Yunanistan, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya, Büyük Prespa bölgesinin UNESCO Dünya Mirası statüsü kazanması için ortak bir girişimi ilerletiyor. Girişim, üç ülkenin ortak sınırında yer alan doğal ve kültürel mirası tek bir çatı altında topluyor.
Üç ülkenin kültür bakanları girişimi güçlendirmek için bir araya geliyor. Yunanistan'ı Lina Mendoni, Arnavutluk'u Blendi Gonxhja, Kuzey Makedonya'yı Sedat Sulejmani temsil ediyor. İş birliğinin amacı, Büyük Prespa'nın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer almayı hak eden benzersiz bir biyokültürel ekosistem olduğunu ortaya koymak.
Bir süredir hazırlığı süren girişim, sınır ötesi iş birliğinin Balkanlar'da dostluğu, kültür alışverişini ve sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmedeki rolüne de dikkat çekiyor.
İş birliği üzerine kurulu sınır ötesi çaba
Üç ülke arasındaki iş birliği, bölgede iş birliği çerçevesi olarak 2000'de kurulan Prespa Parkı'na dayanıyor. Ortak hedefler ve projeler üzerinde birlikte çalışma deneyiminin, bölgenin Dünya Mirası Listesi'ne eklenmesine ilişkin başvuruyu güçlendirmesi bekleniyor.
Yunanistan, Arnavutluk ve Kuzey Makedonya, gölün kendi sınırları içinde kalan bölümlerini zaten ulusal geçici listelerine dahil etti; bu listeler, her ülkenin UNESCO tanınması için aday göstermeyi planladığı alanları içeren envanterler olarak tanımlanıyor.
Sıradaki adım, eksiksiz belgelenmiş ortak bir sınır ötesi adaylık dosyasını sunmak. Başvuru daha sonra Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) ile Anıtlar ve Sitler Uluslararası Konseyi (ICOMOS) gibi uluslararası danışman kuruluşlar tarafından değerlendirilecek; nihai kararı UNESCO Dünya Mirası Komitesi verecek.
Başvuru onaylanırsa Büyük Prespa bölgesi resmen Dünya Mirası Listesi'ne eklenecek.
Doğal ve kültürel mirasın bir arada olması
Büyük Prespa, sulak alanların korunmasına yönelik uluslararası bir anlaşma olan Ramsar Sözleşmesi ve Avrupa Birliği'nin Natura 2000 korunan alanlar ağı kapsamında koruma altında bulunuyor.
Bölge, nadir ve korunan türler için sulak alan yaşam alanı olmasının ötesinde, üç ülkenin topraklarına yayılmış Bizans ve geç Bizans dönemi anıtlarını barındırıyor.
Ekolojik zenginlikle kültürel mirasın bu bileşimi, önerilen adaylığı özellikle anlamlı kılıyor. UNESCO, doğal ve kültürel değeri bir araya getiren karma miras alanlarına ve ortak yönetişim öngören uluslararası girişimlere özel önem veriyor.
Ortak başvuru bu nedenle yalnızca bölgenin ayırt edici mirasını değil, üç ülkenin sınır ötesi iş birliğiyle bu mirası koruma ve yönetme taahhüdünü de öne çıkarmayı hedefliyor.