Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Gerapetritis, New York'ta Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile yaptığı görüşmenin ardından açıklama yaptı.
New York'tan net bir mesaj veren Gerapetritis, Yunanistan'ın deniz yetki alanlarıyla ilgili hiçbir hukuka aykırılığa göz yummayacağını belirtti. Uyuşmazlıkların çözümünün tek yolunun Uluslararası Hukuk olduğunu savunarak bu konudaki kararlılığını yineledi.
Uluslararası Hukukun evrensel uygulanması
Bugünkü sızıntılar ve Türk tarafının Mısır'ı satın almaya çalıştığı yönündeki haberler hakkında ERT'nin sorusu üzerine Gerapetritis, öncelikle Mısır ile olan çok güçlü, stratejik ve kardeşçe ilişkiye dikkat çekti. Bu ilişkinin her alanda geliştiğini söyleyen Gerapetritis, Mısır Daimi Temsilcisinin New York'ta yanında durmasının önemine de değindi. Mısır Daimi Temsilcisi, yasa dışı ve dayanaksız Türkiye-Libya mutabakat muhtırasıyla ilgili ortak bildirinin açıklanması sırasında da yanında yer almıştı.
Gerapetritis, “Mısır ile Uluslararası Hukukun evrensel uygulanması konusunda çok ortak bir inancımız var. Hepimiz şunu anlamalıyız: Deniz yetki alanları bir açık artırma alanı değildir” diyerek bu konudaki görüşünü altını çizerek ifade etti.
Gerapetritis, bu alanda Uluslararası Hukukun uygulanması gerektiğini vurguladı. Aksi halde, Akdeniz'e ya da başka denizlere kıyısı olan ülkeler için değil, küresel ticaret, gıda güvenliği, enerji güvenliği ve okyanusların korunması için de son derece zararlı bir aşırılık durumuna varılacağı uyarısında bulundu.
Guterres – Gerapetritis görüşmesinin konuları
Gerapetritis, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres ile örgütün gidişatını ve dünyada süren büyük krizleri ele alma fırsatı buldu.
Gerapetritis, “Ukrayna, Orta Doğu ve Afrika'yı konuştuk. Birlikte vardığımız tespit şu: Bugün dünya barışı ve refahı açısından İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en kritik dönemeçteyiz. Krizlerin yatıştırılması, savaşların durdurulması ve enerji ile gıda krizine bir çözüm yolu bulunması için cesur kararlar alınmalı. Böylece halklar barış içinde çalışabilmeli” dedi.
Öte yandan Gerapetritis, “Birleşmiş Milletler'in dünya barışı çabasının en ön saflarında kalması çok önemli. BM, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra halkların birbirleriyle buluşabilmesi ve bir daha büyük çaplı bir savaş yaşanmaması umuduyla kuruldu. Bunu hep aklımızda tutmalıyız. Uyuşmazlıkların barışçıl çözümü, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra elde ettiğimiz en önemli kazanım olmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Gerapetritis ayrıca Kıbrıs sorununu gündeme getirdi. “Koşullar, konunun özüne ilişkin daha resmi görüşmelerin başlamasını gerektiriyor. Antonio Guterres'in görev süresi boyunca oluşturulan ivme kaybedilmemeli. Bu üzerinde çalışmalıyız. BM Güvenlik Konseyi kararları zamanaşımına uğramaz ve herkes tarafından saygı görmeli ki ada sonunda yeniden birleşebilsin” dedi.
Deniz güvenliğine ilişkin konular
Gerapetritis ve Guterres, deniz güvenliğiyle ilgili konuları da görüştü. Gerapetritis bu bağlamda yasa dışı sınırlandırmalara özellikle değindi.
Gerapetritis, “Herkes şunu kavramalı: Denizler ve okyanuslar hiç kimsenin ayrıcalığı ya da arsası değildir. Komşu deniz ülkeleri arasındaki ilişkileri düzenleyen kurallar var ve bu kurallara uyulmalıdır. Deniz Hukuku'na ilişkin kuralların Birleşmiş Milletler üyesi devletlerin çoğunun taraf olduğu kurallar olması tesadüf değildir. Bu kurallara saygı, barış ve refahın vazgeçilmez koşuludur” diyerek Yunanistan'ın konumunu yineledi.