Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Ayfantis: Türkiye, Yunanistan'a karşı bir sonraki hamlesini hazırlıyor

Ayfantis: Türkiye, Yunanistan'a karşı bir sonraki hamlesini hazırlıyor
Malta Mavi Lagün'de İngilizce

Doğu Akdeniz'deki gelişmeler ne izole ne de tesadüfi. Analist Ayfantis'e göre Türkiye, Yunanistan'a karşı bir sonraki hamlesini hazırlıyor ve tanık olduğumuz şey bir dizi bağlantısız olay değil, her ülkenin önümüzdeki on yıllar için konumunu güvence altına almaya çalıştığı daha geniş bir jeopolitik ve enerji stratejisinin uygulanması.

ABD, İsrail ve dünyanın büyük enerji şirketleri artık Suriye, Lübnan, İsrail ve Gazze kıyılarından Kıbrıs, Mısır, Yunanistan, Libya, Malta, İtalya ve Sicilya'ya kadar uzanan deniz alanını tek bir jeopolitik ve operasyonel saha olarak görüyor.

Bu bölge Levant enerji ve jeopolitik bölgesi ya da daha geniş anlamda 'Levant Projesi' olarak tanımlanabilir.

Büyük doğal gaz rezervlerinin varlığı artık bir spekülasyon konusu değil. Mısır'ın Münhasır Ekonomik Bölgesi'ndeki (MEB) Zohr sahası, İsrail MEB'indeki Tamar ve Leviathan sahaları, Kıbrıs MEB'indeki Afrodit ve diğer keşifler, bölgenin muazzam stratejik öneme sahip enerji kaynaklarına sahip olduğunu gösteriyor.

Temel sorun, deniz sınırlarının tüm kıyı devletleri arasında hâlâ tam olarak belirlenmemiş olması. Deniz alanlarının tanımlanmadığı her yerde, keyfi toprak taleplerine, askeri baskıya ve oldubittilere kapı açılıyor.

Yunanistan ve Kıbrıs için kaçırılmış fırsat

Kıbrıs Cumhuriyeti, Mısır, İsrail ve Lübnan ile deniz yetki alanlarını belirleme anlaşmalarını erken imzaladı. Ancak Yunanistan ile benzer bir anlaşmaya hiçbir zaman varamadı.

Bunun nedeni Kıbrıs'ın siyasi iradesinin olmaması değil. Aksine, ardı ardına gelen Yunan hükümetleri bu konuda adım atmamayı tercih etti.

Yunanistan ve Kıbrıs deniz alanlarını zamanında belirlemiş olsaydı, Türkiye'nin manevra alanı önemli ölçüde daralırdı. Türkiye, Girit, Rodos, Meis ve Kıbrıs arasında kalan deniz alanında hak iddia etmeyi çok daha zor bulurdu.

Bunun yerine stratejik bir boşluk bırakıldı. Dış politikada her boşluk er ya da geç bir rakip tarafından doldurulur.

Bu durum nihayetinde 2019 Türkiye-Libya Deniz Mutabakatı'na yol açtı. Türkiye, Yunanistan'ın açıkça hukuk dışı olarak gördüğü bir anlaşmayı Libya ile imzalamakta hiç tereddüt etmedi. Buna karşılık Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ile tamamen yasal olacak bir anlaşmayı imzalamakta tereddüt etti.

Bu paradoks, Yunan dış politikasının kalıcı zayıflıklarından birini özetliyor: Yunanistan çoğu zaman meşru haklarını kullanmakta tereddüt ederken, Türkiye var olmayan hakları öne sürmekte ve ardından bunları tehdit ve baskı yoluyla dayatmaya çalışmakta hiç tereddüt etmiyor.

Ege ve Doğu Akdeniz'de sürekli taviz politikası barışı sağlamaz. Aksine, bir sonraki krizin koşullarını yaratır.

Malta'da garsonluk gibi işlerle çalışarak İngilizceni geliştir. Başvur →
Paylaş: