Kudüs, 20 Temmuz 2026 – İsrail, 1974'teki Türk işgali ve adanın kuzey üçte birinin işgalinin 52. yıldönümünde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne olan sarsılmaz desteğini yineleyen net bir açıklama yayımladı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, İsrail Kıbrıs'la dayanışma içinde olduğunu belirtirken, Türkiye'nin adadaki askeri varlığı ve Ankara'nın eylemleri sert bir dille eleştirildi.
Açıklamada, "İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne olan sarsılmaz desteğini yineler ve 1974 Türk işgalinin yıldönümünde Kıbrıs'la dayanışma içinde olduğunu ifade eder" denildi.
Açıklamanın devamında, "Adanın kuzeyindeki devam eden Türk askeri varlığı ve Ankara'nın tek taraflı eylemlerle statükoyu değiştirme yönündeki ısrarlı girişimleri kabul edilemez" ifadelerine yer verildi.
Doğu Akdeniz'de stratejik bir ortak ve komşu olan İsrail, çatışmaya "adil, uygulanabilir ve kalıcı bir çözüm" bulunması için müzakerelerin yeniden başlatılması çağrısında bulundu.
İkili İlişkiler Derinleşiyor
İsrail ve Kıbrıs, son yıllarda başta enerji, savunma, turizm ve teknoloji alanlarında olmak üzere ilişkilerini önemli ölçüde güçlendirdi. İki ülke, Yunanistan'la birlikte, bölgesel istikrarı artırmak ve ortak zorluklarla mücadele etmek amacıyla "Doğu Akdeniz İttifakı" olarak adlandırılan stratejik bir ortaklık kurdu.
Açıklama, bölünmüş adayı yeniden birleştirmeye yönelik uzun süredir devam eden BM öncülüğündeki çabaların defalarca tıkandığı bir dönemde geldi. Türkiye, yalnızca Ankara tarafından tanınan kendi kendini ilan etmiş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yaklaşık 35.000 asker bulunduruyor.
Daha Geniş Bağlam
1974 işgali, Kıbrıs'ta Yunanistan destekli bir darbenin ardından gerçekleşti. Türk kuvvetleri adanın yüzde 36'sını ele geçirerek bugüne kadar süren fiili bir bölünmeye yol açtı. On binlerce Kıbrıslı Rum yerinden edildi ve bu çatışma Avrupa'nın en uzun süreli donmuş anlaşmazlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Kıbrıs'ın 2004'ten bu yana üyesi olduğu Avrupa Birliği, işgali defalarca kınarken, eleştirmenler Türkiye'yi baskı altına alacak somut önlemlerin sınırlı kaldığını savunuyor. Özellikle sosyal medyada ve muhafazakar yorumcular arasında bazı sesler, AB'nin algılanan eylemsizliğini kurumsal zayıflığın kanıtı olarak öne çıkarıyor.
İsrail'in bu kamuoyu desteği, bölgede güvenilir bir güvenlik ortağı olarak artan rolünü ve toprak bütünlüğüne ilişkin uluslararası normlara bağlılığını vurguluyor.