Türkiye'nin deniz koruma alanı ilanlarının ardından Yunanistan ve Kıbrıs, aralarındaki elektrik bağlantısı hattını yeniden hayata geçirmek için düğmeye bastı. Fransa'nın da projeye dahil olmasıyla kritik bir sınav veren girişim, Yunan-Türk ilişkileri açısından yeni bir gerilim hattı oluşturuyor.
Projenin yeniden hayata geçme ihtimali, Türkiye'nin Temmuz 2024'te Kasos (Kaşot) açıklarındaki batimetrik araştırmalara tepki gösterip engel olmasıyla çalışmaların fiilen durdurulmasından sonra gündeme geldi. Ankara, bölgedeki Yunan girişimlerine doğrudan karşılık veriyorsa, projeyi yeniden başlatmaya yönelik atılacak adımlara da bir şekilde tepki göstermesi bekleniyor.
Kıbrıs hükümetinden bir kaynağın verdiği bilgiye göre, geçen hafta Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis arasında bir dizi telefon görüşmesi gerçekleştirildi. Görüşmelerde, projenin yeniden başlatılmasına yönelik prosedürlerin hızlandırılması ele alındı.
Kaynaklar, Fransız yatırım grubu Meridiam'ın elektrik kablosu projesinde çoğunluk hissesini devraldığı anlaşmadan önce de benzer bir temas turu yürütüldüğünü belirtti. Son görüşmelerde ise projenin en az sorunla yeniden başlaması ve tamamlanması için atılması gereken sonraki adımlar masaya yatırıldı.
Projenin en kritik aşamalarından biri, kablonun döşenmesi için ön şart olan batimetrik araştırmaların yeniden başlaması. Üst düzey siyasi istişarelerde, proje için Navtex (denizcilere duyuru) ilan edilmesi sürecinin koordinasyonuna odaklanılıyor.
Tüm gözler şimdi Türkiye'nin vereceği tepkiye çevrildi. Ankara'nın tutumunun, projedeki Fransız varlığının güçlenmesinden ve araştırmaları bir Fransız şirketinin yürütme ihtimalinden etkilenip etkilenmeyeceği merak konusu. Çözüm bekleyen bir diğer önemli mesele ise Türkiye'nin, geniş bölgedeki hiçbir enerji projesinin kendi onayı olmadan ilerleyemeyeceği yönündeki kararlı tutumunu koruyup korumayacağı.
Hükümet kaynakları, projenin yüklenici firmanın takvimine uygun şekilde ilerleyeceğini belirtti. Kaynaklar, "Yunanistan, Kıbrıs, Fransa ve Avrupa Birliği'nin siyasi iradesi zaten kesin olarak kabul edilmeli. Bizim açımızdan, projenin tam ve engelsiz bir şekilde hayata geçirilmesi için ne gerekiyorsa yapacağız" ifadelerini kullandı.
Öte yandan Yunan Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, deniz koruma alanı ilanlarının ardından yayımlanan iki cumhurbaşkanlığı kararnamesinin metnini yakından inceliyor. Yetkililer, bu metinlerin dilinin; Atina'nın Türk kışkırtmaları ve uluslararası hukukun temel ilkelerinin ihlali olarak nitelendirdiği durumlarla ilgili gelecekteki diplomatik ve Avrupa düzeyindeki girişimlerin şekillenmesinde belirleyici olacağına inanıyor.