Savaş sonrası Yunanistan'ın canlı bir kesitini sunan bu karede, 1950'li yılların başında bir yaz günü fotoğrafçı Robert McCabe, "Despina" adlı feribotun tıklım tıklım dolu güvertesini ölümsüzleştirdi. Yolcular, savaşın ardından hasret kaldıkları ada tatili için büyük bir heyecan taşıyordu.
Genç bir adam, bulaşıcı gülümsemesiyle akordeonundan ritmik ezgiler çalıyordu. Etrafındakiler bulabildikleri her yere yerleşmişti. Kimi ahşap banklara oturmuş, kimi üst üste yığılmış bavul ve branda kaplı yüklerin üzerinde kendine yer edinmişti.
Çiçekli elbiseli bir kadın güverte tırabzanına yaslanmış, elindeki yelpazeyle serinlemeye çalışırken gözlerini ufka dikmişti. Biraz daha geride, başında geleneksel bir eşarpla bir kadın, hasır sepetini sıkıca kavramış, eşyalarını yolculuk boyunca korumaya çalışıyordu.
Feribot, ortak bir hedefte buluşan bir topluluğun yüzen bir mikrokozmosu gibiydi: yaz. Bu kısa yolculuk boyunca herkesi aynı basit vaat birleştiriyordu: sıcaklık, aile ve Ege'nin serin, temiz suları.
Robert McCabe'nin Savaş Sonrası Yunan Yazları
Yunan hayranı Amerikalı usta fotoğrafçı Robert McCabe, savaş sonrası Yunanistan'ı yüzlerce büyüleyici fotoğrafla belgeledi. Bu kareler, ülkenin zorlu ama daha masum bir dönemdeki manzaralarını ve insanlarını gözler önüne seriyor.
Çok sayıda sergi ve kitaba yansıyan yaşam boyu çalışmaları, McCabe'yi Yunanistan'ın resmi olmayan bir elçisi haline getirdi. Yunan eşi Dina ile evlenmesi, ülkeyle olan bağlarını daha da güçlendirdi.
2020 yılında, Boston'daki Yunan Konsolosluğu'nda düzenlenen bir törenle McCabe'ye fahri Yunan vatandaşlığı verildi.