Homeros'un 'Odyssey'i Yunan kültürü ve eğitimiyle derinden bağlantılıdır; nesiller boyu Yunan öğrenciler tarafından incelenen bu destan, herhangi bir büyük film uyarlamasını kaçınılmaz olarak yoğun bir tartışma konusu haline getiriyor. Christopher Nolan'ın yazıp yönettiği epik fantaksiyon-aksiyon filmi 'Odyssey', sadece tek taraflı bir bakış açısı sunuyor. Bu bakış açısına saygı duymakla birlikte, Yunan televizyonunda Yunanca yayınlanan bazı programlarda gördüğüm kadarıyla yazarlar, editörler, akademisyenler ve analistler (Lambros Kalaritis ve George Karambelias) bu filme dair kendi görüşlerini dile getiriyor. Film son dönemde uluslararası beğeni toplamış durumda.
İzlediğim programda hem Kalaritis hem de Karambelias, filmi izledikten sonra ne kadar hayal kırıklığına uğradıklarını ve üzüldüklerini vurguladı. Bu duyguların konuştukları Yunanların çoğunluğu tarafından paylaşıldığını, ancak bu kişilerin konu hakkında sessiz kalmayı tercih ettiğini belirttiler. Temel olarak şunu iddia ediyorlar: Uluslararası alanda beğeni toplayan bu 'başyapıt', anakronik ve yanlış değerler aşılıyor. Bu değerler, Homeros'un 'Odyssey'inde anlattığı gibi antik Yunanların özgün görkemi, cesareti ve ahlaki yiğitliğinden kaynaklanan büyülü kendiliğindenliği yansıtmıyor. Filmin, İngiltere'deki bir üniversitede bulunan bir 'Odyssey' kitabından materyal kullandığı vurgulandı.
Daha açık söylemek gerekirse, 'Game of Thrones'taki değerler... Homeros'un eserinin ruhunu ve lafzını açıkça yansıtmıyor. Ayrıca Odysseus'un 'Batman benzeri' bir görünümle temsil edilmesi ve antik Yunan miğferlerinin gerçek dışı görünümü eleştirilen unsurlar arasında. Yunan televizyonunda izlediğim film tartışmasında eleştirmenler, yapımcı/yönetmenin Homeros'a leke sürmek için 'bilinçli bir girişimde' bulunduğunu söylüyor. Aynı tartışmada, siyahi bir oyuncunun Helen'i canlandırmasının ırkçı bir yaklaşım olmadığı, ancak Yunanların kaşlarını kaldırmasına neden olan 'detaylar' karışımına eklendiği belirtildi.
Ayrıca, doğal olarak bu filmde kültürlerinin güçlü unsurlarını bulup özdeşleşmek (ve gurur duymak) isteyen Yunanlar, filmde hiçbir Yunan kişi/oyuncu göremedi. Tek bir istisna var: Küçük bir Yunanca ifade söyleyen bir 'köylü'. Son olarak, Odysseus'un Truva'yı işgal eden Yunanlara karşı küçümseme ve onaylamama ifade etmesi, Yunanistan'daki bazı Yunanları tedirgin etti ve rahatsız etti. Bazıları ise bu durumda kibirli bir tavır buldu.
Ancak filmin Homeros'un eserine yönelik en büyük eksikliği, Homeros'un eserinde hiç kadına yer vermediği yönündeki haksız ima. Oysa Nausikaa, Kirke, Kalypso, Helen ile tanrıçalar Hera ve Athena savaşın gururlu katılımcıları ve aslında Homeros'un destanının başkahramanları. Bu durum, ilkinden çok daha güçlü bir kibir olarak değerlendiriliyor.
Yine de özetle, bu filme yönelik tek eleştirim yapıcı nitelikte. Bay Christopher Nolan'ın bir fikre sahip olma hakkı var ve Yunanlar 'alınmış' hissetmekten kaçınmalı. Aslında bu, Yunan ruhunun şüphecilik duygularını sergilediği ilk sefer değil. Örneğin Türk saldırganlığına karşı ulusal davranışımız da bunu gösterdi. Yatıştırmaya, yatıştırmaya ve... şüphelenmeye... devam etmemeliyiz. Bunun yerine, Yunanistan'da ve ABD'deki tüm büyük Yunan milyarderlerinin 'Odyssey' için harcanan paraya (bazıları 250 milyon dolar diyor) eşit miktarda parayı ortaya koymasını ve doğru yapımcı/yönetmenle kendi 'Odyssey'imizi yaratmasını sağlamalıyız: Özgün, zengin Yunan mirasımızın, kimliğimizin ve kültürümüzün gerçek bir temsilcisi.
Dr. Anthony Paraskevopoulos, Ed.D., Teachers College, Columbia Üniversitesi'nden eğitim alanında doktora derecesine sahiptir. Ödülleri arasında: Kappa Delta Pi; Eğitimde Ulusal Onur Derneği, Makarios Ödülü – Kıbrıs Hükümeti Cumhurbaşkanlığı Ödülü, Yılın Öğretmeni Ödülü ve Kore-Amerikan Ebeveyn-Öğretmenler Derneği Ödülü bulunmaktadır.