Avrupa Komisyonu, 2026 genişleme değerlendirmesinde Yunanistan ve Kıbrıs ile süren gerginliklere dikkat çekerek Türkiye'den iyi komşuluk ilişkilerine koşulsuz bağlılık göstermesini, uluslararası anlaşmalara saygı duymasını ve uyuşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesini istedi.
Çarşamba günü kabul edilen raporda Komisyon, Atina ile Ankara arasındaki temasların sürdüğünü ve Türkiye'nin rapor döneminde doğu Akdeniz'de izinsiz sondaj faaliyeti yürütmediğini kaydediyor.
Bununla birlikte rapor, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölgelere ilişkin çözülmemiş uyuşmazlıkların ikili ilişkileri zorlamaya devam ettiği konusunda uyarıyor.
Komisyon ayrıca Yunan ulusal hava sahasındaki ihlallerde artış olduğunu kaydediyor. Bu ihlaller arasında Yunan adaları üzerindeki uçuşlar ile Yunan karasularındaki ihlaller de yer alıyor.
Rapor özellikle Libya Temsilciler Meclisi'nin 20 Ekim'de onayladığı, 2019 tarihli Türkiye-Libya deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasına dikkat çekiyor.
Bu adım AB yönetiminden sert bir tepki çekti. Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ile Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın üçüncü ülkelerin egemen haklarını ihlal ettiğini, deniz hukukuna uymadığını ve hükümsüz olduğunu yineledi.
AB ayrıca mutabakat muhtırasının üçüncü ülkeler bakımından hukuki sonuç doğuramayacağını açıkça ortaya koydu.
Komisyona göre Türkiye'nin iyi komşuluk ilişkilerine zarar verecek tehdit ve eylemlerden kaçınması, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmesi ve tüm AB üye devletlerinin karasuları, hava sahası ve diğer egemen haklar üzerindeki egemenliğine saygı göstermesi bekleniyor.
Kıbrıs hâlâ büyük bir engel
Raporda, Ankara'nın Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımaya ve onunla iş birliği yapmaya yönelik süregelen reddi özellikle eleştiriliyor.
Türkiye ayrıca AB-Türkiye Ortaklık Anlaşması'na ek Katma Protokol'ün tam ve ayrımcılık gözetmeksizin uygulanmasını sağlama yükümlülüğünü yerine getirmedi.
Komisyon, Kıbrıs sorununda kaydedilecek ilerlemenin AB-Türkiye ilişkilerinin iyileşmesi açısından önemli olduğunu yineliyor. Ankara'yı Birleşmiş Milletler çerçevesinde adil, kapsamlı ve uygulanabilir bir çözüme yönelik müzakerelere aktif destek vermeye çağırıyor.
Bu çözümün ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla ve Avrupa Birliği'nin dayandığı ilkelerle uyumlu olması gerekiyor.

Katılım müzakereleri donmuş durumda
İkili ilişkilere ilişkin kaygıların ötesinde, Komisyonun değerlendirmesi Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin durma noktasında olduğunu açıkça ortaya koyuyor.
Katılım müzakereleri 2018'den bu yana dondurulmuş durumda ve tıkanıklığın altında yatan nedenler hâlâ çözülmüş değil.
Komisyon, demokrasi, temel haklar ve hukukun üstünlüğü alanlarında daha fazla kötüleşme tespit ediyor. Bu durum, Türkiye'nin AB üyeliğinin temel siyasi kriterlerine bağlılığı konusunda ciddi kaygılar doğuruyor.
Rapor ayrıca Ankara'nın açıkça ilan ettiği AB üyeliği hedefi ile süregelen demokratik gerileme arasındaki uçurumun genişlediğine dikkat çekiyor.
Buna rağmen AB, Türkiye'yi önemli bir bölgesel ortak olarak görüyor ve istikrarlı, güvenli bir doğu Akdeniz'e yönelik stratejik çıkarını koruyor.
AB, iş birliğine yönelik aşamalı, orantılı ve geri alınabilir bir yaklaşımı savunuyor. Bu yaklaşım, Türkiye'nin Avrupa'nın kaygılarını gidermesine ve yapıcı bir tutum sergilemesine bağlı.