Avrupa Birliği, 13 Temmuz'da yapılacak dışişleri bakanları toplantısında 21. yaptırım paketini kabul etmeye hazırlanıyor. Ancak başta Güney Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok üyeden gelen itirazlar, Avrupa Komisyonu'nun orijinal teklifini önemli ölçüde etkisiz hale getirme tehlikesi taşıyor.
Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in 9 Haziran'da açıkladığı ilk teklifte, 21. yaptırım paketi kripto para, Rus balıkçılığı ve Rus Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapmış herkese yönelik giriş yasağı gibi yeni önlemlerle çığır açmayı hedefliyordu. Pakette ayrıca, Rusya'nın ABD'nin İran'a saldırısının ardından yaşanan enerji fiyat artışlarından faydalanmasını engelleyecek önlemler ve eski Macaristan Başbakanı Viktor Orban tarafından daha önce bloke edilen yaptırım fikirlerinin yeniden ele alınması da yer alıyordu.
Kyiv Independent'a konuşan dört farklı AB diplomatı, Yunanistan'ın Kıbrıs ve Malta'nın desteğiyle, önerilen altı aylık Rus petrolü tavan fiyatı uygulamasını yumuşatmak için yoğun baskı yaptığını aktardı.
Diplomatlardan biri, "dünya piyasa fiyatları ile petrol tavan fiyatı arasındaki farkın çok büyük olması, gemilerin üçüncü ülke bayraklarına geçmesine yol açar" uyarısında bulundu. Bu durumun büyük denizcilik sektörlerine sahip Yunanistan, Kıbrıs ve Malta için ciddi gelir kaybı anlamına geldiği vurgulandı.
Yine de bir uzlaşma ihtimali masada duruyor. Bir diplomata göre enerji fiyatlarının yeniden düşmeye başlaması sorunu kısmen çözebilir. İki başka AB diplomatı ise Kyiv Independent'a yaptığı açıklamada, uzlaşmanın fiyatların üç ay dondurulması ve sonbaharda yeniden görüşülmesi şeklinde olabileceğini söyledi.
Yunanistan'ın tutumuna yakın beşinci bir diplomat, Atina'nın duruşunu "Yaptırımlar, AB üyesi ülkelerin ekonomilerinden çok Rusya'nın savaş makinesine zarar vermeli" sözleriyle özetledi. Aynı argümanın daha önce Belçika tarafından da ülkesindeki bir Rus çelik şirketine yaptırım uygulanmasına karşı çıkarken kullanıldığı görülüyor. Bu gerekçenin 21. yaptırım paketine yönelik diğer bazı itirazların da altında yatan temel mantık olduğu belirtiliyor.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis (sağda) ve Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis (solda), 12 Kasım 2025'te Atina'daki Maksimos Konağı'nda düzenlenen 3. Yunanistan-Kıbrıs Hükümetlerarası Zirvesi'nde basın toplantısı düzenliyor. (Costas Baltas/Anadolu via Getty Images)Rus balığına bağımlılığı azaltma planları ise paketten çıkarılıyor ya da önemli ölçüde sulandırılıyor. İki AB diplomatı, bu konuda Portekiz'in başı çektiğini, Almanya'nın da çekinceleri olduğunu doğruladı. Ucuz işlenmiş balık ürünlerinde kâr marjlarının çok düşük olduğu, bu nedenle şirketlerin küçük maliyet artışlarına bile hazırlıksız olduğu ifade edildi.
Bulgaristan'ın yeni Başbakanı Rumen Radev de Rusya Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill'e yönelik yaptırımları bloke edeceğini açıkladı. Radev'in bu kararının arkasında, 19. yüzyılda Müslüman Osmanlı İmparatorluğu'na karşı verdikleri mücadelede Rusya'dan aldıkları destek nedeniyle duyulan minnet duygusunun yattığı iddia ediliyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen (sağda) Bulgaristan Başbakanı Rossen Zhelyazkov ile görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması yapıyor. Brüksel, 28 Mayıs 2026. (Dursun Aydemir/Anadolu via Getty Images)Rusya'nın paspası
Rusya'nın Ukrayna'ya karşı topyekün savaşında yer alan askeri personel de yeni yaptırım tedbirlerinde başlangıçta planlanandan çok daha yumuşak bir muamele görecek. Von der Leyen, eski ve mevcut Rus savaşçılarının AB'ye girişinin yasaklanmasını önermişti.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, "Avrupa'nın kapısı Rus (eski)savaşçılarına açık olmamalı" demişti. Ancak üç diplomat, bu önlemin ya tamamen erteleneceğini ya da daha çok temenni niteliği taşıyan bir ifadeye dönüştürüleceğini aktardı.
Fransa, İtalya ve bir ölçüde İspanya, Ruslara en fazla turist vizesi veren ülkeler olarak bu fikre en sert muhalefeti gösterdi. Bu ülkelerin itirazlarının daha çok yasal ve prosedürel gerekçelere dayandığı belirtiliyor. AB Schengen vizeleri tüm blokta geçerli olsa da, AB üyesi ülkeler vizeleri kendi kurallarına göre veriyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, 25 Haziran 2026'da Fransız Rivierası'ndaki Antibes kentinde düzenlenen Fransa-İtalya zirvesi kapsamında bir anlaşma imza törenine katılıyor. (Manon Cruz / POOL / AFP via Getty Images)