Antik çağlardan günümüze Yunanlar, dünyanın en güzel kadını olarak kabul edilen Truvalı Helen efsanesine kimin sahip çıkacağı konusunda her zaman kavgaya hazır olmuştur.
Christopher Nolan'ın yönettiği 'Odysseia'nın yeni versiyonunun gösterime girmesi, destanın yazarı Homeros'un memleketi Yunanistan'da tartışmalı görüşlere yol açtı. Çocukların Homeros'un eserleriyle 7. sınıfta tanıştırıldığı bir ülkede, destanın son yorumuyla ilgili tartışmalar kızışmış durumda. Nolan'ın Homeros'un hikayesine ne kadar sadık kaldığı, oyuncular arasında neden hiçbir Yunan'ın bulunmadığı ve Helen'in neden siyahi bir oyuncu tarafından canlandırıldığı, Yunanların kafasını meşgul eden sorulardan bazıları.
Hollywood yapımı, Matt Damon'ın canlandırdığı Kral Odysseus'un Truva Savaşı'ndan dönüş yolculuğunu ve karısı Penelope'ye kavuşma mücadelesini konu alıyor. Filmin bir kısmı Yunanistan'da çekildi ve ülkenin en efsanevi manzaralarına yer verildi. Film, Yunanlara kültürel mirasları ve doğal zenginlikleri için uluslararası bir tanınırlık kazandırırken, ünlü destanın 3.000 yıl sonra hâlâ geçerliliğini koruduğuyla bir kez daha övünmelerini sağladı. Yunanistan, 'Odysseia'nın çekimleri için 6,5 milyon euro ayırırken, filmin toplam bütçesi 250 milyon euroya ulaştı.
İlk skandal, Truvalı Helen rolü için oyuncu seçimiyle patlak verdi. Amerikalı iş insanı Elon Musk, Nolan'ın Homeros'a saygısızlık ettiğini ve Oscar kazanmak için sosyo-politik bilinç (woke) anlayışına boyun eğdiğini söylemekten çekinmedi. Musk, Nolan'a 'solucan' dedi.
Yunan medyası da oyuncu seçimini geniş çapta tartıştı. Eleştirmenler, tarihçiler ve yönetmenler bu seçimi hem savundu hem de kabul edilemez bularak reddetti. Seçimi destekleyenler, Yunan destanlarının Batı medeniyetinin bir parçası olduğunu ve bu nedenle herkese ait olduğunu belirtiyor. Özellikle mitler söz konusu olduğunda yaratıcı özgürlüğe izin verilmesi gerektiğini savunuyorlar. Karşı çıkanlar ise Homeros'un tasvirlerinin okuyucunun hayal gücüne çok şey bıraktığını (güzel bir elbise, güzel saçlar ve yüz) ancak açıkça belirtilen tek şeyin Helen'in beyaz ellere sahip olduğunu vurguluyor. Yunanistan'ın küçük, aşırı Ortodoks muhalefet partisi 'Niki', oyuncu seçimine ve devlet sübvansiyonlarına karşı çıktı. Parti, Yunan vergi mükelleflerinden, Yunan tarihi ve kültürel mirası üzerinde sosyo-politik bilinç ideolojisinin dayatılması için para istenildiğini belirtti. Parti lideri yaptığı açıklamada, Yunanistan'ın sözde vatansever hükümetinin sosyo-politik bilincin her türlü ifadesini desteklemeye devam ettiğini ve Yunan ulusal kimliğini öne çıkaran her türlü girişimi susturmaya çalıştığını söyledi.
Bu arada Yunan Kültür Bakanı Lina Mendoni, Lifo dergisine yaptığı açıklamada, devletin bir sanat eserinin yazarının bir miti nasıl yorumlaması gerektiğini belirlemekle yükümlü olmadığını söyledi. Mendoni, devletin Nolan'ın çalışmasını sansürlemesi gerektiğine gerçekten inanan olup olmadığını sorguladı. Yunan Sağlık Bakanı Adonis Georgiadis ise hükümetin filme fon sağlama kararına karşı olmadığını ancak Nolan'ın seçimini anlamakta zorlandığını söyledi. Bakan yerel televizyona yaptığı açıklamada, Nolan'ın çok ileri gittiğini ve Oscar kazanmasının pek mümkün olmadığını ifade etti.
Bazıları, oyuncular arasında hiçbir Yunan bulunmadığı için Yunanların tamamen dışlandığını düşünüyor.
Karışık eleştirilere rağmen Nolan'ın filminin hem dünya çapında hem de Yunanistan'da gişe rekorları kırması bekleniyor. 16 Temmuz'da gösterime giren film hızla tükendi ve kitapçılar destanın kopyalarına olan talebin arttığını bildiriyor.