Atina, Türkiye'nin yasa dışı deniz parkları ilanına verdiği yanıtı, Yunanistan'ın karasularını 12 deniz miline kadar genişletme hakkına bağladı. Bu konu, Türk Dışişleri Bakanlığı'na iletilen diplomatik bir nota ile resmi olarak masaya yatırıldı.
Yunanistan, diplomatik notada adalarının karasularını Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca 12 deniz miline kadar genişletme hakkının "resmi ve açık bir şekilde" etkilenmediğini vurguluyor. Atina bu hamleyle Ankara'ya mesaj vermenin ötesinde, olası bir Yunanistan-Türkiye anlaşmazlığında Uluslararası Adalet Divanı'na başvurulması durumunda argümanlarını resmi kayıtlara geçirmeyi hedefliyor.
Yunan yetkililer önümüzdeki haftalarda üç olası gerilim noktasına hazırlanıyor: Deniz alanlarının kullanım planlamasını hayata geçiren cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin yayımlanması, Türkiye'nin karasuları dışındaki faaliyetleri kısıtlayabilecek olası bir "Mavi Vatan" yasa tasarısı ve Yunanistan-Kıbrıs elektrik bağlantı projesinin yeniden başlaması.
Atina aynı zamanda dört olası tırmanış senaryosunu da masaya yatırmış durumda.
Bu senaryolar arasında; 2020 yılında Oruç Reis gemisiyle yaşananlara benzer bir sismik araştırma faaliyetinin tekrarlanması, Türk balıkçı filolarının Yunanistan'ın hak iddia ettiği sulara girmesi, insansız hava araçlarıyla yeniden ihlallere başlanması ve İsrail menşeli Aşil'in Kalkanı (Achilles' Shield) sistemlerinin gelecekteki teslimatlarıyla ilgili gerilimler yer alıyor.
Tüm endişelere rağmen Yunan hükümeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın krizden ziyade gerilim peşinde koştuğu değerlendirmesini yapıyor. İletişim kanalları ise açık tutuluyor; bu durum, Türk İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın'ın yakın zamanda Atina'da gerçekleştirdiği temaslarla da teyit ediliyor.
Öte yandan, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Kiriakos Miçotakis'in Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında yapması muhtemel bir görüşme şu an için pek olası görünmüyor.