Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Yunanistan'dan Türkiye'nin deniz koruma alanı ilanına sert tepki: Geçersiz ve hukuki dayanağı yok

Yunanistan'dan Türkiye'nin deniz koruma alanı ilanına sert tepki: Geçersiz ve hukuki dayanağı yok
Deniz, Kum, Güneş... ve İngilizce

Yunanistan, Türkiye'nin 15 Ağustos'ta ilan ettiği deniz koruma alanlarını, sınırlarının Yunan kıta sahanlığına taştığı gerekçesiyle "geçersiz ve hukuki etkisi olmayan" adımlar olarak nitelendirerek Perşembe günü Ankara'daki büyükelçiliği üzerinden resmi bir diplomatik nota ile protesto etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan ve ertesi gün Resmi Gazete'de yayımlanan kararnamelerle, doğu Akdeniz'de Muğla ve Antalya açıklarında 21 bin 706 kilometrekarelik alanı kaplayan Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı ile Çanakkale ve Tekirdağ açıklarında 1.742 kilometrekarelik Kuzey Ege Deniz Milli Parkı ilan edilmişti. Fethiye-Kaş parkı Türkiye'nin Meis olarak adlandırdığı Kastellorizo adası çevresindeki sulara kadar uzanırken, Kuzey Ege parkı Semadirek ve Limni adaları arasındaki sulara doğru genişliyor.

Atina'nın protestosu sadece deniz parklarını değil, aynı zamanda Ankara'nın turizm, yenilenebilir enerji, sanayi ve lojistik projelerinin geliştirilebileceği alanlara ilişkin üç Yunan mekânsal planına yaptığı itirazları da hedef aldı.

Diplomatik kaynaklar, protesto notasının teslimi sırasında Türkiye Dışişleri Bakanlığı'nın da Atina'ya kamuoyu önünde reddettiği görüşlerini tekrarlayan diplomatik notlar sunduğunu aktardı. Yunan tarafı, Türkiye'nin iddialarını "keyfi ve herhangi bir hukuki dayanağı olmayan talepler" olarak kesin bir dille reddederken, Ege'deki egemenliğin "ilgili uluslararası antlaşma metinleri tarafından açık ve kesin bir şekilde belirlendiğini" savundu. Yunan Dışişleri Bakanlığı, deniz hukuku uyarınca hiçbir ülkenin açık denizlerde veya başka bir ülkenin kıta sahanlığında tek taraflı olarak deniz koruma alanı ilan edemeyeceğini vurguladı.

İki NATO müttefiki, Aralık 2023'te gerilimi düşürme amaçlı bir dostluk deklarasyonu imzalamış olmasına rağmen, Ege ve doğu Akdeniz'deki kıta sahanlıkları veya münhasır ekonomik bölgeler konusunda henüz anlaşmış bir sınıra sahip değil. Yunanistan, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) atıfta bulunarak Kastellorizo gibi adaların kıta sahanlığı ve ekonomik bölge haklarına sahip olduğunu savunurken; sözleşmeye taraf olmayan Türkiye, sınırların adalara dar bir alan bırakacak şekilde değil, hakkaniyet ve coğrafya temelli anlaşmalarla belirlenmesi gerektiği tezini koruyor.

Türkiye'nin bu kararnameleri, Yunanistan'ın Temmuz 2025'te İyon ve güney Ege denizlerinde tamamen kendi karasularında olduğunu belirttiği deniz parkları oluşturmasının ardından geldi. Ankara o dönemde, çevre programlarının tartışmalı ada, adacık ve kayalıklar üzerindeki egemenlik iddialarını ilerletmek için kullanılmaması gerektiği uyarısında bulunarak Yunan parklarına karşı çıkmıştı.

Deniz koruma alanları üzerinden yaşanan bu tartışma, Yunanistan'ın Türkiye'nin eylemlerine dair daha geniş kapsamlı endişelerini Avrupa Birliği ortaklarıyla da paylaştığı bir döneme denk geliyor. Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis, Çarşamba günü İrlanda'da düzenlenen AB dışişleri bakanları gayriresmi toplantısında, Yunan yetkililerin Türkiye ile ilişkilerde artan zorluklar olarak tanımladığı konuları masaya yatırdı.

Yerapetritis, silahlı F-16 savaş uçaklarının dâhil olduğu ihlaller de dâhil olmak üzere Yunan ulusal hava sahası ihlallerinde niceliksel ve niteliksel bir artışa dikkat çekti. Bakan, yakın zamanda Aleksandrupoli Havalimanı yakınında uçan ve iki Yunan F-16'sı tarafından engellenen Türk insansız hava aracı olayını da gündeme taşıdı.

Yerapetritis, "Mavi Vatan" doktrininin sürekli olarak teşvik edilmesine de atıfta bulunarak, Türkiye'nin çevre denizlerde geniş haklar iddia ettiği bu politika doğrultusunda Meclis'e bir yasa tasarısı sunulmasının, Ankara'nın daha fazla tırmanış arzusuna işaret edeceği uyarısında bulundu. Atina, uluslararası hukuku ihlal ettiğine inandığı ve egemenlik haklarını etkilediği tek taraflı eylemleri Avrupa ve uluslararası ortakları nezdinde gündemde tutmaya devam edeceğini açıkça ortaya koydu.

Malta'da garsonluk gibi işlerle çalışarak İngilizceni geliştir. Başvur →
Paylaş: