrıs'ın küçük bir ülke olmasına rağmen güvenilirliği, dürüstlüğü, tutarlılığı ve azmiyle kendisine güvenilip güvenilemeyeceğini gösteriyoruz" dedi.
ABD ile ikili ilişkilere de değinen Letimbiyotis, bu ilişkilerin "en üst seviyede" olduğunu vurguladı.
İsrail-ABD-İran çatışmasının ardından yaşanan kriz günlerine de değinen sözcü, Kıbrıs'taki İngiliz Üsleri'nde "izole bir insansız hava aracı olayı" yaşandığını belirtti. Kıbrıs'ta günlük hayatın "her zamanki gibi" devam ettiğini, ancak ilk 48 saatin ülke için "gerçek riskin" henüz netleşmediği bir dönem olduğunu kaydetti.
Hükümet Sözcüsü'ne göre, Avrupalı ortakların verdiği anında yanıt, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin "modern tarihinin bir dönüm noktası" oldu. Yunan F-16'larının Kıbrıs üzerinde uçtuğunu, Fransa, İtalya ve Hollanda'nın da pratik destek sağladığını anlatan Letimbiyotis, verilen mesajın çok net olduğunu söyledi: "Kıbrıs'ın güvenliği, Avrupa Birliği'nin güvenliğidir." On yıllardır ilk kez Kıbrıs'a yönelik "koordineli bir dayanışma eylemi" sergilendiğini sözlerine ekledi.
Diasporaya ve konferansın organizatörlerine teşekkür eden Letimbiyotis, diasporanın Kıbrıs Cumhuriyeti'nin stratejisini sadece desteklemekle kalmayıp, birçok durumda "yola öncülük ettiğini" belirtti.
"3+1" yaklaşımının (Kıbrıs, Yunanistan, İsrail + ABD) diasporanın çabalarından ortaya çıkan sonuçların "en iyi örneklerinden biri" olduğunu kaydeden sözcü, "Öncülük etmeye devam edin, biz de denemeye devam edeceğiz" dedi.