Yunanistan'da yetkililer, gümüş balon balığı (Lagocephalus sceleratus) olarak bilinen istilacı ve son derece zehirli türe karşı sahilleri korumak için ilk yüzer bariyerleri kuruyor. Bu balık, balıkçıların ekipmanlarına zarar veriyor ve sahillerde büyük bir güvenlik tehlikesi oluşturuyor.
Acil önlem ilk olarak, The Guardian'ın haberine göre, Eğriboz Adası'nın başkenti Halkida'daki Eğriboz Körfezi'nde uygulandı.
İklim kriziyle birlikte ortaya çıkan zehirli balon balığı, kemikleri, metali ve tahta parçalarını ezebilecek güçlü dişlere sahip. Bu durum yeni bir tehdit yarattı.
Yunan Kızılhaçı, daha önce görülmemiş bir adımla Haziran ayında bir halk sağlığı uyarısı yayımlayarak vatandaşlara bu balık tarafından ısırılmaları halinde acil tıbbi yardım almalarını tavsiye etti. 'Gaga benzeri çeneleri' ciddi yaralar ve ağır kanamalara yol açabiliyor.
Kuruluş, gümüş balon balığının hiçbir şekilde tüketilmemesi gerektiğini vurguladı. Çünkü organlarında ve etinde ölümcül bir nörotoksin olan tetrodotoksin bulunuyor. Bu maddeye karşı bilinen bir panzehir olmadığından, istilacı balık sadece yırtıcıları öldürmekle kalmıyor, besin zincirinde eşsiz bir hakimiyet kuruyor, aynı zamanda onu tüketenleri de öldürebiliyor.
Halkida Belediye Başkan Yardımcısı Antonis Spanos, 'Görevimiz ve asıl endişemiz vatandaşların güvenliği olmalı. Önlem almak, pişman olmaktan iyidir' dedi. Spanos, geçen ay Yunanistan'da ilk kez bir yüzer bariyerin kurulumunu koordine etti.
'Bu ağın 250 metresi ana körfez çevresindeki koylara yerleştirilecek, böylece sorunsuz bir yaz geçireceğiz. Geçen yıl denizanasıyla ilgili büyük sorunlar yaşadık ama (...) bir taşla iki kuş vurduk. Şimdi balon balıkları ortaya çıkarsa, onlara karşı da hazırlıklı olacağız' diye ekledi.
Atina 7 Kilometre Bariyer Gönderiyor
Bu önlemi alan tek Yunan kasabası Halkida değil. Bu hafta, şehirde uzun süredir bir dalış okulu işleten 63 yaşındaki Nikos Hulieris, ekibiyle hızlı bir şişme botla denize açıldı; körfezin daha açıklarındaki sahillerde yeni yüzer bariyer parçalarını demirlediler. Diğer belediyeler de aynı çözümü benimsedi.
Hulieris, '40 yılı aşkın süredir dalış yapıyorum ve bir gün böyle bir şey yapacağımı hiç düşünmemiştim' dedi. 'Su sıcaklıkları kesinlikle arttı ve bu da şu an tanık olduğumuz olay için daha da uygun koşullar yarattı.'
Önümüzdeki haftalarda, tahmini 7 kilometre uzunluğundaki bir yüzer bariyer kamyonla Atina'dan bu bölgeye taşınacak.
Hulieris gülümseyerek, 'Hiçbir şeyin o ağdan geçebileceğini sanmıyorum, balon balığının dişleri bile. Çok sık dokunmuş ve son derece dayanıklı. Aynı noktada uzun süre kemirmeleri gerekir ki kırabilsinler, bunu yapacaklarını sanmıyorum' dedi.
Kıbrıs Örneği
Balon balığının çoğalması öyle bir seviyeye ulaştı ki yetkililer, tüm doğu Akdeniz bölgesinin bu tehdidin pençesine düşme riskiyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarıyor. Asıl vatanı Hint-Pasifik bölgesi olan aslan balığı gibi bu türün de Akdeniz'in ısınan suları tarafından çekildiği ve Süveyş Kanalı üzerinden Kızıldeniz'den girdiği düşünülüyor.
