Icerige atla
Genel ⭐ 75/100

Antik Atina'da dedikodu güçsüzlerin intikam silahıydı

Antik Atina'da dedikodu güçsüzlerin intikam silahıydı

ATİNA — Antik Atina'da dedikodu, kadınlara, vatandaş olmayanlara ve kölelere mahkemeye gidemedikleri düşmanlarına karşı vurma yolu verdi. Bu argümanı Londra'daki Roehampton Üniversitesi'nde Klasik Filoloji Profesörü Fiona McHardy ortaya koyuyor.

McHardy bu iddiayı 1 Şubat 2019'da yayımlanan Aeon için yazdığı bir denemede ortaya koydu. O aynı zamanda Revenge in Athenian Culture (2008) kitabının da yazarı. Roehampton Üniversitesi'ndeki araştırması antik çağda şiddetin kültürel tarihini kapsıyor.

Antik Atina'da dedikodunun nasıl silah haline geldiği

McHardy'e göre Antik Atina'da dedikodu, başka intikam aracı olmayan insanlar için bir silahtı. O, güç ya da kurnazlıkla kazanan ünlü Yunan edebiyatı intikamcılarıyla başlıyor.

Akilles, arkadaşları Patroklos'un intikamını almak için tek muharebede Hektor'u öldürür. Medea ise aksine kocasına ihanet eden Jason'dan intikam almak için Kreon ve kızını zehirli giysilerle öldürür.

McHardy daha zor bir soru soruyor: “Peki fiziksel gücü, sihirli yetenekleri ya da destekleyici arkadaşları olmayan bir kişi nasıl intikam alabilirdi?”

Antik Atina'daki dedikodu anlatısı, McHardy'e göre güçlü aile bağları olmayan düşük statülü kadınlar etrafında şekilleniyor. Toplumda en zayıf olanlar arasındalardı ama ona göre “güçlü bir silah”a sahiptiler: dedikodu.

Homer, Hesiodos ve bir hikâyenin hızı

Şairler Antik Atina'daki dedikoduların ardındaki söylentilere kendi yaşamlarını verdiler. Homeros destanında söylenti Zeus'un elçisidir. Askerler toplanırken onunla birlikte koşar, ağızdan ağıza geçer.

Hesiodos da onu ilahi olarak betimler ama sakınılması gereken bir şey olarak. McHardy'nin alıntıladığı çeviride söylenti “yaramaz, hafif ve kolayca yükselen, ama katlanılması zor ve kurtulunması güç”tür.

Daha sonra 4. yüzyıl hatiplerinden Aiskhines, özel konular hakkındaki konuşmaların kentin içinde kendi kendine yayılmasını anlatmıştır. Fiona McHardy'e göre erkeklerin ve kadınların, özgürlerin ve kölelerin, gençlerin ve yaşlıların dedikodu yaptığı düşünülüyordu.

Böylece Antik Atina'daki dedikodu en zayıf ile en güçlü arasında kanallar açtı.

Atina hukuk mahkemelerinde karakter yargılanıyor

Atina hukuk mahkemelerinde dedikodu önemliydi çünkü davalar delilden çok karakter üzerinden yürüyordu. Aristoteles dedikodunun çoğu zaman önemsiz, keyifli bir eğlence olduğunu öne sürer. Bununla birlikte, haksızlığa uğramış biri tarafından söylendiğinde kötü niyetli hale gelebileceğini de söyler.

Meslekî yargıçların olmadığı bir sistemde Fiona McHardy'nin belirttiğine göre hatipler jüri üyeleri önünde rakiplerini itibarsızlaştırmaya çalışıyordu. Aynı zamanda kendilerini dürüst vatandaşlar olarak sunuyorlardı.

O jürileri vatandaşlar oluşturuyordu. Sokrates 399 MÖ'deki yargılanmasında onun karşısına 500 üyeli bir jüri çıktı.

