Yunanistan, Libya Temsilciler Meclisi'nin 2019 Türkiye-Libya deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasını BM Güvenlik Konseyi'nde gündeme taşıdı. Atina, anlaşmanın Doğu Akdeniz'de güvenlik ve istikrar açısından risk oluşturduğu konusunda uyarırken AB, Mısır ve İsrail itirazlarını dile getiriyor. Ankara ise eleştirenlerin dezenformasyon yaptığını savunuyor.
Yunan diplomatik kaynaklarına göre Dışişleri Bakanı George Gerapetritis'in talimatıyla Yunanistan'ın BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Aglaia Balta, Libya Temsilciler Meclisi'nin anlaşmayı onaylamasına ilişkin son kararı Güvenlik Konseyi'ne anlattı.
Yunanistan'ın müdahalesi, 'Diğer Konular' (AOB) gündem maddesi altında yapılan kapalı istişarelerde gerçekleşti. Atina, Yunanistan'ın yasa dışı saydığı anlaşmanın taşıdığı tehlikeleri vurguladı.
Bu adım, Libya parlamentosunun kararına yönelik bir dizi diplomatik tepkinin ardından geldi. Bu tepkiler arasında AB'nin mutabakatı yeniden reddetmesi de yer alıyor.
AB: Mutabakatın üçüncü ülkeler açısından hukuki sonucu olamaz
Avrupa Birliği, onaylamayı sert biçimde eleştirdi. Birlik, 2019 tarihli Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiğini ve uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu bir kez daha belirtti.
AB Yüksek Temsilcisi adına yapılan açıklamada birlik, Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatın 20 Ekim 2026'da onaylanmasından derin üzüntü duyduğunu ifade etti.
AB, tutumunun değişmediğini belirtti. Birlik bu konuda, Avrupa Konseyi'nin 2019 aralık ayında kabul ettiği ve 2025 haziranda yinelediği sonuçlara atıfta bulundu.
Açıklamada, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiği, deniz hukukuna uymadığı ve üçüncü devletler bakımından 'geçersiz ve hukuki bir etkisi olmayan' nitelikte olduğu kaydedildi.
Mısır ve İsrail de itiraz ediyor
Mısır da anlaşmanın hukuki geçerliliğini reddediyor. Dışişleri Bakanlığı, onaylamanın ülke açısından hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağını açıkladı.
Kahire, onaylamanın geçerliliğini tanımayacağını açıkça ortaya koydu. Mısır, anlaşmanın Akdeniz'deki haklarını etkileyemeyeceğini savunuyor.
İsrail de eleştirilere katıldı. İsrail, Libya parlamentosunun kararını kınarken Türkiye'yi Doğu Akdeniz'deki istikrarı baltalamakla suçladı. İsrail açıklamasında, anlaşmanın bölgedeki yakın müttefiklerinin egemen haklarını ihlal ettiğini savundu.
Ankara, eleştirenleri dezenformasyonla suçluyor
Türkiye, anlaşmayı eleştiren sosyal medya hesaplarını dezenformasyon yaymak ve kamuoyunu manipüle etmeye çalışmakla suçlayarak karşılık verdi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'na bağlı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi yaptığı açıklamada, Türkiye-Libya deniz anlaşmasının Doğu Akdeniz'i istikrarsızlaştırdığı iddialarını reddetti.
Merkez, bu iddiaları kasıtlı yanlış bilgilendirme olarak niteledi ve bunların kamuoyunu manipüle etmeyi amaçladığını savundu.
Ankara, mutabakatın iki egemen devletin haklarını korumak için yapıldığını ve bu nedenle hukuka uygun olduğunu sürdürüyor.
Türk açıklaması ayrıca adı belirtilmeyen tarafları suçladı. Açıklamaya göre bu taraflar, imzacısı olmadıkları bölgelerde Ankara'nın hukuka aykırı saydığı deniz iddialarını ileri sürerek Doğu Akdeniz'i bir çatışma alanına çevirmeye çalışıyor.
Türkiye, Doğu Akdeniz'de barış, istikrar ve adalete bağlı kalmaya devam ettiğini belirtti.
Mutabakat üzerindeki anlaşmazlık sürüyor
Yunan hükümetinin değerlendirmesine göre Türk açıklaması, Libya parlamentosunun onayının ve bu onayın tetiklediği uluslararası itirazların Ankara üzerinde yarattığı baskıyı yansıtıyor.
Türkiye, mutabakatı uluslararası hukukla uyumlu olarak savunmayı sürdürüyor. Yunanistan ve AB ise bu görüşe itiraz ederek anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Diplomatik anlaşmazlık artık BM Güvenlik Konseyi'ni, AB-Türkiye ilişkilerini ve bölgesel diplomasiyi kapsıyor. Yunanistan, anlaşmanın yasallığına ve Doğu Akdeniz'deki istikrar üzerindeki etkilerine itiraz etmeye devam ediyor.