Icerige atla
Politika ⭐ 85/100

Yunanistan'ın 3 Milyar Euro'luk 'Aşil Kalkanı' Anlaşması ve Kıbrıs Gerçeği

Yunanistan'ın 3 Milyar Euro'luk 'Aşil Kalkanı' Anlaşması ve Kıbrıs Gerçeği

Yunanistan’ın İsrail ile imzaladığı 3 milyar Euro'luk Aşil Kalkanı (Achilles Shield) anlaşması, ülkenin dronlara, uçaklara, seyir ve balistik füzelere karşı kendini koruma kapasitesini önemli ölçüde güçlendirmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar, bu sistemin mutlak bir koruma sağlayacağı veya Kıbrıs'ın otomatik olarak aynı şemsiyenin altına gireceği beklentilerine karşı uyarıda bulunuyor.

Bu anlaşma, özellikle Savunma Bakanı Vasilis Palmas'ın bu hafta Aşil Kalkanı'nın Kıbrıs'ın korunmasını da güçlendirdiğini ve üç ülkenin Türkiye'den gelen ortak bir tehditle karşı karşıya olduğunu söylemesinin ardından, Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki büyüyen savunma ilişkisinin gerçekte ne anlama geldiğine dair daha geniş bir tartışmayı da beraberinde getirdi.

Atina Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Profesörü ve ELIAMEP Dış Politika ve Güvenlik Programı Başkanı Panagiotis Tsakonas'a göre, Aşil Kalkanı hem kazandıracağı yetenekler hem de verdiği mesajlar açısından Yunanistan için kesinlikle önemli bir gelişme.

Tsakonas, Cyprus Mail'e yaptığı açıklamada, "Bu, sadece Yunanistan'ın caydırıcılık çabalarının nicel değil, aynı zamanda niteliksel olarak da güçlenmesi anlamına geliyor" dedi.

Nicel unsurun, sistemlerin kendilerinden ve Yunanistan'ın edindiği veya edinmeyi planladığı diğer platformlarla olan bağlantılarından kaynaklandığını belirten Tsakonas, niteliksel unsurun ise bu yeteneklerin daha büyük bir caydırıcılığa dönüştüğü noktada ortaya çıktığını açıkladı.

Ancak bu durumun bazı sınırları var.

Tsakonas, "Bu, resmi bir ittifakın yaratıldığı anlamına gelmez" diye konuştu.

31 Ağustos'ta İsrail ile imzalanan anlaşma kapsamında Yunanistan, Rafael'den David's Sling ve SPYDER sistemlerini, Israel Aerospace Industries'den BARAK MX sistemlerini ve MMR radarlarını temin edecek. Tüm bunlar yeni bir komuta ve kontrol sistemi üzerinden birleştirilecek. İsrail Savunma Bakanlığı'na göre anlaşmanın değeri yaklaşık 3 milyar Euro seviyesinde. Bunun yanı sıra, Drone Dome dron savar sistemleri için ayrıca 26 milyon Euro'luk ayrı bir anlaşma daha yapıldı.

Amaç farklı koruma katmanları oluşturmak. Farklı sensörler gelen tehdidi algılayıp değerlendirirken, farklı sistemler de bu tehdidin bir dron, uçak veya füze olup olmadığına, hangi mesafeden ve irtifadan yaklaştığına bağlı olarak karşılık verebilecek.

Jeostratejik analist ve Emekli Korgeneral Konstantinos Loukopoulos, özellikle Ukrayna ve Orta Doğu'daki savaşlardan çıkarılan dersler ışığında, Yunanistan'ın böyle bir sisteme ihtiyacı olduğunu belirtti.

Ancak Loukopoulos'u endişelendiren konu, sistem etrafında oluşan "öfori iklimi" ve Yunanistan'ın artık neredeyse eksiksiz bir korumaya kavuşacağı yönündeki iddialar.

Loukopoulos, Cyprus Mail'e verdiği demeçte, "Hiçbir sistem, ne kadar mükemmel olursa olsun, mutlak koruma sağlamaz" uyarısında bulundu.

Bir saldırgan, aynı anda çok sayıda füze ve dron göndererek veya önleme füzelerinin stoklarını tüketmeye çalışarak, en gelişmiş bir savunma sistemini bile çökertmeyi deneyebilir.

Loukopoulos daha da ileri giderek, Aşil Kalkanı'nın öncelikle bir caydırıcılık aracı olarak değil, bir koruma kalkanı olarak anlaşılması gerektiğini savundu. "Aşil'in sadece bir kalkanı yoktu, aynı zamanda bir mızrağı ve kılıcı da vardı" diyen Loukopoulos, "Zaferi kalkan getirmez, kalkan sadece koruma sağlar" ifadelerini kullandı.

Tsakonas ise konuya biraz daha geniş bir perspektiften bakıyor. Ona göre, daha iyi bir koruma, Yunanistan'a yönelik askeri baskıyı zorlaştırdığı için caydırıcılığı da güçlendiriyor.

"Bir kubbe yaratıyor, açıklıkları kapatıyor" şeklinde konuşan Tsakonas, bunun Aşil Kalkanı'nın Yunanistan ile Türkiye arasındaki askeri dengeyi değiştirdiği anlamına gelmediğini, bu konuda her iki analistin de hemfikir olduğunu vurguladı.

Tsakonas'a göre asıl olan, Ankara'nın operasyonel seçeneklerini karmaşıklaştırması ve bir çatışma öncesinde daha güçlü bir mesaj vermesi.

