Icerige atla
Genel ⭐ 78/100

Yunan Dışişleri Bakanı'ndan denizcilik özgürlüğü ve denizcilerin korunması çağrısı

Yunan Dışişleri Bakanı'ndan denizcilik özgürlüğü ve denizcilerin korunması çağrısı

Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, kritik deniz yollarına yönelik tehditlerin arttığı bir dönemde seyrüsefer özgürlüğünün ve denizcilerin korunması gerektiğini vurguladı. Yerapetritis bu açıklamayı, yeni kurulan Denizcilik ve Denizcilerin Güvenliği ve Korunması Dostlar Grubu'nun bakanlar düzeyindeki toplantısında yaptı.

Yerapetritis, deniz güvenliğine yönelik tehditlerin çoğaldığını belirtti. Uluslararası deniz taşımacılığına yapılan saldırıların canları riske attığını, küresel tedarik zincirlerini aksattığını ve gıda ile enerji güvenliğini etkilediğini söyledi.

Kızıldeniz'de ve diğer kritik deniz yollarında ticari gemilere ve denizcilere yönelik son saldırılara değinen Yerapetritis, denizcilerin korsanlık, silahlı çatışma, terör saldırıları ve diğer ciddi tehditler karşısında giderek daha savunmasız hale geldiğini ifade etti.

"Deniz taşımacılığını korumak, denizde çalışanları korumakla el ele gitmelidir" dedi.

Yerapetritis, uluslararası boğazlardan geçişte seyrüsefer özgürlüğüne özel önem verdi. Bu ilkeyi hem antlaşma hukukunun hem de uluslararası teamül hukukunun temel bir ilkesi ve küresel ticaretin kesintisiz yürütülmesinin dayanağı olarak nitelendirdi.

"Seyrüsefer özgürlüğü korunmalı; denizcilik ile denizcilerin güvenliği ve korunması, uluslararası hukuka ve özellikle Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) uygun olarak güvence altına alınmalıdır" diye konuştu.

Bu açıklamalar, deniz güvenliği ve UNCLOS'un uygulanmasının Atina'daki son görüşmelerde öne çıktığı bir döneme denk geliyor. Bunlar arasında deniz sınırları, deniz taşımacılığı, kritik altyapı, göç, gölge filolar ve deniz savaşı hukukunu ele alan 49. Uluslararası Okyanus Hukuku ve Politikası Konferansı (COLP49) da bulunuyor.

Yerapetritis, Yunanistan'ın BM Güvenlik Konseyi'nin seçilmiş üyesi olarak deniz güvenliğini öncelik haline getirdiğini de hatırlattı. Yunanistan, Mayıs 2025'teki Güvenlik Konseyi dönem başkanlığı sırasında deniz güvenliği alanında uluslararası işbirliğinin güçlendirilmesine ilişkin üst düzey bir açık oturuma ev sahipliği yapmıştı. Konunun, Yunanistan'ın ekim ayındaki yeni dönem başkanlığında Konsey gündemine yeniden gelmesi bekleniyor.

Yerapetritis, Uluslararası Denizcilik Örgütü'nün (IMO) merkezi rolüne ve denizcilerin korunmasında IMO ile Uluslararası Çalışma Örgütü arasındaki işbirliğine dikkat çekti.

Yerapetritis, Yunanistan'ın tutumunu üç öncelik etrafında özetledi: daha güvenli denizler ve denizciler için daha fazla koruma, uluslararası boğazlardan geçişte seyrüsefer özgürlüğünün korunması ve 2006 Deniz Çalışma Sözleşmesi'nin daha tutarlı uygulanması.

Eski bir denizci sözüne atıfta bulunan Yerapetritis, "Denizciler olmasaydı dünyanın yarısı donar, diğer yarısı aç kalırdı" dedi.

Bakan, Yunanistan'ın, Hindistan ve Liberya'nın girişimiyle kurulan Dostlar Grubu'nun diğer üyeleriyle birlikte çalışmaya hazır olduğunu söyledi. Amaç, uluslararası deniz güvenliğine ilişkin ortak taahhütleri somut eyleme dönüştürmek.

Deniz güvenliğine ilişkin daha geniş tartışma, Yunanistan ile Türkiye arasında doğu Akdeniz'deki deniz sınırları ve UNCLOS'un uygulanması konusundaki uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarının gölgesinde yürütülüyor. UNCLOS'u imzalayan ve onaylayan Yunanistan, çözüm bekleyen temel anlaşmazlığın kıta sahanlığı ile münhasır ekonomik bölgenin sınırlandırılması olduğunu savunuyor. Türkiye ise sözleşmeye taraf değil ve bazı hükümlerine itiraz ediyor. Atina ayrıca 2019 tarihli Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını ve uluslararası hukukla bağdaşmadığını düşündüğü "Mavi Vatan" doktrinini reddediyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü