Recep Tayyip Erdoğan, Newsweek’e verdiği röportajda uluslararası ortamın radikal bir değişim geçirdiği görüşünü paylaştı. Röportajda NATO, Rusya, ABD, İran ile Ankara’nın ilişkilerinin yanı sıra Yunanistan ve İsrail arasındaki savunma anlaşmasına da değindi.
Türk Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin Batı ile Doğu arasında seçim yapmaya zorlanmaması gerektiğini savundu. Ankara’nın NATO’daki konumunu sürdürürken Çin gibi ülkelerle ve Batı dışı çerçevedeki örgütlerle ilişkilerini güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.
“Türkiye’ye ‘Batı ya da Doğu’ arasında bir seçim dayatılmasının doğru olduğuna inanmıyoruz” dedi.
Yunanistan-İsrail savunma anlaşması
Aynı zamanda Erdoğan, ülkenin ulusal güvenliğini, haklarını ve çıkarlarını tehlikeye atabilecek eylemleri yakından izlediklerini vurguladı ve Yunanistan-İsrail savunma anlaşmasına ilişkin yorum yaptı.
“Yunanistan’ın ya da başka bir ülkenin üçüncü ülkelerle geliştirdiği ilişkiler kendi tercihleri meselesidir. Türkiye her ikili ilişkiyi kendisine yönelmiş bir tehdit olarak görmez” dedi. Erdoğan, Ankara’nın ulusal güvenliği, meşru hakları ve çıkarlarını tehlikeye atabilecek eylemleri yakından izlediğini de ekledi.
Doğu Akdeniz’in tamamına değinen Cumhurbaşkanı, bölgedeki güvenliğin gerilimi azaltan ve iş birliğini güçlendiren bir yaklaşıma dayanması gerektiğini savundu.
İsrail’e ilişkin olarak Erdoğan, iki ülke arasında çatışmanın kaçınılmaz olduğu görüşünü reddetti. İsrail’in Türkiye’yi İran’dan sonra bir sonraki potansiyel tehdit olarak gösteren bakış açısına tepki gösterdi ve Ankara’nın güvenliğini etkileyen eylemleri yakından izleyeceğini belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşının yayılma riski
Erdoğan, Türkiye’nin hem Batı ile hem de kendisiyle karşı karşıya olan ülkelerle açık iletişim kanallarını sürdürme kabiliyetini savundu. “Amerika Birleşik Devletleri NATO’da müttefikimizdir. İran komşumuzdur” dedi ve Ankara’nın temaslarını krizleri yatıştırmak için kullanmaya çalıştığını kaydetti.
Ukrayna’daki savafla ilgili olarak Erdoğan, Türkiye’nin NATO üyesi olmasının Vladimir Putin ile doğrudan iletişim sürdürmesiyle çelişmediğini vurguladı. “Arabuluculuk yapmak için çatışmanın her iki tarafıyla da konuşabilmek gerekir” dedi.
“Rusya-Ukrayna savaşının daha geniş bir bölgeye yayılma riskini göz ardı etmiyoruz” diye ekledi. Avrupa’da sabotaj ve hibrit faaliyetlerin artmasının mevcut güvenlik ortamının kırılganlığını artırdığını belirtti.
Suudi Arabistan ve Pakistan ile yeni savunma pakti
Türk Cumhurbaşkanı, Suudi Arabistan ve Pakistan ile Türkiye’nin yeni savunma anlaşmasına da değindi ve bunun herhangi bir ülkeye karşı bir ittifak olmadığını savundu.
Erdoğan’a göre anlaşma, üç devletten birine yönelik silahlı saldırının hepsine karşı saldırı olarak kabul edilmesini öngörüyor. Destek kapsamında istihbarat paylaşımı, lojistik yardım ve mühimmat yer alabiliyor. Ciddi bir tehdit durumunda “daha ileri askeri destek” de değerlendirilebileceğini söyledi.
Dünyanın ağırlık merkezi kayıyor
Recep Tayyip Erdoğan, küresel güç merkezinin kaydığı ve yeni nüfuz merkezlerinin ortaya çıktığı görüşünü yineledi.
“Dünyanın ağırlık merkezi kayıyor” dedi ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yeni güç dengesini daha iyi yansıtması için reforme edilmesi çağrısında bulundu. Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında bulunmasının bir sorun değil bir avantaj olduğunu vurguladı.
“Türkiye, kendi iradesine göre hareket eden, bölgesinde istikrarı güçlendiren, küresel işlerde söz sahibi olan ve sorumluluk üstlenen güçlü bir ülke olarak yoluna devam edecektir” dedi.