Yunan sağlık makamları, özel sağlık kuruluşlarında yaptıkları denetimlerde son kullanma tarihi geçmiş aşılardan yetkisiz tıbbi müdahalelere, gerekli niteliklere sahip olmayan kişilerce sunulan hizmetlere kadar bir dizi usulsüzlük ortaya çıkardı. Bulgular, Ulusal Şeffaflık Kurumu'nun raporlarına dayanıyor.
Denetimlerde ayrıca uzman olmayan personelin gerçekleştirdiği tıbbi işlemler, gerekli uzmanlar bulunmadan sunulan sağlık hizmetleri ve görüntülü arama yoluyla uzaktan verilen tıbbi yönlendirmeler de tespit edildi.
Bu bulgular, Yunan şarkıcı Giorgos Mazonakis'in Atina'nın Kolonaki semtindeki özel bir tıp merkezinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın ardından, özel sağlık kuruluşlarının nasıl denetlendiğini yeniden tartışmaya açtı.

Özel tıp merkezlerini kim denetliyor?
Yunanistan'da 2019'dan bu yana, müfettişleri "Sağlık Korucuları" olarak bilinen eski Sağlık ve Refah Hizmetleri Denetim Birimi'ne (SEYYP) benzer tek bir denetim mekanizması bulunmuyor.
SEYYP, 2019 tarihli bir yasayla kaldırıldı ve görevleri Ulusal Şeffaflık Kurumu'na devredildi. Tıp merkezlerinin ruhsatlandırılması, denetlenmesi ve işletilmesine ilişkin konularda ise yerel tabip odaları sorumluluk üstlendi.
Mazonakis davası, "klinik" olarak tanıtılan bir merkezin aslında 2013'ten beri dahiliye muayenehanesi ruhsatı taşıdığını, buna rağmen plazmaferez cihazı işlettiğini ve özel izin olmadan tedaviler uyguladığını ortaya koydu. Davada suçlanan doktorun da Honolulu'da eğitim görmüş bir jinekolog olarak tanıtılmasına rağmen tıbbi uzmanlık dalına sahip olmadığı belirtildi.
Binlerce denetim
Ulusal Şeffaflık Kurumu daha önce de benzer vakaları soruşturmuştu.
Atina Tabip Odası'nın verilerine göre, 2024'ten bu yana işletme belgesi verilmesi ya da değiştirilmesi amacıyla yaklaşık 5.500 kuruluş denetimden geçti. Aynı dönemde örneklem usulüyle ya da şikayet üzerine yaklaşık 1.000 ek denetim daha yapıldı.
Ta Nea gazetesinin ulaştığı bilgilere göre Ulusal Şeffaflık Kurumu da tıp merkezlerinde yaptığı kontrollerin ardından 1.500 denetim raporu hazırladı.
Beş yıllık dönemde ise disiplin kurullarına veya cezai değerlendirme için yargı makamlarına yalnızca 26 vaka sevk edildi.
Kurum, denetim raporlarının basit ya da otomatik bir sürecin ürünü olmadığını vurguladı. Ta Nea'ya konuşan kaynaklar, her vakanın tek tek değerlendirildiğini; araştırmacıların kanıt topladığını, çapraz kontrol yaptığını, olguları incelediğini ve sonuca varmadan önce bulgularını belgelediğini aktardı.
Dermatolog olmadan saç ekimi
Kurumun denetimleri; tıp merkezleri, tanı laboratuvarları, klinikler, ruh sağlığı kuruluşları, yardımcı üreme üniteleri, kordon kanı bankaları, kronik diyaliz üniteleri, eczaneler ve güzellik merkezlerini kapsayan 287 vakada bulgu ortaya koydu.
Bazı vakalarda doktor olmayan kişilerin tıbbi işlem yaptığı iddia edildi.
Bir vakada müfettişler, saç ekimi dahil tıbbi işlemlerin uzman olmayan personel tarafından yapıldığı yönündeki şikayet üzerine Attika'daki özel bir tıp merkezini inceledi.
Müfettişler, bir dermatoloji muayenehanesinin dermatolog bulunmadan faaliyet gösterdiğini tespit etti. Saç ekimleri bir anestezi uzmanı ve hemşireler tarafından yapılıyordu; üstelik hemşirelerden birinin meslek icra ruhsatı bile yoktu.
Bir başka vakada ise bir kuruluşun psikolog çalıştırmadan ruh sağlığı hizmetlerinin reklamını yaptığı ve bu hizmetleri sunduğu belirlendi.
Bir başka denetimde, bir çocuk doktorunun son kullanma tarihi geçmiş bir aşıyı uyguladığı ortaya çıktı. Müfettişler ayrıca, işletmeden sorumlu bilimsel sorumlunun gözetimi ve varlığı olmadan faaliyet gösteren kuruluşlar da tespit etti.
