Son yirmi yılda dini ve hac turizminin büyümesi, hem Yunan Ortodoks Kilisesi hem de devlet tarafından stratejik bir tercih olarak görüldü ve bu durum beraberinde bir dizi büyük sorunu getirdi. Bu sorunlardan biri, Yunanistan genelinde yüzlerce dükkân ve sergi alanında satılan dini eşyaların orijinalliğinin korunması. Bu ürünler manastırların içinde, kiliselerin yakınında veya giderek artan şekilde manastırlar, dini dernekler ("falanca manastırın dostları") ya da kardeşlikler adına faaliyet gösteren çevrimiçi mağazalar aracılığıyla satılıyor.
Bu ürünler arasında çoğunlukla dini ikonalar, küçük adak resimleri, tütsü, tütsü kapları, kandiller, her boyda haç, tespih (komboskini), parfüm ve benzeri eşyalar yer alıyor.
Aynaroz Dağı'ndaki manastır topluluğunda, özellikle Çin'den ve daha önce Romanya ile Arnavutluk'tan gelen ürünlerin kitlesel "istilasının" ardından bu olgunun boyutuna ilişkin endişeler artmaya başladı.