Yunan bir siyaset bilimci, Atina yönetimine Yunan ordusunun Anadolu'daki harekâtı sırasında işlediği suçları resmen tanıması çağrısında bulundu. Thanasis Diamantopoulos, diğer ulusların tarihsel vahşetleri kabul ettiği gibi Yunanistan'ın da kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerektiğini söyledi.
Yunanistan devlet kanalı ERT'ye konuşan Diamantopoulos, Yunan devletinin Küçük Asya'da Yunan güçleri tarafından gerçekleştirilen katliamları ve Müslüman kadınlara yönelik toplu tecavüzleri tanıması gerektiğini belirtti. "Geçmişi suçsuz olan hiçbir tarihsel aktör yoktur" diyen Diamantopoulos, ulusların kendi tarihlerinin en karanlık sayfalarıyla yüzleşerek siyasi olgunluk sergilediklerini ifade etti.
Diamantopoulos, Fransa'nın Cezayir Savaşı sırasında işlenen suçları ve Vichy rejiminin Yahudileri sınır dışı etmedeki rolünü kabul etmesinin yanı sıra Sovyetler Birliği'nin Katyn katliamını tanımasını örnek göstererek Yunanistan'ın da aynı yolu izlemesi gerektiğini söyledi.
Siyaset bilimci, Yunanistan'ın "Yunan ordusunun Anadolu'da işlediği suçları" ne zaman kabul edeceğini sorguladı. Bu suçların, "subayların ve askerlerin hoşgörüsü ve rızasıyla" gerçekleştirilen Müslüman kadınlara yönelik toplu tecavüz ve cinayetleri içerdiğini vurguladı.
Diamantopoulos ayrıca 1923 tarihli Lozan Antlaşması'nın 59. maddesine atıfta bulunarak konunun barış anlaşmasında kısmen ele alındığını söyledi.
Yunan ordusu, dönemin emperyalist güçlerinin desteğiyle Anadolu'yu işgal etmiş, bu işgal Türkiye'nin Kurtuluş Savaşı ile Yunan kuvvetlerini yenilgiye uğratmasının ardından sona ermiştir. Yunan ordusu harekât sırasında sayısız vahşet işlemiş, bu vahşet Lozan Barış Antlaşması'nın 59. maddesinde kayıt altına alınmıştır. Madde, Yunanistan'ı savaş hukuku ihlalleri nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü kılmıştır. Müttefik Soruşturma Komisyonu'nun raporu da bu vahşetleri belgelemiştir.
Diamantopoulos'un bu açıklamaları, Yunanistan'ın Anadolu işgali ve Yunan ordusunun harekât sırasında işlediği suçlarla ilgili tarihsel kayıtları çarpıtma girişimleri nedeniyle Türkiye'den gelen eleştirilerin sürdüğü bir dönemde geldi.