Ayrı bir vakada ise bir tıp merkezi çalışanının, doktorun görüntülü arama yoluyla yönlendirmesiyle tıbbi işlem gerçekleştirdiği belirlendi.
Tıp diploması olmayan alternatif "terapist"
Kurum, tıp diploması olmayan alternatif bir "terapistin" faaliyet gösterdiği iki naturopati merkezini de inceledi.
Kadının internet siteleri vardı ve sosyal medyada aktifti. Denetim bulgularına göre çok sayıda hastalık ve rahatsızlığa ilişkin desteksiz tedavi iddialarında bulunuyor ve yetkisiz şekilde tıp uyguladığı belirtilen cihazlar kullanıyordu.
Ayrıca Yunanistan Ulusal İlaç Kurumu'nun onayı olmadan kolloidal gümüşü gıda takviyesi olarak tanıtıyordu.
Merkezlerde biyorezonans cihazları kullanılıyordu; doktor olmayan kişilerin bu tür cihazlara sahip olup olamayacağı ise belirsizdi. Kadın ayrıca merkezlerden gıda takviyesi satıyordu; oysa bu ürünler yalnızca eczanelerde satılabiliyor.
Kurum, Yunanistan'da alternatif tıp merkezlerini düzenleyen bir çerçeve bulunmadığını, bu merkezlerin mesleki sertifika ya da işletme ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiğini kaydetti.
Denetimin ardından rapor; Ulusal İlaç Kurumu'na, Sağlık Bakanlığı'na, Merkez Sağlık Konseyi'ne, Maliye Bakanlığı'na ve savcılığa gönderildi.
Yasa dışı kliniğe dönüştürülen ev
Bir şikayet üzerine başlatılan başka bir vakada müfettişler, bir doktorun özel bir konutu yetkisiz kliniğe dönüştürdüğünü, burada estetik ve dermatolojik hizmetler sunduğunu ve sosyal medya profili üzerinden müşteri çektiğini tespit etti.
Müfettişler, A tipi botulinum toksini içeren reçeteli ilaçlar Dysport ve Botox paketlerinin yanı sıra sahte Dysport ambalajları, kökeni bilinmeyen flakonlar ve Yunanistan'da yasa dışı dolaşımda olan enjekte edilebilir büyüme hormonu preparatları buldu.
Ayrıca hyaluronik asit ürünleri ile şırınga, iğne, pamuk, eldiven ve muayene masası örtü ruloları gibi tıbbi malzemeler ele geçirildi.
Bulgular, konutun tıp merkezi olarak kullanıldığı değerlendirmesiyle örtüşüyordu.
Reçetesiz 45 aşı
Özel bir çocuk doktoru ile bir eczane sahibinin ilaç ve aşı reçete edip dağıtmasına ilişkin başka bir soruşturmada müfettişler, reçetelerin soruşturulan eczaneye yönlendirildiğine dair kanıtlar buldu.
Çocuk doktorunun muayenehanesinde yapılan yerinde incelemede, reçete edilmemiş 45 aşı tespit edildi. Aşılar, karşılık gelen reçeteler düzenlenmeden soruşturulan eczaneden temin edilmişti.
Ulusal Şeffaflık Kurumu'nun raporu disiplin incelemesi ve Atina Temyiz Mahkemesi savcılığına gönderildi. Yunanistan'ın ulusal sağlık sigortası kurumu EOPYY de eczacıdan açıklama istedi.
Kordon kanı bankaları da incelendi
Kurum, yasal şekilde faaliyet gösterip göstermediklerini belirlemek amacıyla sekiz özel kordon kanı bankasını da denetledi.
Denetim raporundaki tavsiyeler üzerine Sağlık Bakanlığı, bu bankalardan ikisine faaliyetlerini durdurma talimatı verdi ve iki yıl boyunca işletme ruhsatı başvurusu yapmalarını kısıtladı.
Bir kordon kanı bankasına ilişkin denetim raporu, kök hücrelerin özel bir okula nakledildiğinin tespit edilmesinin ardından Eğitim Bakanlığı'na da gönderildi.
Disiplin cezaları uygulanırken ilgili savcılık tarafından ön soruşturma başlatıldı.
Ulusal Şeffaflık Kurumu, bir denetim raporunun belirli bir araştırma sürecinin belgelenmiş sonucu olduğunu; eksiksizliğin ve tarafsızlığın zaman, sistematik inceleme ve davranışları araştırılan kişilerin görüşlerinin dikkate alınmasını gerektirdiğini vurguladı.
Kurum kaynakları, denetim tamamlanmadan sonuçların önceden belirlenemeyeceğinin altını çizdi.