Yunanistan, hava savunma sistemini güçlendirmek için 10 yıla yayılan 36 milyar dolarlık dev bir harcama paketini onayladı. 'Aşil Kalkanı' adı verilen bu sistem, İsrail'in Demir Kubbe'sine benzer bir yapıya sahip. Paket, Lockheed Martin ekipmanlarını da içeriyor ancak uzmanlar, bu harcamanın şirketin hisse senedi üzerinde kısa vadede büyük bir etki yaratmasını beklemiyor.
Lockheed Martin, Yunanistan'la 75 yıllık bir tedarikçi geçmişine sahip. F-16 ve F-35 gibi ünlü savaş uçakları bu ilişkinin bir parçası. Yunanistan'ın planı, 38 adet F-16'nın yükseltilmesini ve 20 yeni F-35'in satın alınmasını içeriyor. Ancak Lockheed Martin'in piyasa değeri 146,41 milyar dolar olduğu için 36 milyar dolarlık 10 yıllık bir sözleşme, kısa vadede oyun değiştirici olarak görülmüyor.
Yunanistan'ın bu adımı, özellikle komşusu Türkiye ile gergin ilişkiler bağlamında değerlendiriliyor. Bazı kaynaklar, iki ülke arasındaki ilişkiyi 'komşuluk dışı' ve gergin olarak tanımlıyor. Yunanistan, olası bir çatışmaya karşı hazırlıklı olmak istiyor.
Harcama paketinin tamamı Lockheed Martin'e gitmeyecek. En az 3,5 milyar dolar, iki İsrail şirketine yönlendirilecek. Lockheed Martin geçen yıl rekor sayıda F-35 teslim etti ve birikmiş siparişlerini tamamladı. Bu nedenle şirketin, yeni F-35'leri Yunanistan'a müşteri ve hissedar memnuniyetini sağlayacak bir hızda teslim edebileceği belirtiliyor.
Analistlere göre, Aşil Kalkanı harcaması tek başına Lockheed hissesi almak için bir neden değil. Ancak küresel savunma bütçelerinin arttığı bir dönemde, bu tür harcamalar savunma hisseleri için bir katalizör oluşturuyor. Uzun vadeli yatırımcılar için Lockheed'in yapay zeka gibi teknolojilerden kolayca etkilenmeyecek 'sabit varlık, düşük eskime' (HALO) ticaretinin bir parçası olması da cazip bir özellik.
Sanayi sektörü kazançlarının bu yıl %11,6 büyümesi bekleniyor ve sektördeki grupların yarısından fazlasının çift haneli büyüme oranlarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Bu eğilimlerin Lockheed'e de fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.