Yunan hükümet sözcüsü Pavlos Marinakis çarşamba günü, ABD ara seçimlerinin sonucunun Atina ile Washington arasındaki ilişkileri etkilemeyeceğini söyledi. Marinakis, ABD'yi stratejik bir müttefik olarak niteledi ve Yunanistan'ın Kongre'deki etkili isimlerle temas kurmasının önemine dikkat çekti.
Marinakis, ABD seçimlerindeki son gelişmeler ve Demokratların Senato'daki zaferi hakkında yaptığı açıklamada, “Yunan-Amerikan ilişkileri güçlü kalmaya devam edecek. ABD stratejik bir müttefik ve bu sonuçtan hiçbir şey etkilenmeyecek.” dedi.
Marinakis ayrıca, önümüzdeki dönemde Kongre'nin kilit komitelerinde görev alması beklenen siyasetçilerle ilişkileri sürdürmenin önemini vurguladı.
Marinakis, “Yunan hükümetiyle iyi ilişkileri olan kişilerin önemli komitelerde yer alacağı anlaşılıyor. Bu, ülke için önemli.” dedi.
Marinakis, Çipras'ı 2019 ceza kanunları konusunda eleştiriyor
Hükümet sözcüsü, eski Başbakan Çipras'ın son dönemde 2019'da kabul edilen ceza kanunlarını uzman tavsiyelerine dayandığı gerekçesiyle savunmasının ardından, bu konudaki siyasi tartışmaya da değindi.
Marinakis, Çipras'ın ülkenin tarihini yeniden yazarak siyasi sahneye geri dönmeye çalıştığını öne sürdü. Marinakis ayrıca Çipras'ın iktidardaki performansını da eleştirdi; Novartis davasına ve görevi ihmal suçundan mahkûm olan eski bakanlara atıfta bulundu.
Marinakis'e göre Çipras hükümetinin ceza kanunlarında değişiklik yapmak için dört buçuk yılı vardı. Marinakis, eski SYRIZA Adalet Bakanı Stavros Kontonis'in tartışmalı hükümleri “aşırı bir dolaşıklık hareketi” olarak nitelendirmesini de hatırlattı.
Marinakis, “Bay Çipras dönüp bizi suçlamamalı. Konuyu gündeme getiren kendi adalet bakanı.” dedi.
Hükümet Türkiye politikasını savunuyor
Marinakis'e ayrıca eski Başbakan Antonis Samaras'ın hükümetin dış politikasına ve Türkiye ilişkilerinin yönetimine yönelik son eleştirileri soruldu.
Başbakan Kyriakos Miçotakis'in yaklaşımını savunan Marinakis, Yunanistan'ın son yedi yılda tutarlı bir ulusal stratejiyi izleyerek konumunu güçlendirdiğini söyledi.
Marinakis, “Türkiye'ye yönelik tutumumuz açık: Diyaloğa evet, ama hiçbir taviz vermeden. Bir yenilgi görmüyorum. Türklerle görüşmeler yapan bir Yunanistan görüyorum, ama kimse casus belli meselesini gündeme getirmedi.” dedi.
Casus belli ifadesi, Türkiye'nin Yunanistan'ın Ege Denizi'ndeki karasularını 12 deniz miline genişletmesini savaş sebebi sayacağı yönündeki açıklamasına atıfta bulunuyor.
Marinakis, Yunanistan'ın hiçbir iddiasından vazgeçmeden ve taviz vermeden Türkiye ile barışçıl bir arada yaşama arayışında olduğunu belirtti.
Marinakis ayrıca Yunanistan ile Kıbrıs arasındaki elektrik enterkonnekte projesine de değindi. Projenin belirlenmiş takvime göre ilerleyeceğini söyleyen Marinakis, konunun ulusal bir yenilgi olarak nitelendirilmesine yanıt verdi.
Marinakis, “Kablo konusunda hiçbir koşulda geri adım atmayacağız. Bu Avrupa projesi ve Kıbrıs'ın enerji izolasyonuna son veriyor.” dedi.
Marinakis, borç yönetimi düzenlemesindeki 23. maddenin çıkarılmasını açıklıyor
Hükümet sözcüsü ayrıca, finans kuruluşları ve yatırım fonları adına kredileri yöneten şirketlere ilişkin kanun tasarısının 23. maddesinin çıkarılması kararını savundu.
Marinakis, bu hükmün hatalı olduğu için değil, muhalefet partilerinin tüm tasarıyı reddetmesi için bahane olmasın diye çıkarıldığını söyledi.
Marinakis, muhalefetin dikkatini 23. maddeye yoğunlaştırıp tasarıdaki diğer 16 maddeyi göz ardı ettiğini öne sürdü. Hükümet, bu maddelerin borçlulara fayda sağlayan önlemler içerdiğini savunuyor.
Marinakis ayrıca Çipras'ın SYRIZA liderliğindeki önceki hükümet döneminde uygulamaya koyduğu politikaları da eleştirdi. Bu politikalar arasında kredilerin yatırım fonlarına devredilmesine izin verilmesi, konut sahiplerinin ev haczine karşı korunmasının kaldırılması ve elektronik mülk açık artırmalarının başlatılması yer alıyor.
Marinakis, bu uygulamaları mevcut hükümetin müdahaleleriyle karşılaştırdı. Marinakis'e göre mevcut hükümetin adımları binlerce kişiye rahatlama sağladı.