Ancak ortada bir başka sonuç daha var. Yunanistan'ın kendi güvenliğini artırmak için attığı tamamen rasyonel bir adım olarak gördüğü bu hamle, Ankara'da çok farklı algılanabiliyor.

Tsakonas, "Aşil Kalkanı, mevcut güvenlik ikilemini her anlamda derinleştiriyor" dedi.

Bir ülke kendini tehdit altında hissettiği için askeri kapasitesini artırıyor, diğer ülke bu yeni kapasiteleri bir tehdit olarak görüp karşılık veriyor ve bu durum ilk ülkenin tekrar karşılık vermesine yol açıyor.

"Önemli olan benim ne düşündüğüm değil. Önemli olan, bu seçimi ilgilendiren diğerlerinin bunu nasıl anladığıdır" diyen Tsakonas, sözlerini şöyle sürdürdü.

Aynı durum, giderek yakınlaşan Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail ilişkisi için de geçerli. Tsakonas, diplomatik olarak bu ülkelerin işbirliklerinin kimseye karşı yöneltilmediğinde ısrar edebileceğini, ancak algıların, özellikle de Ankara'daki algıların çok önemli olduğunu belirtti.

Bu durum, Kıbrıs'ın denkleme girdiği noktada çok daha fazla önem kazanıyor.

Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail yıllardır istikrarlı bir şekilde yakınlaşıyor. Yunanistan Ulusal Savunma Genelkurmay Başkanlığı'na göre, 2026 Ortak Eylem Planı; ortak operasyonel faaliyetleri, özel kuvvetler eğitimlerini, kurmay toplantılarını ve istişareleri içeriyor.

Tsakonas bunu önemli bir gelişme olarak görüyor. Başlangıçta büyük ölçüde Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail arasındaki diplomatik bir uyum olarak başlayan ve daha sonra ABD'nin 3+1 formatıyla katıldığı bu süreç, artık daha kurumsal hale geliyor ve bir ölçüde operasyonel olarak da güçleniyor.

Ancak bu, ortak savunma anlamına gelmiyor. Tsakonas, Aşil Kalkanı'nın Yunanistan ve Yunan toprakları için tasarlandığını vurgulayarak, "Ortak bir savunma yok" dedi.

Kıbrıs'ın BARAK MX sistemleri edinmiş olması da, Kıbrıs ve Yunan sistemlerinin otomatik olarak birlikte çalışacağı anlamına gelmiyor.

Loukopoulos, ortak ekipmanların tek başına entegrasyon anlamına gelmediğini söyledi. Böyle bir ağın var olabilmesi için coğrafya, birlikte çalışabilirlik ve en önemlisi komuta-kontrol meselelerinin ele alınması gerektiğini belirtti.

Tsakonas'a göre, Aşil Kalkanı'nı Yunanistan'ın ötesine taşıyıp Kıbrıs'ı veya daha geniş Doğu Akdeniz'i kapsayacak bir hale getirmek, henüz alınmamış siyasi kararlar gerektiriyor.

Bu durum, aynı zamanda çok daha büyük bir soruyu da gündeme getiriyor: Yunanistan ve Kıbrıs, Türkiye'ye karşı ortak bir stratejinin militarizasyonuna doğru ilerlemek ve fiilen ortak bir savunma alanı mantığını yeniden canlandırmak istiyor mu?

Tsakonas, belirli bir operasyonel ve coğrafi kapsamı olan bir sistemi alıp, siyasi olarak anlamını Doğu Akdeniz genelinde genişletmeye karşı uyarıda bulundu.

"Bu hem yanlış hem de tehlikeli" diyen Tsakonas, İsrail'e bağımlılık konusunda da dikkat çekti.

Loukopoulos, ülkenin hava ve balistik füze savunmasının bu kadar önemli bir kısmının tek bir devletin teknolojisine bağımlı olmasının akıllıca olup olmadığını sorguladı.

Atina bu durumun farkında görünüyor. Temmuz ayında Aşil Kalkanı'nın Komuta ve Kontrol sistemi hakkında konuşan Yunan Savunma Bakanı Nikos Dendias, Yunanistan'ın kaynak koduna erişimi olmadan böyle kritik bir sistemi edinmeyeceğini belirterek, aksi takdirde ülkenin en dostane yabancı ülkeye veya müttefike bile "rehin" kalabileceği uyarısında bulunmuştu.

Tsakonas da İsrail ile giderek yakınlaşan ilişkiler etrafında ortaya çıkan başka bir varsayıma karşı uyardı: Bu ortaklığın, caydırıcılığın başarısız olması ve Türkiye ile çatışma çıkması durumunda İsrail'in mutlaka Yunanistan'ın yardımına geleceği anlamına gelmediği.

"Böyle bir ihtimal yok" diyen Tsakonas, "Caydırıcılık kapasitemi artırmak bir şey, caydırıcılık başarısız olduğunda ve bir çatışma yaşadığımda bana kimin yardım edeceği bambaşka bir şey" ifadelerini kullandı.

Tsakonas'a göre Kıbrıs için asıl önemli soru, adanın nasıl Aşil Kalkanı'nın altına girebileceği değil, Lefkoşa'nın güvenlik politikasıyla nihayetinde neyi başarmak istediği olmalı.

Eğer amaç Kıbrıs sorununun çözümü olarak kalıyorsa, alınan kararların da bu beklentileri iyileştirip iyileştirmediğine veya onları daha da zorlaştırıp zorlaştırmadığına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü