Merhaba, Eva ile New York Keşfi'nin yeni bir haftasonuna hoş geldiniz!
Umarım hepiniz yaz başlangıcını iyi geçiriyor, güneşin tadını çıkarıyor ve önümüzdeki ayları heyecanla bekliyorsunuzdur.
Knicks kutlamalarından Yunanlarla dolu Yankee Stadyumu'na, Mythos ve Myka gibi yeni açılan dondurma mekânlarından Roslyn'deki Yunan eczanesine ve pek çok şarap yemeği ile restoran açılışına kadar bu yaz şimdiden heyecan verici maceralarla dolu oldu.
Bu haftanın odağında ise Manhattan'ın South Street Seaport bölgesinde keşfettiğim yeni bir Yunan restoranı var: Lithos Mediterranean Cuisine.
Restoran, Dimitrios ve Argyrios Cane (Canellopoulos) kardeşlerin de aralarında bulunduğu üç ortak tarafından işletiliyor. Kapılarını bu yıl 31 Mart'ta açtı.
Lithos Mediterranean Cuisine'nin barı (Fotoğraf: Evelyn Karatzas)
İçeri adım attığınızda, kendinizi New York'tan alıp bir Yunan adasına ışınlanmış gibi hissediyorsunuz. Kıyı esintili dekorasyon, sıcak aydınlatma ve büyüleyici atmosfer, kapalı-açık oturma seçenekleriyle sizi Yunanistan'daki bir sahil tavernasında oturuyormuş gibi hissettiriyor. Restoranın dört bir yanına serpiştirilmiş zeytin ağaçları ise Cane kardeşlerin memleketi Kalamata'ya bir selam duruyor.

Zeytin ağaçları, restoranın dekorasyonuna belirgin bir Yunan havası katmış (Fotoğraf: Evelyn Karatzas)
Dimitrios Cane ile konuştuğumuzda, restoranın geleneksel Yunan yemeklerini modern bir ortamda birleştirdiğini belirtti. "Bu bölgeyi seçmemizin sebebi, burada başka bir Yunan restoranının olmaması. Buranın ilk modern Yunan restoranıyız. Geleneksel bir dokunuşla harika yemekler ve muhteşem bir atmosfer sunuyoruz" dedi. Cane, "Midtown veya Uptown'a giderseniz binlerce Yunan restoranı bulursunuz ama burada farklı, benzersiz ve özgün bir şey var" diye ekledi.

Lithos Mediterranean Cuisine'den horiatiki salatası ve kalamar (Fotoğraf: Evelyn Karatzas)
Lithos, "Yunan mutfağı ve Yunan ambiyansı" sunma hedefiyle, hem karadan hem denizden geleneksel lezzetlerin geniş bir seçkisini içeren bir menü hazırlamış. Menünün öne çıkanları arasında Akdeniz usulü crudo (çiğ balık), istiridye, Yunan usulü ceviche ve ton balığı tartar gibi çiğ bar seçenekleri; saganaki, spanakopita, garides saganaki, ızgara ahtapot, calamarakia, loukaniko ve midia achnista (buharda midye) gibi mezeler ve çeşitli taze Yunan salataları yer alıyor.

Lithos Mediterranean Cuisine'nin girişi (Fotoğraf: Evelyn Karatzas)
Ana yemek seçeneğinde ise lavraki, kral karides, paidakia, kotopoulo souvlaki, deniz ürünlü orzo, ribeye ve Lithos Burger gibi klasik yemekler bulunuyor.
Dikkatimi çeken bir başka detay ise restoranın kişi başı 29 dolarlık öğle yemeği prix fixe menüsü oldu. Bu menüde bir başlangıç, bir ana yemek ve bir tatlı seçeneği sunuluyor. Şehirde dolaşırken harika bir fırsat!
Lithos'un etkileyici kokteyl menüsünde ise Lithos Pineapple Tini, Aegean Breeze, Paros Paradise, Santorini Sunrise, Mediterranean Spritz, Mykonos Old Fashioned ve Athenian Garden olmak üzere yedi imza içecek yer alıyor. Bunlara ek olarak çeşitli Yunan şarapları ve biraları da mevcut.

Lithos Mediterranean Cuisine'nin iç mekân oturma alanı (Fotoğraf: Evelyn Karatzas)
Lithos Pineapple Tini'yi deneme şansım oldu; içinde blanco tekila, ananas suyu, agave, limon suyu, acı acılık veren acı acı bitters ve tuzlu-sivri bir kenar bulunan Tajin vardı. Yaz için mükemmel, nefis ve ferahlatıcı bir içecekti. Ayrıca bir porsiyon horiatiki salata ve kızarmış kalamar da tattım. Porsiyonlar oldukça cömert, lezzetler ise çok taze.
15 yaşından beri konaklama sektöründe çalışan Cane, bu işte en sevdiği şeyi şöyle anlattı: "Her gün aynı değil; her zaman farklı bir şey oluyor. Her gün farklı insanlarla tanışıyorsunuz ve bu asla sıkıcı olmuyor. Her zaman heyecan verici bir şey var."