Bugün, Çarşamba günü, Emekli Dayanışma Katkısı (EAS)'nın hesaplanma biçimini belirleyecek kritik bir toplantı yapılıyor. Yunanistan Sayıştayı'nın (Ελεγκτικό Συνέδριο) Genel Kurulu toplanacak. Toplantının sonucunda bu tedbirin uygulanmasında değişiklik tartışmasının da başlayabileceği belirtiliyor.
Genel Kurul, mevcut hesaplama yönteminin anayasal ilkeleri ihlal ettiğine karar verirse katkının daha orantılı bir temele göre yeniden ayarlanması gerekebilir.
Hükümetin mahkemenin kararını beklerken bu katkının hesaplama dilimlerinde değişiklik yapmayı görüştüğü bildiriliyor. Ancak bu değişiklikler 2027'den itibaren uygulanacak. Bu durum, her emeklinin eline geçen tutardan yapılan kesintide azalma anlamına gelecek. Emekliler lehine çıkabilecek olumlu bir karar ise geriye dönük ödeme taleplerinde yeni bir tur açacak.
Dava, Devlete bağlı bir emeklinin açtığı davayla başladı. Bu emekli, yürürlükteki katkı uygulamasının yasallığına itiraz ediyor ve maaşından kesilen tutarların iadesini talep ediyor.
Uyuşmazlığın özü, katkının kendisinin var olup olmaması değil. Bu katkının 2019 sonrası yıllar için büyük ölçüde anayasal bulunduğu zaten kabul edilmiş durumda. Asıl tartışma, katkının nasıl hesaplandığı üzerine. Burada temel soru şu: Emekli maaşının tamamına tek bir oran uygulanması mı yoksa bu olayda 1.400 avro olarak belirlenen temel tutar hariç tutularak dilimler halinde uygulanması mı gerekiyordu? Mevcut yöntemin eşitlik ve orantılılık ilkeleriyle bağdaşıp bağdaşmadığı sorgulanıyor.
Mevcut düzene göre emekli maaşı bu sınırı aştığı anda katkı, yalnızca aşan kısım üzerinden değil, toplam tutar üzerinden hesaplanıyor. Bu da çok sayıda emekli için orantısız bir yük anlamına geliyor. Hukuk çevrelerine göre bu mekanizmanın sorgulanması, emekli gelirlerinin değerlendirilme biçiminde olası bir yeniden düzenlemenin önünü açıyor. Böyle bir değişikliğin hem emeklilerin net gelirini hem de kamu gelirlerini doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor.
Ne tür zamlar ortaya çıkabilir?
Genel Kurul, mevcut hesaplama yönteminin anayasal ilkeleri ihlal ettiğine karar verirse katkının daha orantılı bir temele göre ayarlanması yükümlülüğü doğabilir. Bu durum gelecekteki kesintileri sınırlayabilir ve geri ödeme tutarlarıyla ilgili tartışmayı yeniden başlatabilir.
Hukukçular, kararın özel sektörü de kapsayacağını ve pratikte yaklaşık 440 bin emekliyi etkileyeceğini değerlendiriyor.
Hesaplama yönteminin değişmesi ve özellikle 1.400 avroya kadar olan emekli maaşlarının katkıdan muaf tutulması durumunda dolaylı zamların, 1.450 ila 1.650 avro arasındaki orta düzey emekli maaşları için yaklaşık 30 avro olacağı tahmin ediliyor. Daha yüksek maaşlarda ise artışın 100 avroyu aşacağı öngörülüyor.
Çalışma Bakanlığı, EAS'nin dilimlerinde değişiklik yapmak için senaryolar hazırladı. Ancak bu senaryolar uygulanmadan rafa kaldırıldı. Bunun yerine daha ucuz bir çözüm olarak EAS'nin her yıl enflasyona göre endekslenmesi tercih edildi. Böylece emeklilerin zamları kaybolmayacak, ama aynı anda kesintiler de azalmayacak.
Katkının hesaplanma biçimindeki herhangi bir değişiklik bütçeyi de etkileyecek. Çünkü bu katkı, Kuşaklar Arası Dayanışma Sigorta Fonu (AKAGE) için önemli bir gelir kaynağı. Yani sistemin gelecekteki ihtiyaçları için bir sigorta "kumbarası" niteliğinde. 2026 devlet bütçesinde EAS'den ana emekli maaşlarında 721 milyon avro, ek emekli maaşlarında ise 167 milyon avro olmak üzere toplam 888 milyon avro gelir öngörülüyor. Bu "kumbaradaki" toplam birikimin 2026 sonunda 23 milyar avroyu aşması bekleniyor.