Kıbrıslı balıkçılar, bu yenmeyen davetsiz misafirin avlarına ve ağlarına verdiği zararı ilk bildirenler oldu. 2024'te Kıbrıs makamları, türün çoğalmasını sınırlamak için mali teşvikler getirdi. Hükümetin yok etme programı kapsamında kıyı sularından 103 tondan fazla gümüş balon balığı çıkarıldı.
Balıkçılıktan sorumlu Katerina Yorgiu, türün yayılmasını 'olağanüstü uyum yeteneğine' bağladı ve yerel yayın Sigma'ya yaptığı açıklamada, resmi bir sayım olmadan 'toplam stok veya gelecekteki nüfus eğilimleri hakkında kesin sonuçlara varmanın imkansız olduğunu' söyledi. Bu balon balığının varlığının geçici bir olgu değil, göz ardı edilemeyecek yeni bir gerçeklik olduğunu vurguladı.
Yakalanan Balığa Ödül
Geçen hafta Atina, benzer bir toplama programı duyurdu ve yetkililere teslim edilen bu zehirli türün her kilogramı için 5,33 euro ödül vaat etti.
Balık ağlarının ve ekipmanlarının bu tür tarafından tahrip edildiğinden şikayet eden Yunan balıkçılar, AB tarafından finanse edilen bir eylem planı kapsamında yakıt sübvansiyonu da alacak. Plan ilk olarak Girit ve Güney Ege'de uygulanacak.
Tarım Bakanı ve eski Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas, yakalanan balıkların dondurulacağını ve Kıbrıs'takine benzer şekilde devlet tesislerinde yakılacağını söyledi.
Girişimin deniz çevresini korumayı ve kıyı ile ada topluluklarını desteklemeyi amaçladığını belirten yetkili, muhtemelen genişletileceğini kaydetti.
Ancak balıkçılar bu beladan kurtulacaklarına ikna olmuş değil.
54 yaşındaki Nikos Ayiaskufitis, 'Bunların hepsi çok geç geliyor. Hiçbir önlem etkili olmayacak çünkü gördüklerimiz doğa kanunlarının bir parçası' diye iç çekti.
'Sular ısındı ve bu balıklar bu bölgeye göç etti ya da etmek üzere; ancak sunulan ödülün profesyonel balıkçıları balon balığı avlamaya odaklanacak kadar cazip olduğunu düşünmüyorum' diye ekledi.
Balon Balığının Hayranları da Var
Yunan makamları beklenmedik bir rakipyle karşılaştı: Bu türün hayranları.
Geçen hafta 'Balon Balığını Kurtarma Girişimi' adlı bir grup ortaya çıktı ve yok etme çabalarını sert bir şekilde eleştirerek, 'koruma ve saygıyı' açıkça hak eden bir yaratıkla ilgili 'ciddi etik sorunlar' yarattığını savundu.
Turizm sektörünün ve tanınmış deniz biyolojisi uzmanlarının tepkileri abartılı bulması nedeniyle, bu yakalama kampanyasının muhalefetsiz ilerlemesi pek olası görünmüyor.
Midilli Adası'ndaki Ege Üniversitesi'nde deniz biyolojisi araştırmacısı olan Yannis Batjakas, 'Duyduğumuz her şey abartılı' diye düşünüyor. 15 yılı aşkın dalış hayatında sadece bir tane balon balığı gördüğünü, ancak Girit çevresindeki sularda çok sayıda olduklarını kabul ediyor.
Batjakas, 'Gerçekten büyük dişleri ve korkutucu bir görünümleri var ve evet, balıkçılar ve ağları için sorun yaratabilirler, ancak çoğu vahşi hayvan gibi insanlara saldırmazlar. Saldırı olursa bu son derece nadirdir ve yalnızca kışkırtıldığında olur. Bütün bu yaygara aslında boşuna' diye savundu.