Fransa, Yunanistan’ın Kıbrıs ve İsrail’i birbirine bağlayacak elektrik kablosu için deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatmaya hazırlanırken Büyük Deniz Bağlayıcısı’nda daha büyük bir rol üstleniyor. Bu durum Atina’nın konumunu güçlendiriyor.
Fransa’nın artan ilgisi, Paris’e projedeki Türkiye’nin itirazlarını yönetmede daha doğrudan bir rol de verebilir. Gerginlik tırmanırsa Ankara ile karşı karşıya gelme ihtimali bulunuyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Yunan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 9 Eylül’de Paris’te Uluslararası Uzay Zirvesi’nin kenarında yaptıkları görüşmede projeyi ele aldı.
Yunan yetkililerin aktardığına göre Macron, Fransız kablo üreticisi Nexans adına deniz tabanı araştırmalarını yürütecek araştırma gemisinin Fransız bayrağı altında seyretmesini sağlayacağına söz verdi.
Bu adım önemli çünkü Fransa, planlanan deniz tabanı araştırmaları ve ardından gelen kablo döşeme çalışmaları hakkında Türkiye ve diğer kıyı devletlerini bilgilendirme yükümlülüğünü de üstlenecek.
Türkiye projeye itiraz ediyor
Büyük Deniz Bağlayıcısı, Doğu Akdeniz’de ciddi bir jeopolitik engelle karşı karşıya. Türkiye, Yunan adaları ile Kıbrıs arasındaki sularda faaliyet lisanslama yetkisini tartışıyor.
Ankara, Yunan adalarının otomatik olarak kıta sahanlığı veya münhasır ekonomik bölge hakkı doğurmaması gerektiğini savunuyor.
Yunanistan bu görüşü kesin şekilde reddediyor ve adalarının uluslararası hukuka göre tam haklara sahip olduğunu vurguluyor.
Bu anlaşmazlık daha önce bağlayıcıyı doğrudan etkilemişti.
2024’te bölgede Türk savaş gemileri konuşlandırıldı ve bu durum, Nexans için çalışan İtalyan bayraklı bir geminin Yunan adaları Kasos ve Karpatos’un doğusunda yaptığı deniz tabanı araştırmalarının iptal edilmesine yol açtı.
Bu nedenle yeni planlar potansiyel olarak önemli bir değişiklik getiriyor: yeni araştırmaları yürütecek gemi Fransız bayrağı altında faaliyet gösterecek.
Fransız yatırımı artıyor
Fransa’nın ilgisi mali açıdan da büyüdü.
Fransız yatırım grubu Meridiam, yakın zamanda Büyük Deniz Bağlayıcısı’nda %66’lık pay satın aldı. Bu durum Fransa’nın projede katılımını önemli ölçüde artırdı.
Bağlayıcının maliyeti başlangıçta yaklaşık 1,9 milyar euro olarak öngörülmüştü. Gecikmeler ve artan giderler nedeniyle nihai maliyet 3 milyar euroya yaklaşabilir.
Avrupa Birliği, projeye 657 milyon euro taahhüt etti ve projeyi Ortak İlgi Projesi olarak belirledi.
Kablo, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail’in elektrik şebekelerini birbirine bağlamak üzere tasarlandı. Böylece Kıbrıs’ın Avrupa şebekesiyle elektrik bağlantısı olmayan tek AB üyesi devlet olma statüsü sona erecek.
Araştırmalar yakında bekleniyor
Yıllar süren gecikmelerin ardından deniz tabanı araştırmalarının Eylül sonu ile Kasım başı arasında yeniden başlaması bekleniyor.
Araştırmalar başlamadan önce Fransa’nın ilgili kıyı devletlerini bilgilendiren diplomatik bir bildirim yapması bekleniyor.
Yunanistan da NAVTEX sistemi üzerinden bir seyir uyarısı yayınlayacak.
Atina, araştırmaları yapmak için Türkiye’den izin istemeyeceğini açıkça belirtti.
Bu tutum, Doğu Akdeniz’de yeni bir karşı karşıya gelmenin zeminini hazırlayabilir. Bu kez proje çevresinde Fransa’nın varlığı önemli ölçüde daha güçlü olacak.
Yunanistan için Fransa’nın artan rolü, uzun süredir devam eden Yunan-Türk deniz anlaşmazlığının merkezindeki sulardan geçen büyük bir enerji altyapı projesini ilerletmeye çalışırken hem mali destek hem de güçlü bir Avrupa ortağı sağlıyor.