Kiryakos Miçotakis'in, ekim ayında toplanacak Avrupa Konseyi'nde düşük enerji fiyatları ve hedefli, geçici destek tedbirleri için çağrı yapması bekleniyor. Bu desteklerin hanehalkının yanı sıra özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik olması öngörülüyor. Başbakan, Larissa'daki açıklamalarında masaya yatırmayı planladığı konulara şimdiden işaret etmişti.
Hükümet kaynaklarına göre başbakan, uluslararası belirsizlik ve Hürmüz Boğazı'ndaki aksamalar nedeniyle Avrupa'nın yeni bir enerji krizi yaşadığını vurgulayacak. Bu nedenle artan enerji maliyetlerine çözüm bulunması gerektiğini söyleyecek.
Yunan tarafının, zorlu bir kışın yaklaştığını belirterek yüksek fiyatların hanehalkı ve işletmeler üzerindeki etkisini sınırlamak için tedbirler gerektiğini vurgulaması bekleniyor. Finansal piyasalar huzursuzluk belirtileri göstermeye devam ederken bu tedbirlerin mali istikrar ve sürdürülebilirlikten ödün verilmeden alınması gerektiği ifade edilecek.
Avrupa Konseyi'nin gündeminde ayrıca Avrupa ekonomisinin rekabetçiliği, AB'nin yeni bütçesi üzerindeki müzakereler, AB genişlemesi ve Ukrayna'daki son gelişmeler yer alıyor.
Enerji Krizi ve Rekabetçilik Tartışmaların Merkezinde
Hükümet kaynaklarına göre Kiryakos Miçotakis, Avrupa Enerji Piyasası'nın tamamlanmasının ve enerji bağlantılarının güçlendirilmesinin önemini yeniden dile getirecek. Bu arada mevcut koşulların orta vadeli tedbirleri gerektirdiğine de dikkat çekecek.
Başbakan, yeşil dönüşümün uzun vadeli bir hedef olmaya devam ettiğini, ancak Avrupa'nın enerji güvenliğine yaklaşımını yeniden değerlendirmesi ve politikalarını yeni koşullara uyarlaması gerektiğini vurgulayacak.
Aynı kaynaklara göre Avrupa iklim politikası, enerji maliyetlerinin nispeten düşük olduğu bir dönemde tasarlandı. Ancak o tarihten bu yana koşullar değişti.
Bu bağlamda Kiryakos Miçotakis, yüksek enflasyonun yaşandığı bir ortamda Avrupa'nın sanayinin karşılaştığı artan enerji maliyetlerini ele alıp aynı anda yeşil dönüşüm taleplerini karşılayıp karşılayamayacağı ve mali istikrarı koruyup koruyamayacağı sorusunu gündeme getirmesi bekleniyor.
Öte yandan Yunan tarafı, yeni enerji krizinin Avrupa ekonomisinin rekabetçilik açığını daha da belirgin hale getirdiğine ve Avrupa Birliği'nin kritik bağımlılıklarını azaltma ihtiyacını ortaya koyduğuna inanıyor.
Başbakanın, Letta ve Draghi raporlarında yer alan önerilerin hayata geçirilmesi için baskı yapması bekleniyor. Bu arada Avrupa mevzuatını sadeleştirmeye yönelik girişimlerde kaydedilen ilerlemenin tatmin edici olmadığına da işaret edecek.
Vurgulayacağı konular arasında '28. rejim' olarak bilinen düzenleme de yer alıyor. Hükümet kaynaklarına göre bu konuda gerekli ilerleme sağlanamadı.
Yunanistan'ın Avrupa Bütçesi, Genişleme ve Göç Konusundaki Tutumu
Atina, Avrupa Birliği'nin Çok Yıllı Mali Çerçevesi'ne ilişkin görüşmelere de özel önem veriyor. Bu görüşmeler, İrlanda Dönem Başkanlığı'nın hazırladığı gözden geçirilmiş müzakere çerçevesi temelinde sürüyor.
Hükümet kaynaklarına göre Yunanistan'ın tutumu açık: AB'nin artan hedefleri daha az kaynakla karşılanamaz.
Yunanistan, savunma, güvenlik, araştırma ve inovasyon başta olmak üzere Birliğin yeni önceliklerini karşılayabilecek iddialı bir Avrupa bütçesini destekliyor.
Ancak Atina, bu yeni önceliklerin Kohezyon Politikası ve Ortak Tarım Politikası (OTP) pahasına finanse edilemeyeceğini açıkça ortaya koyuyor.
Aynı kaynaklara göre Yunanistan bu alanlarda daha fazla kesintiyi kabul etmeyecek; ancak AB'nin yeni bir öz kaynaklar paketi üzerindeki tartışmalara açık olmayı sürdürüyor.
Yunan taraf bu konudaki ilgili önerilerini zaten sundu. Önerilerin temel koşulu ise maliyetlerin paylaştırılmasında daha az gelişmiş ekonomilerin orantısız bir yük altına girmemesi.
Avrupa genişlemesine gelince hükümet kaynakları, Yunanistan'ın bunu Avrupa'nın güvenliği ve istikrarı açısından stratejik bir yatırım olarak görmeye devam ettiğini kaydediyor.
Öte yandan Atina, her aday ülkenin ilerlemesinin kendi performansına bağlı olması gerektiğinde ısrar ediyor.
Yunanistan, AB'nin karar alma usullerinin değiştirilmesini desteklemiyor. Ayrıca iç reformları ve genişlemeyi tek bir paket olarak ele alınmaması gereken iki ayrı süreç olarak değerlendiriyor.
Hükümet brifingine göre Avrupa Komisyonu'nun ilgili önerisi, aceleci kararlar yerine dikkatle incelenmesi gereken bir öneri.
Son olarak göç konusunda Yunan tarafının, Avrupa Birliği'nin dış sınırlarının korunmasının önemini yeniden dile getirmesi bekleniyor.
Hükümet kaynaklarının belirttiğine göre Yunanistan, bu önceliği ilk dile getiren üye devletler arasında yer aldı. Yunanistan, kitlesel gelişlerin ya da göç baskısının silah olarak kullanılmasının yaşandığı acil durumları yönetmek için bir Avrupa mekanizması kurulmasına yönelik Yunan önerisine Avrupa Komisyonu'nun verdiği desteği memnuniyetle karşıladı.
Atina'ya göre 2020'de Evros'ta yaşananlar bu tür bir durumun karakteristik bir örneği olarak gösteriliyor. Atina, benzer olaylara müdahale edebilmek için bir Avrupa mekanizmasına ihtiyaç olduğunu savunuyor.