Yunanistan, Avrupa Birliği'nin Rusya'ya yönelik 21. yaptırım paketini, LNG taşımacılığı yasağının Yunan ekonomisine ve Dynagas şirketine zarar vereceği gerekçesiyle bloke ediyor. AB Komisyonu ekonomik analiz hazırlarken, diplomatik çevrelerde üç çözüm yolu tartışılıyor: vetoyu düşürene kadar direnmek, yasağı ertelemek veya muafiyet tanımak. Ukrayna ise olası bir tavize karşı uyarıda bulunuyor.
Medyada yer alan haberlere göre Yunanistan, Rusya'ya karşı uygulanması planlanan 21. yaptırım paketinin kabul edilmesinin ana karşıtı haline geldi. Yunanistan'ın bu tutumu, 'neredeyse Macaristan gibi' ifadeleriyle tanımlandı. AB'nin karar alma sürecinin yavaşlığı ve 27 üye arasında mutabakat sağlamanın zorluğu, bu tür engellerin sıkça yaşanmasına neden oluyor.
Ukrayna kamu yayıncısı Suspilne'nin 20 Temmuz'da Avrupa Komisyonu kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Atina yönetimi, AB şirketlerinin Rus LNG'sini üçüncü ülkelere aktarmasının yasaklanmasının Yunan ekonomisine zarar vereceğini, Moskova'nın maliyesi üzerinde ise sınırlı etkisi olacağını savunuyor. Avrupa Komisyonu ise bu görüşe katılmıyor ve önerilen önlemlerin ayrıntılı bir analizini hazırlıyor.
Yeni kaynaklara göre, Yunanistan'ın itirazının odağında, 2027'de tam yürürlüğe girmesi planlanan LNG yasağının taşımacılık boyutu yer alıyor. Atina, yasal metnin revize edilerek Rus LNG'sinin kesinti tarihinden sonra da taşınmasına izin verilmesini istiyor. Bu düzenlemeden en çok, Yunan milyarder George Prokopiou'ya ait ve dondurucu sıcaklıklarda taşımacılık yapan Dynagas şirketinin faydalanması bekleniyor. Dynagas ve bağlı kuruluşu, Rusya'nın en büyük gaz tesisi Yamal LNG'ye 11 gemi (7'si Arktik buz kırıcı) kiraladı. Yunan hükümeti ve Dynagas, yasağın Avrupa denizcilik hizmetleri sektörüne zarar vereceğini, istihdamı yok edeceğini ve rakipleri güçlendireceğini savunuyor.
Kaynaklara göre olası seçenekler arasında Yunanistan'a muafiyet tanınması veya LNG yeniden ihracı hükmünün kısıtlama listesinden çıkarılması yer alıyor. Diplomatik çevrelerde üç çözüm yolu tartışılıyor: Atina vetosunu düşürene kadar direnmek, taşıma yasağının yürürlüğe girişini kısaca ertelemek (ithalat yasağı dokunulmadan) veya Yunanistan'a kalıcı bir muafiyet tanımak. Ancak muafiyet verilmesi, Rus LNG ihracatının tamamen kapatılamaması gibi bir emsal oluşturma riski taşıyor. Ayrıca yaptırımlar uygulanırsa Yunan armatörlerin gemilerini satarak zararlarını azaltması veya karanlık filo yapıları oluşturarak gerçek sahipliği gizlemesi endişesi de bulunuyor. AB Komisyonu, Yunan argümanlarını çürütmek için Rusya'nın savaş ekonomisine LNG taşımacılığı yasağının aslında zarar vereceğini gösteren bir ekonomik analiz dağıtmaya hazırlanıyor. Ayrıca 21. paketin daha önce bazı maddelerinin çıkarıldığı belirtiliyor: balık alımı yasağı kaldırıldı ve Rus askeri personelinin AB ülkelerine girişini engelleme mekanizması revize edildi. AB yetkililerinin paketi 22 Temmuz'da tekrar görüşmesi planlanırken, Reuters'ın haberine göre görüşmeler 23 Temmuz'a ertelendi ve Rus petrolüne tavan fiyat 44,10 dolar olarak korundu.
Yunanistan, önerilen kısıtlamaların AB rekabet gücünü zayıflatabileceği ve pazar payını AB dışı rakiplere kaptırabileceği uyarısında bulundu. Yunan bir yetkili Reuters'a yaptığı açıklamada, "Avrupa, kendi yaptırım politikasının istenmeyen bir sonucu olarak tüm ekonomik faaliyet sektörlerini veya pazar payını AB dışı oyunculara teslim etmemeli. Yaptırımlar Rusya'nın ekonomik kapasitesini aşındırmalı - Avrupa'nın pahasına başkaları için stratejik kazançlar yaratmamalı" dedi. Bir AB diplomatı Suspilne'ye yaptığı açıklamada Yunanistan'ın şu anda 'neredeyse Macaristan gibi yalnız göründüğünü' ve Atina'nın sonunda 'bir uzlaşma bulması gerekeceğini' söyledi. Financial Times'ın 19 Temmuz tarihli haberine göre Fransa, İtalya, Almanya, Avusturya ve Portekiz gibi birçok AB ülkesi de yeni kısıtlamaların yerel işletmelere vereceği zarar nedeniyle yumuşatılmasını talep etmişti. Politico ise 3 Temmuz'da İtalya'nın Vatikan baskısıyla Rus Ortodoks Patriği Kirill'e yaptırım uygulanması planına itiraz ettiğini bildirmişti. Ukrayna Devlet Başkanı'nın yaptırım politikası danışmanı Vladyslav Vlasiuk, 'Bazen kâr peşinde koşarken insanlar Ukrayna halkının her gün ödediği bedeli unutuyor' diyerek olası bir taviz konusunda uyarıda bulundu.