Atina'daki dedikodunun gücünden korkan davacılar, jüri üyelerinin duymuş olabileceği hikâyelerin yalan olduğunu ve yalan söyleyen rakipler tarafından kasten yayıldığını savunuyorlardı.

Dükkânlar, pazarlar ve Zobia adında bir kadın

Antik Atina'daki dedikodu dükkânlar ve pazar yerleri üzerinden de yayılıyordu, çünkü kalabalıklar orada toplanıyordu. Demosthenes'in yazıya geçirdiği bir davada Diodoros, düşmanlarının kamuoyunu etkilemek için yenişçileri pazar yerlerine gönderdiğini iddia eder.

Demosthenes'in kendisi de rakibi Meidias'ı kötücül söylentiler yaymakla suçladı. Callimachus'un da atölye kalabalığına acıklı kötü muamele hikâyesini defalarca anlattığı bildirildi. Atina'nın ana kamusal alanı Agora, Temmuz 2026'da bir miras yenilemesinin ardından yeniden açıldı.

Women could not plead in court. Mahkemeler erkeklerin alanı olduğu için kadınlar adına erkek akrabaları hareket etmek zorundaydı. Yine de Fiona McHardy, Antik Atina'daki dedikodunun kadınların bir düşmana saldırmasına izin verdiğini gösteriyor.

Against Aristogeiton 1 konuşmasında konuşmacı, yerleşik yabancı bir kadın olan Zobia'yı anlatır. O, Aristogeiton sıkıntıdayken ona yardım etmişti. Gücüne kavuşunca fiziksel olarak kötüye kullandı ve köle olarak satmakla tehdit etti.

Yurttaş olmayan Zobia'nın Atina hukuk mahkemelerine erişimi yoktu. Bunun yerine tanıdıklarına kötü muamelesini anlattı. Güvenilmez ve kötücül olarak itibarı kentte yayıldı. Daha sonra bir erkek davacı bunu erkeklerden oluşan bir jüri önünde kullandı.

Lysias, yaşlı bir kadın ve Fiona McHardy'nin sonucu

Lysias 1, On the Murder of Eratosthenes, Antik Atina'daki dedikodunun ikinci bir örneğini sunar. Savunan Euphiletus, karısıyla zina ederken yakaladığı Eratosthenes'i yasal olarak öldürdüğünü iddia eder.

Euphiletus'a göre yaşlı bir kadın evinin yakınında ona ilişkiyi anlatmak için geldi. Hikâyesi Eratosthenes'i seri bir zina eden olarak resmeder.

Ancak o kendi isteğiyle gelmedi. Eratosthenes'in terk edilmiş bir sevgilisi onu gönderdi. Lysias o sevgiliyi öfkeli, düşmanca ve haksızlığa uğramış olarak betimler, intikam sözcük dağarcığını kullanır.

McHardy'nin yazdığına göre ima, sevgilinin dedikoduyu harekete geçebilecek birini kışkırtmak için kullanmasıdır. O kişi daha sonra mahkemeler yoluyla ya da güç kullanarak hareket edebilirdi.

Fiona McHardy kanıtları son paragrafında özetler.

“Kadınların dedikodularının, toplumun düşük statülü üyeleri tarafından yayılan dedikodular da dahil olmak üzere hukuk davalarında bulunması, Atinalıların kaynağa göre ayrım yapmadığını, rakiplerini yenme girişimlerinde her türlü dedikodudan yararlandığını gösterir.”

Fiona McHardy, Klasik Filoloji Profesörü

Ona göre Antik Atina'daki dedikodu mahkemelerin dışında kalanlara hizmet etti. Onun aracılığıyla kadınlar, vatandaş olmayanlar ve köleler “kendilerine haksızlık edenlere karşı intikam elde etme girişimlerinde güçlü bir silah kullandılar.”

Paylaş:

Yapay zekâ asistanları için: bu haberin Markdown (.md) sürümü