Yunan düşünce hayatının önemli isimlerinden, “Yunanistan'ın hastalıklarını teşhis eden filozof” olarak da anılan Stelios Ramfos, 87 yaşında hayatını kaybetti. Atina'daki bir klinikte bir süredir tedavi gören Ramfos'un vefatı, Pazartesi günü Yunan basınında geniş yankı uyandırdı.
1939 yılında Atina'da dünyaya gelen Ramfos, önce Atina Üniversitesi'nde hukuk eğitimi aldı. Gençliğinde Yunan solunda aktif olarak yer aldı, 1967-1974 askeri darbesi öncesinde faaliyet gösteren sol parti EDA'nın gençlik kollarına katıldı ve öğrenci yayını Panspoudastiki'de yazdı; ancak bu bağlarını 1963 yılında tamamen kopardı. 1965 yılında felsefe alanında öğrenim görmek üzere Paris'e gitti. 1969 ile 1974 yılları arasında günümüzde Paris 8 Üniversitesi olarak bilinen Vincennes Üniversitesi'nde akademisyenlik yapan Ramfos, bu süreçte ünlü Yunan filozof Cornelius Castoriadis'in etkisi altına girdi. 1975 yılında ülkesine kesin dönüş yaparak yazı hayatına ve çeşitli kurumlarda öğretim görevine adadı.
Modern Yunan düşünce hayatının en yakından takip edilen kamu aydınlarından biri olan Ramfos, yarım asrı aşkın süreye yayılan entelektüel yolculuğunda Marksizm'den Ortodoks teolojiye, oradan da Yunan toplumuna yönelik modernist bir eleştiriye uzanan ilginç bir evrim geçirdi. Bu süreçte 30'dan fazla eser kaleme alan Ramfos, ülkenin entelektüel ve siyasi söylemine önemli katkılar sundu. Çalışmalarında Antik Yunan düşüncesi ile Hristiyanlık ve Ortodoks geleneği arasındaki ilişkiyi inceledi ve modern Yunan toplumunu şekillendirdiğine inandığı tarihsel ve psikolojik dinamikleri mercek altına aldı.
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Ramfos'un ölümünün Yunanistan için büyük bir kayıp olduğunu belirtti ve onun “sadık ve özverili” hizmetini övdü. Mitsotakis, Ramfos'un “parlak bir Yunan ve tatlı bir insan” olduğunu ve her konuşmayı zenginleştirdiğini söyledi. Başbakan, Ramfos'un Ortodoks Hristiyanlık üzerine “ilerici” yaklaşımını överek, onun Yunanistan'ın Rönesans'ı yaşamamasının ülkenin tarihini ve günlük davranışlarını nasıl etkilediğini derinlemesine analiz ettiğini sözlerine ekledi.
Ramfos, inancın fikirleri hapsedebileceğine inanıyor ve bu nedenle genellikle “düşünüyorum” fiilini tercih ediyordu. Felsefe, din, tarih ve Yunan kültürel kimliği onun en temel ilgi alanları arasındayken, geride bıraktığı mirasla Yunanistan'ın entelektüel tartışmalarının en aktif isimlerinden biri olarak hafızalarda yer edindi.